ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ      ETKİNLİKLER      GÜNCEL HABERLER   
 
Ana Sayfa > GÜNCEL HABERLER

Büyük Taaruz’dan 30 Ağustos Zafer Bayramına
30 Ağustos 2013
Büyük Taaruz'a Hazırlık ve Büyük Taaruz
Fontu Büyült Fontu Küçült 100%
Büyük Taaruz'a Hazırlık ve Büyük Taaruz - Sakarya Meydan Muharebesi’nde yenilgiye uğrayan düşman ordusu, bütün cephe boyunca ileri müfrezelerimizle izlendiği gibi özellikle güneyden, sol kanattan ve piyade ile pekiştirilen süvari tümenleriyle Sivrihisar ve Afyonkarahisar yönlerinde takip edildi.Bu izlemeler sırasında düşmanın yan ve gerilerine yapılan taarruzlarla önemli kayıplar verdirildi. Yunan kuvvetleri bu baskı altında Eskişehir, Kütahya, Afyonkarahisar genel çizgisine çekilmiş ve 22 Eylül’den itibaren savunma tertibi alarak buraları tahkim etmeye başlamıştı.Türk Başkomutanlığının amacı, kesin sonuçlu bir taarruza geçerek düşmanı yerleştiği mevzilerden atmak ve onu yok etmekti. Ancak son darbenin indirilebilmesi için Yunan Ordusu’nun maddi güç yönünden sağladığı üstün durumun ortaya koyduğu dengesizliği gidermek gerekiyordu. 

Ordunun silah, araç ve gereç eksiklikleri yanında, Sakarya Savaşı’nda hemen hemen tükenen cephaneye şiddetle ihtiyacı vardı. Bu ihtiyaçların giderilmesi ve bir taarruz ordusunun kurulabilmesi için savaş döneminde uzun sayılabilecek bir zamana ihtiyaç vardı. Bekleme devri öyle nazik ve mesuliyetli bir safhadır ki, aşılmak ve durmak mevkiinde olan bir komutanın, bunlardan birini seçmesi kolay bir iş değildir. Tarihte zamansız ileri atılarak perişan olan, ya da bekleyerek fırsatı kaçıran kumandanların sayısı az değildir. 

Yurdun kaderini belirleyecek olan kesin sonuçlu taarruz için, ülkenin bütün kaynaklarından yararlanmak ve hiçbir şeyi ihmal etmemek gerekiyordu. Bu arada Rus’ların yardımı devam ediyordu. Siyasi durum Fransa’dan da maddi destek tedarik etme ortamını sağlamıştı. Bunlardan başka Doğu ve Güney Cephelerinde serbest kalan kuvvetler, özellikle Doğu Cephesinden topçu birlikleri ve cephanenin Batıya kaldırılmasına başlandı. Konya ve Ankara’dan doğu cephesine uzanan demiryolu yoktu. Mevcut karayolu da bakımsız ve haraptı. Birliklerin Batı Cephesine ülkenin en uzak yeri olan Doğu Anadolu’dan yaya, cephanenin hayvan sırtında veya kağnılarla Ankara ve Konya istasyonlarına getirilmesi ve buradan da cephaneye ulaşabilmesi için dört-beş aylık bir zamana ihtiyaç vardı. Yolların bozukluğu, mevsimin de kış olması bu zamanı daha da uzatabilirdi. İstanbul depolarındaki silah, cephane ve topların işgal kuvvetlerinin elinde bulunması da bir zorluktu. Bu malzemelere ihtiyaç vardı. Binlerce sandık cephanenin, topun ve silahın, işgal altındaki İstanbul’dan Anadolu kıyılarına geçirilmesi kolay değildi. Birçok güçlükler için de, İstanbul’daki Felâh M.M. ve Muaveneti Bahriye gibi bazı askerleri yardım gruplarını, yurtsever memurların ve ulaşımla ilgili fedakâr deniz mücahitğlerimizin çabaları ile başarıldı. 

