ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ      ETKİNLİKLER      GÜNCEL HABERLER   
 
Ana Sayfa > ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ

ATATÜRK VE BİLGELİK AYDEMİR CEYLAN'IN YAZISI
01 Ekim 2013
ATATÜRK BİLGE KİŞİ MİDİR EVET, PEKİ NEDEN?
Fontu Büyült Fontu Küçült 100%


ATATÜRK VE BİLGELİK
ATATÜRK BİLGE KİŞİ MİDİR EVET, PEKİ NEDEN?

29 Eylül 2013 günü Bergama’da yapılan Atatürkçü Düşünce Derneği eşgüdüm toplantısındaki konuşmamda özetle şu vurgulamayı yaptım:
“Mustafa Kemal, başında bulunduğu tüm savaşların, özellikle Çanakkale ve Dumlupınar meydan savaşlarının muzaffer komutanıdır. Mustafa Kemal ATATÜRK aynı zamanda, Osmanlının külleri üzerinde yepyeni bir devletin, Türkiye Cumhuriyetinin temellerini atan, yalnız ulusunun değil tüm dünyanın hayranlıkla izlediği inanılmaz devrimleri gerçekleştiren büyük bir önder ve devlet adamıdır. Gözleri, kulakları, beyni ve vicdanları mühürlü olanlar dışında herkes böyle bilir, böyle söyler. Ancak; bu niteliklerinin söz konusu edildiği yazı ve konuşmalarda O’nun bana göre çok daha önemli olan bir başka özelliğinden, bilge kişiliğinden yeterince söz edilmez. O nedenle; böylesine toplantılarda olasıdır ki ilk kez, Atatürk’ün tüm nitelikleri yanında, dahası BİLGE VE BİLGELİĞİN TÜM GEREKLERİNİ YERİNE GETİREN, SERGİLEYEN İNSAN olduğuna da dikkatlerinizi çekmek istiyorum.
Kendi dağarcığımdan bilgilerle, bir başlangıç olmak üzere bir yazı yazma gayreti içinde olacağım, dileğim; siz saygın ve seçkin arkadaşlarımın ve özellikle ADD Genel Merkezindeki bilim ve danışma kurullarımızın da bu konuda kapsamlı bir düşün – düşündürme ve toplumla paylaşma gayreti içinde olmalarıdır. Bunun, Atatürk’ü ve öğretilerini daha derinden kavrama ve özümsememize, topluma daha sağlıklı biçimde kilitlenmemize getireceği yararları saymaya gerek duymuyorum. Şöyle bir yararı da olacaktır:

Geçmişten günümüze bildiğiniz ve yaşadığınız gibi; Atatürk’ü ve devrimlerini giderek yozlaştırmak, anlamsız hale getirmek bir yana, gönüllerimizde yaşayan sevgisini, aziz hatırasını da küllemek, yok etmek isteyen kimi yönetenler, sözde aydınlar ve de kıskananlar hep oldu, olacaktır. Bunlara çanak tutan ya da kayıtsız, sessiz kalan kimilerin de vebali diğerlerinden farklı değildir! Kimi, günübirlik yaşayıp yaşamdan ayrıldı, kimi köşesine çekildi, çekilecek! “Hafızai beşer nisyan ile maluldür” deyişi onlar için de geçerli, unutulacaklar! Zira; yadsıdıkları, kayıtsız kaldıkları, için için kıskandıkları Atatürk gibi bilge bir kişiliğe sahip devlet adamı, aydın değildiler. Kaçının bırakınız insanlığa, ülkemizin, bizlerin geleceğimize ışık tutan, yol gösteren, çağdaş uygarlığa bilimi, sanatı, kültürü temel alarak barış içinde ulaşmamızı öğütleyen bilgece bir sözü var, kaçı NUTUK gibi bir başyapıtı ülkesine armağan etmiş, bilen varsa beri gelsin! Kaçı; Atatürk’ün 100. Doğum yıldönümü nedeniyle UNESCO Genel Kurulunda alınan karardan haberi vardır?”
Bunları söylemiştim Bergama ADD eşgüdüm toplantısında.