Fakat bu hazırlıklar yapılırken Mecliste bir huzursuzluk baş gösterdi. Sakarya Zaferine Yunanlıların hâlâ Anadolu’nun ortasında bulunmaları, Mecliste ordu aleyhine bir hava oluşturdu. “...Ordu niçin taarruza geçmiyor? Mutlaka taarruz edilmelidir, hiç olmazsa sınırlı belirli bir cephede taarruz yapılmalıdır ki ordumuzun taarruz kabiliyeti olup olmadığı anlaşılsın” deniyordu. Mustafa Kemal Paşa bu eleştirilere şu cevabı verdi. “Efendiler, ordumuzun kararı, taarruzdur. Fakat bu taarruzu tehir ediyoruz. Sebebi hazırlığımız tamamen ikmale biraz daha zaman lâzımdır. Yarım hazırlıkla, yarım tedbirle yapılacak taarruz, hiç taarruz etmemekten daha fenadır. Tevakkufumuz, taarruz kararından sarfınazar ettiğimiz veyahut buna iktidar kespetmekten na ümit olduğumuz suretinde telakki ve tefsir edilmeye mahal yoktur...” Atatürk ne zaman taarruz edeceğini de şu şekilde açıkladı. “Düşmana taarruz için verilmiş olan kati kararımızı tatbike başlamadan evvel, izhar ve ikmal etmeye mecbur bulunduğumuz vesaiti harbiyenin ne olduğunu arz edeyim: Tam üç vasıtanın hazırlandığını kâfi derecede olduğunu görmek lüzmunu, hissediyorum. Onlardan, birincisi ve en mühimi ve asıl olanı doğrudan doğruya milletin kendisidir... 

İkincisi milleti temsil eden meclisin milli arzuyu belirtmede ve bunun gereğini kanaatle uygulamada göstereceği azim ve celadettir. Meclis ne kadar çok dayanışma ve birlik halinde milli arzuyu tecelli ettirirse, düşmana karşı o kadar kuvvetli üstünlük aracına malik oluruz.Üçüncü araç milletin silahlı evlatlarından ibaret olup düşman karşısında (yardım için koşup toplanmış) bulunan ordumuzdur. 

Mecliste, bir veya birkaç üyenin kötümserlik telkin eden sözlerinden bile aleyhimizde istifade çareleri aranmakta olduğuna şüphe edilmemelidir. Dışişleri Bakanlığının dosyaları buna dair vesikalarla doludur. Kat’iyetle arz ederim ki, istemeyecek olsa dahi düşmanlara ümit verecek şemmeler (kokular) verdikçe milli davanın çözümü gecikmeye duçar olur.” 

Başkomutanlık Meselesi 

Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, çeşitli zorluklara rağmen taarruz hazırlıklarını yürütürken, 5 Mayıs 1922’de hastalığı sebebiyle Mecliste bulunamamasından yararlanan muhalifleri onun “Başkomutanlık” görevinin süresinin uzatılmasına engel oldular. Bir an için ordu Başkomutansız kaldı. Mustafa Kemal Paşa bu olayı şöyle nakletmektedir. “6 Mayıs 1922 gününe tekaddüm eden günde zamanı geldiği için kanun temdidi, Mecliste mevzuu bahs olmuş, ben rahatsızlığım münasebetiyle Mecliste hazır bulunamamıştım. 5 Mayıs günü akşamı ikametgâhıma gelen Heyeti Vekile, vaziyeti şöyle izah etti: Mecliste muhalifler, benim; Başkumandanlıkta kalmamı istemiyorlar. Birçok münaşakalı müzakerattan sonra mesele, reye vaz olunmuş, usulen lâzım gelen ekseriyet hâsıl olmamış yani Başkumandanlık kanununun temdidi kabul edilmemiş... Ordu, Meclis reyini izhar ettiği dakikadan itibaren, kumandansız kalmıştı.” Ancak Mustafa Kemal orduyu başsız bırakmadı. 6 Mayıs günü Mecliste yaptığı konuşmada bu kararını şöyle açıkladı. “Memleketin ve maksadı umuminin menfaatı âliyesi namına, Başkumandanlık vazifesini ifaya devam kararını verdim.” Böylece ordu komutasız kalmaktan kurtulmuştu. Mustafa Kemal Paşa’nın “Başkomutanlık” görevinin süresi 20 Temmuz 1922 günü T.B.M.M. tarafından süresiz olarak uzaltıldı. 

Büyük Taaruz 

1922’nin Temmuz ayı sonralarına doğu ordumuz eksikliklerini tamamladı. Böylece ordumuzun maddi ve manevi gücü, millî amacı tam bir güvenle gerçekleştirecek bir düzeye ulaştı. Mutlu sona ulaşmak için artık hiçbir kuşku kalmamıştı. Başkomutan Mustafa Kemal Paşa cephedeki son kontrolleri yapmak için o sırada Konya’ya gelmiş olan General Towsend’in görüşme isteğinden faydalanarak 23 Temmuz 1922 günü Akşehir’deki Batı Cephesi Karargâhına gitti. 25 Temmuz’da da Genelkurmay Başkanı Akşehir’e gitti. Mustafa Kemal Paşa, gelişmeleri şöyle anlatmaktadır. “27-28 Temmuz gecesi beraber icra ettiğimiz müzakere neticesinde, tespit edilmiş plan mucibince taarruz etmek üzere 15 Ağustos’a tadar bütün hazırlıkların ikmaline çalışmayı takarrür ettirdik. 