ÖYLEYSE
ATATÜRK VE BİLGELİK
ATATÜRK BİLGE KİŞİ MİDİR EVET, PEKİ NEDEN?
Evet, ATATÜRK yalnız bir muzaffer kumandan, bir büyük devlet adamı değil, aynı zamanda insanlığa ve içinde yaşadığı topluma önderlik etmiş bilge bir kişidir.
Neden bilgedir sorusunu, bilge kimdir sorusuyla yanıtlamaya çalışalım:
Zekâ, seziş kudreti, yaratıcılık gibi doğuştan gelen özellikleriyle, hep sorarak, sorularıyla varoluşun nedenlerini, erdemliliği gerçek bilginin kaynaklarını inerek araştıran, öğrenen, bunları aklı ve vicdanıyla yoğurarak özümseyen kişi bilge insandır desek çoğu kişinin itirazı olmayacaktır ancak; bu kısa açıklama bilge insanı tanımlamaya yeterli midir, elbette hayır. Olsa olsa aydın bir
kişide olması gereken kimi niteliklere değinmiş oluruz. Her toplumda olduğu gibi ülkemizde de bu nitelikte insanlarımız yeterince vardır ancak; bilge kişi ile aydın kişi arasındaki ince çizgiyi görmeden her aydını bilge kişi sanma yanlışlığına da düşmemek gerekir.
Eğer bilgiye, ahlaki değerlere dayalı birikimlerinizi, deneyimlerinizi, eğilip, bükülmeden, kendinizi öne çıkarmadan ve kimseyi ötekileştirmeden toplumun ve insanlığın yararına sunamıyor, dahası; karşılaşacağınız engellerde elinizi taşın altına koyup, bedel ödemeye hazır değilseniz, Bilge değil ama aydın kişi sıfatıyla yaşamak da niye yadırgansın ki! Üstelik; kimilerine kehanet gibi gelecek olsa da, yaşadığı dönemin çok ötesini görebilecek bilge kişilere yaraşır bir başka özellik de sıradayken…
Yukarıdaki anlatımlardan sonra, Atatürk’ün tüm nitelikleri yanında öncelikle neden BİLGE KİŞİ olduğunu yazmaya gerek var mı bilmem! Yine de Unesco’nun bir kararını ve değerli bilim adamı Prof. Dr Süleyman Bozdemir’in yazısını aşağıya ekleyip konuyu noktalayalım.

“UNESCO Genel Konferansı; Uluslararası anlayış işbirliği ve barış yolunda çalışmış üstün kişilerin gelecek kuşaklar için örnek olacakları inancıyla, Türkiye Cumhuriyeti’nin Kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün doğumunun 100. Yıldönümü’nde, 1981 yılında anılacağını hatırlatarak, UNESCO’nun ilgilendiği tüm alanlarda olağanüstü bir reformcu olduğunu göz önünde tutarak, özellikle sömürgecilik ve emperyalizme karşı en önce açılan savaşların ilk liderlerinden biri olduğunu kabul ederek, dünya ulusları arasında karşılıklı anlayışın, sürekli barışın kurulması için çalışmalarının olağanüstü bir örnek olduğunu ve tüm yaşamı boyunca insanlar arasında hiçbir renk, din ve ırk ayrımını gözetmeden, bir uyum ve işbirliği çağının doğacağına olan inancını anımsatarak, eylemlerini her zaman barış uluslar arası anlayış ve insan haklarına saygı yönünden yapmış olan Türkiye Cumhuriyeti’nin Kurucusu Atatürk’ün kişiliğini ve eserinin çeşitli yönl
erini ortaya çıkarmak üzere, 1980 yılında yapılacak sempozyum hazırlıkları için Türk Hükümeti ile UNESCO’nun işbirliği yapmasına karar verilmiştir.”



“Tarihteki pek çok büyük devlet adamlarına ve liderlere baktığımızda onların başarılarında önemli rol oynamış bir bilge-edebiyatçı yanlarının bulunduğunu görürüz. Atatürk de bunlardan biridir.
Gazi Mustafa Kemal'i çağdaşı olan diğer ünlü Osmanlı subaylarından farklı kılan ve onu sonunda Atatürk yapan tek özellik, gerçekten salt onlard
an daha başarılı bir komutan ve devlet adamı oluşumudur acaba? Yazar ve edebiyatçı Demirtaş Ceyhun “Edebiyatımı Geri İstiyorum” adlı deneme eserinde bunun böyle olmadığını usta bir yazar olarak ortaya koymaktadır.
Mustafa Kemal'in Çanakkale'deki, Sakarya'daki, Dumlupınar'daki tarihe mal olmuş üstün komutanlık başarılarının yanı sıra 19 Mayıs 1919'dan sonraki siyasal yaşamına ve gerçekleştirdiklerine bakılırsa, Atatürk'ün bilge kişiliğinin en az komutanlığı kadar, hatta daha da önemli olduğu açıkça görülür. Sivas ve Erzurum kongrelerinin ardından Ocak 1920'de zar zor toplanabilmiş ve iki ay sonra 16 Mart 1920'de İngilizlerce dağıtılmış Osmanlı Meclisi-Mebusan'ı otuz sekiz gün gibi kısa bir süre içinde kaçan milletvekilleri ile Ankara'da bu kez 'Büyük Millet Meclisi' gibi hiçbir özel anlamı bulunmayan, tanıyanı da olmayan bir adla yeniden açmasına, hele hele neredeyse tamamı şeriat ve hilafet yanlısı olan bu milletvekilleriyle savaşı kazanarak laik bir cumhuriyet kurmasına, sonra da başta Türkçe ile eğitim olmak üzere gerçekleştirdiği onca devrimlere bakıldığında Atatürk'ün bilge yönünün ne kadar üstün olduğunu yadsıyabilmek olanaksızdır.

Kısacası Mustafa Kemal'i, yaşıtı Osmanlı ünlü paşalarından ayıran temel özelliği, hiç kuşku yok ki, kendisini toplumumuzun yetiştirdiği gerçek anlamdaki birkaç aydından biri yapan bu bilge kimliği, kesinlikle onlarla kıyaslanmayacak kadar yüce bir düşünce adamı oluşudur.
Bilindiği gibi bütün tarih boyunca kişinin bilge ve edebi kimliği, yani insanlığın ideolojik evrimini sağlayan bilgi üretimi ve birikimi de, ö
ncelikle şiirle, türküyle, oyunla, söylenceyle, masalla, öyküyle, mizahla, kısacası edebiyatla oluşturulmuştur. Eski yunan düşüncesini oluşturan, Sokrates'ler, Platon'lar, Aristotales'ler hiç kuşku yok ki Homeros'un, Aisopos'un, Sophokles'in, Aristophanes'in, Pindaros'un şiirlerinin, oyunlarının, öykülerinin eserleridirler. Roma düşüncesinin temelinde Lucretius, Catullus, Vergilius, Horatius, Ovidius gibi büyük ozanlar yatmaktadır. Rönasans, Dante ile Boccaccio ile başlamıştır. Çağdaş Fransız düşüncesi Villon'ların, Ronsard'ların, Montaigne'lerin, Moliere'lerin, Corneille'lerin, Racine'lerin; çağdaş İngiliz düşüncesi de gene hiç kuşku yok ki Spencer'lerin, Bacon'ların John Lyly'lerin, Swift'lerin, Daniel Defoe'lerin, Shakespeare'lerin, Marlow'ların şiirleri, öyküleri, masalları, romanları, denemeleri, oyunları üzerine kurulmuştur.