28 Temmuz 1922 günü öğleden sonra icra ettirilen bir futbol müsabakasını seyretmek vesilesiyle ordu kumandanları Akşehir’e davet edildi. 28-29 Temmuz gecesi kumandanlarla umumi bir tarzda taarruz hakkında mudavelei efkâr ettim. 30 Temmuz 1922 günü Genelkurmay Başkanı ve Batı Cephesi komutanıyla tekrar görüşerek taarruz tarzı ve teferruatını tespit ettik. Ankara’dan davet ettiğimiz Müdafaa-i Milliye Vekili Kâzım (Özalp) Paşa da 1 Ağustos 1922 öğleden sonra Akşehir’e geldi. Ordu hazırlığının ikmalinde Müdafaa-i Milliye Vekâletine ait olan hususlar tespit edildi.” 

Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, taarruz emrini vererek Ankara’ya döndükten sonra, 20 Ağustos’a kadar orada çalışmalarını sürdürğmüştü. 20 Ağustos’ta gizlice cephe karargâhının bulunduğu Akşehir’e geldi. Burada Genelkurmay Başkanı Fevzi (Çakmak) ve Cephe Komutanı İsmet Paşalarla ve diğer komutanlarla taarruzun bütün ayrıntılarını yeniden gözden geçirdikten sonra 26 Ağustos 1922 saat 04.30’da kesin taarruz emrini verdi. 30 Ağustos’a kadar süren kesin sonuçlu çarpışmalarla Yunan kuvvetleri doğudan ve güneyden 2. ve 1. Ordularımızla, kuzeyden ve batıdan Süvari Kolordularımızla kuşatılarak Dumlupınar kuzeyinde Aslıhanlar bölgesinde yok edildi. Düşmanın asıl kuvvetlerinin batıya, İzmir’e doğru kaçmasına imkân verilmedi. 30 Ağustos günü Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın yönettiği bu muharebeye “Başkomutan Meydan Muharebesi” denilir. Bu savaşta Yunan Ordusu’nun asıl kuvvetleri yok edilmiştir. 

31 Ağustos günü Başkomutan, Genelkurmay Başkanı Fevzi (Çakmak), Batı Cephesi Komutanı İsmet (İnönü) ve Ordu Komutanları Yakup Şevket (Org. Subaşı) ve Nurettin Paşa ile Yunan Ordusunun imha edildiği Çal köyü dolaylarındaki muharebe alanını ve son durumu inceledikten sonra, kaçabilen düşman birliklerinin şiddetle izlenmesi, Uşak demiryolu yönünce kaçan bazı düşman birlikleri ile Eskişehir civarındaki grubun imha edilmesi için tedbirler alındı. Artık muharebenin son dönemi başlamıştı. Başkomutan Mustafa Kemal Paşa kaçan düşmanın takip hareketinin başlatılması için “Ordular! İlk hedefiniz Akdeniz’dir. İleri” emrini verdi. Bu emir hem imha muharebesinin gereğini yerine getirmek, hem de kaçan Yunanlıların zulüm yapmalarına, köyleri, şehirleri yakmalarına olabildiğince imkân vermemek için gerekliydi. Çünkü işgalci Yunanlılar Anadolu’da akla hayale gelmez fenalıklar yapmıştı. Bunu Halide Edip, Yakup Kadri ve Yusuf Akçura’dan oluşan Sakarya Zaferi’nden sonra kurulmuş olan “Tetkik-i Mezalim” (Zulümleri İnceleme) kurulunun belirlediği gibi, ünlü İngiliz tarihçisi A. Toynbee de Karamürsel bölgesinde gözlemişti. Bu mezalime yerli Rumlar da iştirak etmiş olduğundan, onlar da yurtları olan Anadolu topraklarını terk ederek bir daha geri dönmemek üzere kaçmaya çalışan Yunan askerleri ile birlikte gittiler. Yakıp yıkağrak kaçmak biraz da bu yüzdendi. Çünkü geri dönseler komşularının yüzüne bakacak halleri yoktu. 