Bu nedenle Mustafa Kemal de, kendini asker arkadaşlarından farklı kılan bu aydın bilge kişiliğini, daha ortaokul-lise sıralarındayken başlamış edebiyata olan ilgisinden, okumaya olan düşkünlüğünden kazansa gerek.
Nitekim kendisi de 10
Ocak 1922 günlü Vakit gazetesinde çıkan bir söyleşisinde “Merhum Ömer Naci, Bursa İdadisi'nden kovulmuş, bizim sınıfa gelmişti. Daha o zaman şairdi. Benden okuyacak kitap istedi. Bütün kitaplarımı gösterdim. Hiçbirini beğenmedi. Bir arkadaşımın kitaplarımdan hiçbirini beğenmemesi gücüme gitti. Şiir ve edebiyat diye bir şey olduğunu o zaman öğrenmiş oldum. İlgilenmeye başladım. Şiir bana cazip göründü fakat kitabet hocası diye yeni gelen bir zat, 'Bu tarzı iştigal seni askerlikten uzaklaştırır' diyerek beni şiirle uğraşmaktan men etti. Şiir yazmak hakkında idadi hocasının koyduğu yasağı unutmuyordum fakat güzel söylemek ve yazmak hevesi bende hep sürdü” diyerek daha manastır askeri idadisinde öğrenciyken şiir ve edebiyatla ilgilendiğini, şiir yazmasa bile edebiyata olan ilgisinin daha sonraki yıllarda da sürdüğünü belirtmektedir.
Sınıf arkadaşı Asım Gündüz'ün anılarında yazdığına göre de, Harbiye'de “Namık Kemal'in şiirlerini bir defterde toplamış” ve bu şiirlerin birçoğunu ezberlemiştir. Harp Akademisi öğrenciliği yıllarında da “Dünkü vilayetlerimiz olan Bulgaristan'ın, Yunanistan'ın, Sırpların milli şairleri, ülkelerinin hürriyeti için, birlik ve beraberlikleri için şiir yazarken nerde bizim şairlerimiz?” diye hayıflanırmış.
Salih Bozok'a Sofya'dan gönderdiği bir mektupta da bir Fransız şairinden şiirler çevirdiğini yazmaktadır. Yani, edebiyata olan ilgisi subaylığı sırasında da sürmüştür.

Agop Dilaçar da bir yazısında, “Fransızcayı çok iyi biliyordu. Fransız romanlarını, şiirlerini Fransızca olarak asıllarından okumuş. Asker arkadaşlarından birinin dul hanımı Madam Corinne'e yazdığı mektuplarda bu romanlardan söz etmiştir. Türk edebiyatını, divan döneminden yeni akımlara dek iyi bilir, hele Tevfik Fikret'i çok severdi” demektedir.
Melda Özverim'in “Mustafa Kemal ve Corinne Lütfü” adlı kitabında verilen bilgilere göre de, “İstanbul'da bulunduğu sürece Corinne'nin salonunda cumartesi günleri düzenlenen müzik ve şiir toplantılarına düzenli olarak katılmış” ve şiir okumayı yaşamı boyunca sürdürmüştür.
Ruşen Eşref Üna
ydın da 'odasındaki kitaplıkta' bulunan kitaplara bakıp “Mustafa Kemal Paşa'nın savaşın durgun dakikalarının boşluklarını bile edebiyatla doldurduğu kanısına vardığını” yazmaktadır. Nitekim Turgut Özakman'ın “Şu Çılgın Türkler” kitabını okuyanlar da Atatürk'ün, Kurtuluş Savaşının hazırlıklarının sürdüğü o yoğun günlerde dahi vakit bularak kitaplar okuduğunu, özellikle Reşat Nuri'nin “Çalı Kuşu” romanından çok etkilendiğini ve İsmet Paşa'ya da okuması için verdiğini göreceklerdir.

Atatürk'ün yaşamını kaleme alan farklı yazarların ortak hayranlıklarından biri, O'nun kitaplara olan dostluğudur. Çanakkale savaşının en şiddetli dönemlerinden birinde Mustafa Kemal'le görüşmek için cepheye giden gazeteci Ruşen Eşref Ünaydın, Atatürk'ün odasını şöyle tarif eder: “Yazıhanesi üzerinde bir Çerkez kamasının yanı başında Balzac'ın Colonel Chabert'i, Manpassant'ın Boule de Suif'i, Lavendan'ın Servir'i duruyordu…” Atatürk Fransız yazarların eserlerinin çoğunu aslından okudu…

Anıtkabir Derneği'nin yaptığı s
aptamalara göre Atatürk'ün okuduğu bilinen kitap sayısı 3997 'dir. Bu kitapların 1741'i Çankaya Köşkü'nde, 2151'i Anıtkabir'de, 102'si İstanbul Üniversitesi Kütüphanesinde, üçü Samsun Gazi İl Halk Kütüphanesinde bulunmaktadır. Dernek güzel bir çalışma yaparak, Atatürk'ün okuduğu kitaplarda altını çizdiği, yanına işaret koyduğu paragrafları ve Ata'nın kendi el yazısıyla düştüğü notları özenle birleştirerek “Atatürk'ün okuduğu kitaplar” başlığı altında 500 sayfalık 24 ciltlik bir seri halinde yayımladı.
Sami Özderdim'in özenle hazırladığı “Atatürk Devrimi Kronolojisi”ni okurken her insanın mutlaka başı dönüyor olmalıdır. Şam'dan Bingazi'ye, Çanakkale'den Afyonkarahisar'a savaşlarla, Kurtuluş Savaşıyla yoğrulmuş bir ömür… Saltanatın kaldırılmasından eğitimin birliğine, laiklikten harf devrimine kadar devrimlere adanmış bir yaşam boyunca en çok ne yaptı diye sorarsak, galiba kitap okudu demek gerekir.
Ne dersiniz; Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü böylesine büyük bir düşünür, eşsiz devlet adamı ve yüce bilge bir kişi yapan unsurların başında “O'nun okumaya olan düşkünlüğü ve sahip olduğu yüksek idealler gelmektedir” dersek bir gerçeği ifade etmiş olmuyor muyuz? Büyük adam olmanın öyle pek kolay olmadığını insan Atatürk'ü tanıdıkça daha iyi anlıyor.





Okuduğu kitapların sadece altını çizdiği bölümler bile 12 bin sayfa tutuyor. 24 yaşında eğitimini tamamladığında tüm ders kitaplarını toplayıp iki ciltlik kitap haline getirdiğini ve sonraki yıllarda yeri geldikçe onlardan yararlandığını görüyoruz. Okul bitti, ders bitti diyen öğrencilerden biri olmadı!…
Atatürk gibi bir dahi yetiştirmiş ulusumuzun bugün içine düşürüldüğü durum yürekler acısıdır. Ne yazık ki eldeki istatistikler halkın okumadığını gösterdiği gibi aydın geçinenlerin de yeterince okumadığını ortaya koymaktadır. Bilgisizlikleri konuşmalarından ve yazdıklarından olayları analiz edilişlerinden ortaya çıkmaktadır. Okumayan halk televole kültürü ile yetişmekte, böylece bilimden ve çağdaş gelişmelerden kopmaktadır. Belki istenilen de budur! Gerçeklerden koparılmış, yoksul bırakılmış bir halkı güdülemek ve dini telkinlerle istendiği gibi yönlendirmek daha kolay olmaktadır. Son yıllarda neden büyük adam çıkaramıyoruz diye soranlara “Okumayan bir toplumdan daha ne bekliyorsunuz” diye sormak gerekir.
İşin daha da acı yönü, böylesine okuma özürlü bir toplumda yetişen günümüz kuşağı gelecek için daha büyük bir tehlike oluşturmaktadır. Çünkü onlar geleceğimizi teslim edeceğimiz emanetçilerimizdir. Onlara okuma alışkanlığı kazandırmak ve Atatürk'ü doğru bir biçimde öğretmek zorundayız. Aslında, hepimizin hâlâ Atatürk'ten öğreneceği o kadar çok şey var ki!…
Atatürk'ün büyük eseri Söylev'i okuyan herkes onun ne büyük usta bir yazar ve bilge bir edebiyatçı, eşsiz bir düşün adamı olduğunu takdir etmekten kendisini alamamaktadır. Atatürk'ün yolu, kitap dolu…
Ne mutlu kitap okuyorum diyene! O'nun yolunda yürüyene… “
Kaynak: Prof. Dr. Süleyman BOZDEMİR, Çukurova Üniversitesi. Fizik Bölümü, (2006, 10 Kasım Armağanı)
 

Em. Vali Aydemir Ceylan
ADD Önceki Genel Başkan Yrd.


Facebook hesabınızla yorum yapın:




Veya Facebook'a bağlanmadan yorum yapın:

Rumuz veya Ad/Soyad*
E-posta*

(E-posta adresiniz sitede görünmez)
Yorum*


(Yandaki güvenlik kodunu bu alana giriniz)
   
 

Diğer ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ Haberleri

Başlık Tarih
 
Kukla Devlet İçin Halk Oylamasına Hayır! ADD Gaziemir18 Eylül 2017
Özel Gazi Ayşe Altıntaş Yükseköğrenim Kız Yurdu04 Ağustos 2017
Gaziemir ve Gaziemirliye Hizmet Etmek İçin Birleştik13 Ocak 2017
23 ARALIK 2016 KUBİLAY’I ANMA PROGRAMI15 Aralık 2016
HALK BAŞKANLIK SİSTEMİNE “HAYIR” DİYEREK ANITKABİR’E YÜRÜDÜ06 Aralık 2016
ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DÜNYA PLATFORMU15 Kasım 2016
ADD Gazi Ayşe Altıntaş Yükseköğrenim Kız Yurdu 31 Temmuz 2016
ADD 14. Genel Kurulu'nda Genel Başkanlığına Kadın Adaylar20 Haziran 2016
Atatürkçü Düşünce Derneği 14. Olağan Genel Kurulu Başladı18 Haziran 2016
ADD 14. Olağan Genel Kurulumuz 18-19 Haziran 201602 Haziran 2016
23 Nisan’ı Kutlamaktan Korkanlara Bir Sözümüz Var18 Nisan 2016
Anayasa Tuzağına Düşmeyeceğiz13 Nisan 2016
ADD İzmir Şubeleri ÇİĞLİ Eşgüdüm Toplantısı 5 Mart 201604 Mart 2016
Basın açıklaması 3 Mart 2016 Perşembe Saat: 13.0024 Şubat 2016
ADD Buca Şubesi 11. Olağan Gene Kurulu14 Şubat 2016
ADD İzmir Şubeleri Eşgüdüm Toplantısı 06.12.2015 Bornova04 Aralık 2015
ADD İzmir Şubeleri Eşgüdüm Toplantısı 18 Ekim 2015 Yer: Buca15 Ekim 2015
ADD İzmir Şubeleri, 30 Ağustos Zafer Bayramı Kutlamalarında01 Eylül 2015
ADD Urla Şubesi Teröre Karşı Basın Açıklaması27 Ağustos 2015
Cumhuriyete sahip çıkalım22 Ağustos 2015
ADD Gazi Ayşe Altıntaş Yükseköğrenim Kız Yurdu 22 Temmuz 2015
ADD İzmir Şubeleri Eşgüdüm Toplantısı 12 Nisn 201509 Nisan 2015
ADD İzmir Şubeleri Eşgüdüm Toplantısı 1 Mart 2015 26 Şubat 2015
İç Güvenlik Yasa Tasarısı Basın Açıklaması18 Şubat 2015
ADD İzmir Şubeleri Eşgüdüm Toplantısı Gaziemir'de Yapıldı12 Ocak 2015
ADD İzmir Şubeleri Eşgüdüm Toplantısı 07 Ocak 2015
16 Yaşındaki Mehmet Emin, Türkiye'nin Çağdaş Geleceğidir!25 Aralık 2014
Atatürkçü Düşünce Derneği Küçük Genel Kurulu09 Aralık 2014
ADD İzmir Şub. Eşgüdüm Toplantısı Sonuç Bildirgesi08 Aralık 2014
ADD İzmir Şub. Eşgüdüm Toplantısı 07.12.2014 Menemen'de04 Aralık 2014
ADD İzmir Şubeleri Eşgüdüm toplantısı 8.11.2014 Karşıyaka'da07 Kasım 2014
ADD Aydın şubeleri eşgüdüm toplantısı20 Ekim 2014
ADD İzmir Şubeleri Eşgüdüm toplantısı Sonuç Bildirgesi13 Ekim 2014
ADD İzmir Şub. Eşgüdüm Top. 11 Ekim saat:12 Balçova08 Ekim 2014
Kurban Bayramınız Kutlu Olsun03 Ekim 2014
ADD Önceki Genel Başkanı Suphi Gürsoytrak’ı saygıyla anıyoruz30 Eylül 2014
Uşakizade Köşkü Müd. Ahmet Gürel’in Ekim, Kasım etkinlikleri24 Eylül 2014
ADD Hasan Tahsin Düşünce Okulu 20-21 Eylül 201416 Eylül 2014
GENÇ DÜŞÜN : KÖYCEĞİZ 13 Eylül 2014
ADD İzmir Şubeleri Eşgüdüm Toplantısı 29 Ağustos 201427 Ağustos 2014
Genel Başkanımızdan Seçim Değerlendirmesi12 Ağustos 2014
ADD İl Merkezli Eşgüdüm Şube / Kurul Oluşturulması04 Ağustos 2014
ADD İzmir Şubeleri Eşgüdüm Toplantısı 2 Ağustos 201425 Temmuz 2014
ADD Genel Başkanı Tansel Çölaşan'ın Lozan Açıklaması23 Temmuz 2014
ADD Genel Yönetim Kurulu Görev Dağılımı03 Temmuz 2014
ADD İzmir Şubeleri Eşgüdüm Toplantısı 5 Temmuz 2014 26 Haziran 2014
ADD Davutlar Şubesi Geleneksel Bahar Kahvaltısı18 Haziran 2014
Atatürkçü Düşünce Derneği 13. Olağan genel kurulu sonuçlandı09 Haziran 2014
addkarsiyaka.com Web sitesi Kuruldu. add.org.tr Yenilendi26 Mayıs 2014
ADD İzmir Şubeleri Eşgüdüm Toplantısı Yapıldı26 Mayıs 2014
ADD İzmir Şubeleri Eşgüdüm Toplantısı 25 Mayıs 2014 21 Mayıs 2014
19 Mayıs 2014 Atatürkçü Düşünce Derneği Basın Açıklaması19 Mayıs 2014
ADD Genel Merkezi 13. Olağan Genel Kurul İlanı16 Mayıs 2014
ADD İzmir Şubeleri Eşgüdüm Toplantıları11 Nisan 2014
3 Mart 1924 Halifelik Kaldırıldı26 Şubat 2014
ADD Menemen Yönetim Kurulu üyesi Veli Yandı’yı kaybettik11 Şubat 2014
BU BİR SUÇ DUYURUSUDUR!11 Ocak 2014
ADD İZMİR ŞUBELERİ EŞGÜDÜM TOP. 05 OCAK 2014 31 Aralık 2013
BASINA ve KAMUOYUNA26 Aralık 2013
Kubilay Olmaya Geldik24 Aralık 2013
ADD Küçük Genel Kurulu Sonuç Bildirgesi 7-8 Aralık 201309 Aralık 2013
Seçmek ve Seçilmek06 Aralık 2013
Uğur Başkanımızı Kaybettik04 Aralık 2013
DİKKAT !04 Aralık 2013
Atatürkçü Düşünce Derneği Küçük Genel Kurulu21 Kasım 2013
ADD İzmir Şubeleri Eşgüdüm Toplantısı 17 Kasım 2013 Pazar günü saat 11.00 11 Kasım 2013
ADD BEŞİKTAŞ ŞUBESİ SİYASET OKULU- 411 Kasım 2013
10 KASIM’DA ATA’MIZIN YANINDAYIZ03 Kasım 2013
Atatürkçü Düşünce Akademisi Başlıyor 12 Ekim 2013
ADD İzmir Şubeleri Eşgüdüm Toplantısı 29 Eylül 2013 Pazar günü saat 11.00 de Bergama'da20 Eylül 2013
ADD İZMİR ŞUBELERİ TOPLANTISI NARLIDERE ŞUBEMİZDE 08.08.2013 PAZAR GÜNÜ SAAT: 11.00 14 Ağustos 2013
SİLİVRİ KARARLARI İÇİN BASIN AÇIKLAMASI06 Ağustos 2013
BARIŞ(!) SÜRECİ DÖRTNALA…26 Haziran 2013
ADD İZMİR ŞÜBELERİ TOPLANTISI 16 HAZİRAN 2013 GÜZELBAHÇE'DE11 Haziran 2013
Rize Şubemize Yapılan Saldırıyı Kınıyoruz 06 Haziran 2013
Genel Başkanımız Trabzon'dan Destek Verdi: Geldikleri Gibi Giderler 04 Haziran 2013
ATATÜRK RESİMLİ HEDİYELİK ÜRÜNLER 24 Mayıs 2013
ADD Aydın Şubesi: Yörük Ali Efe Ödülü'nü Aldı 14 Mayıs 2013
ADD Antalya Şubesi Türk Halk Müziği Koromuzun Konseri 18 Mayıs 201312 Mayıs 2013
ADD BALIKESİR İL EŞGÜDÜM TOPLANTISI SONUÇ BİLDİRGESİ 08.Mayıs 2013 Akçay / Edremit10 Mayıs 2013
ADD Genel Merkezi LOZAN Antlaşması’nın kazanımlarının değerlendirileceği ödüllü bir makale yarışması düzenlenmiştir09 Mayıs 2013
ADD İzmir Şubeleri Eşgüdüm toplantısı 11 Mayıs 2013 07 Mayıs 2013
GENEL BAŞKANIMIZ SAYIN TANSEL ÇÖLAŞAN’IN 19 MAYIS’A İLİŞKİN ÖRGÜTE AÇIKLAMASIDIR07 Mayıs 2013
19 MAYIS'TA SAMSUNDAYIZ03 Mayıs 2013
ADD İzmir Şubeleri 1 Mayıs İşçi Bayramını coşkuyla kutladı.01 Mayıs 2013
ADD Genel başkanı Tansel Çölaşan İzmir Kitap Fuarında30 Nisan 2013
ADD Genel başkanı Tansel Çölaşan 28 Nisan'da İzmirde26 Nisan 2013
ADD Genel Başkanı Tansel çölaşan 28 Nisan’da İzmir Kitap Fuarında20 Nisan 2013
Konferansa Davet ADD Güzelbahçe şubesi 15 Nisan 2013 Saat: 17.00 Belediye Düğün Salonu13 Nisan 2013
Köy Enstitüleri 73. Kuruluş Yılı Etkinlikleri ADD Urla Şubesi Tarih: 14.04.2013 Zeytinler Köyü Saat: 10.3013 Nisan 2013
Kuruluşunun 73'ncü Yıldönümünde Köy Enstitüleri Anma Proğramı Gaziemir11 Nisan 2013
Duruşma Salonu'ndan Notlar 08.04.201310 Nisan 2013
ERGENEKON ÇÖKMÜŞTÜR.09 Nisan 2013
ADD Sakarya Şubesi: Utku Erişik'i Konuk Etti06 Nisan 2013
ADD ARHAVİ ŞUBESİ’NİN 23 NİSAN RESİM VE ŞİİR YARIŞMASI05 Nisan 2013
Atatürk'te Birleştik! 05 Nisan 2013
ADD Balçova Şubesi Basın Açıklaması02 Nisan 2013
8 Nisan’da Silivri’deyiz02 Nisan 2013
ADD İZMİR ŞUBELERİ BÖLGE TOPLANTISI 31 MART 2013 PAZAR GÜNÜ SAAT 11.00 DE 28 Mart 2013
8 Nisan 2013 tarihinde Silivri’deyiz27 Mart 2013
ADD Denizli Şubesi: Miniklerimiz 23 Nisan Turnuvasına Hazırlanıyor26 Mart 2013
Birleşe Birleşe Kazanacağız25 Mart 2013
ADD Gaziemir Konseri24 Mart 2013
ÜNLÜ PİYANİST FAZIL SAY URLA’DA KONSER VERDİ24 Mart 2013
VATAN CUMHURİYET VE EMEK DİYENLER BU OYUNU BOZACAKTIR!24 Mart 2013
8 Nisan’da Silivri’deyiz24 Mart 2013

Üye Paneli
E-mail
Şifre
 
   
  Yeni Üye | Şifremi Unuttum
Radyo




TRT TÜRKÜ




T
TRT NAĞME

Atatürk Siteleri

İşte Atatürk.com



Atatürk İnkilaplari.com



Önerilen Siteler
Atatürk İzmir Kemalpaşa Resimleri
Atatürk
Takvim
Anasayfa | İletişim | G.Başkanlarımız | Demokrasi Şehitleri | Tüzük | Atatürk | İlkeleri | Hakkında Söylenen | Kurduğu Kurumlar | Kurtuluş Savaşları | Kadın Kahramlar | Video Galeri
CH