Savaş ve takip sırasında Yunanlılardan binlerce esir alındı. Bunların arasında bütün karargâhı ile esir düşen Yunan Orduları Başkomutanı General Trikopis de vardı. Mustafa Kemal Paşa, esir General Trikopis ile beraberindekileri onca fenalıklarına rağmen nezaketle karşıladı. 

Süvarilerimiz, 9 Eylül sabahı, İzmir’e girerken birkaç yerde hafif ateşle karşılaşmaktan başka bir hadise olmadı. Kordonboyu’ndan geçerken bir İngiliz müfrezesi tarafından selamlandılar. Türk bayrağı hükümet konağında ve Kadifekale’de dalgalandı. Birinci Süvari Tümeni Komutanı Mürsel Paşa bir Fransız harp gemisi telsizi vasıtasıyla, İzmir’e girildiğini Ankara’ya bildirdi. İzmir’de Türk halkının sevinci sonsuz derecedeydi. Askerlerimiz çiçek yağmuru altında kaldılar.Türk Ordusu’nun İzmir ve Bursa’yı alması üzerine Atatürk millete şu beyannameyi yayınladı: 

Büyük ve asil Türk Milleti, 
Ordularımız 9 Eylül (1922) sabahı İzmir’imizi ve yine 9 Eylül akşamı Bursa’mızı muzafferen tahlis ettiler. (kurtardılar). Akdeniz askerlerimizin zafer teraneleriyle dalgalanıyor. Asya İmparatorluğuna yeltenen küstah bir düşmanın muharebe düşmanlarına, gelmek cesaretinde bulunan ordu kumandanlarıyla kumanda heyetleri günlerden beri T.B.M.M. Hükümeti’nin esiri bulunuyorlar.Düşmanın başkumandan tayin ettiği General (Trikopis) birçok gece ve gündüz me’yusane (umutsuzca) muharebatı ve her çare-i halası (kurtuluşu) tecrübe ettikten sonra nihayet maiyetindeki Generaller ve Erkân-ı harbiyeleri ve kumanda ettiği ordunun elinde kalabilen bakayasiyle (kalanlarıyla) arzı teslimiyet eyledi. Eğer Yunan Kralı da bugün esirler meydanında bulunmuyorsa bu tacidarların şiarı esasen yalnız milletlerinin safalarına iştirak etmek olduğundan ve muharebe meydanlarının felâketli günlerinde onların saraylarından başka bir şey düşünmemek tabiatındadırlar. 

Garp fabrikalarının çelik zırhları ile kaplanan muazzam Yunan orduları artık Anadolu dağlarında zabitleri tarafından terk edilmiş zavallı sürüler, cinayetlerinden teşebbüs ederek (dehşete düşerek) kudurmuş kitleler ve ağaç diplerinde kalmış dermansız yaralılardan ibaret kaldı. Düşman ordularının malzeme-i harbiyesi hemen sülüsan (üçte iki) itibariyle topraklarımızdadır. Düşmanın esirlerden başka insan zayiatının yüz binden ne kadar fazla olduğunu tayin etmek müşkildir. Fakat selâhiyeti resmiye ile milletimize tebşir ederim (müjdelerim) ki bizim insan zaiyatımız dörtte üçü hafif yaralı olmak üzere on bin nüfusa baliğ olmaktadır. 

Büyük Türk Milleti, Ordularımızın kabiliyeti ve kudreti düşmanlarımıza dehşet, dostlarımıza emniyet verecek bir kemal ile tezahür etti. Millet orduları on dört gün zarfında büyük bir düşman ordusunu imha ettiler. Dört yüz kilometrelik fasılasız bir takip yaptılar. Anadolu’daki bütün memaliki müstevliyemizi istirdat eylediler (İstila etmiş topraklarımızı geri aldılar). Büyük zafer münhasıran senin eserindir. Çünkü İzmir’imizi ihtirasatı siyasiye neticesinde adeta memnunen düşmana teslim eden heyetlerle milletin hiçbir münasebeti yok idi. Bursa’mızı istila eden Yunan kuvvetleri ise ancak imparatorluğun askeri teşkilatıyla tevhidi amâl (gaye birliği) ve tevhidi hareket ederek muvaffak olmuşlardı. Vatanın halâsı milletin rey ve idaresi kendi mukadderatı üzerinde bilakaydüşart (kayıtsız ve şartsız) hakim olduğu zaman başlamış ve ancak milletin vicdanından doğan ordularla müsbet ve kati neticelere ermiştir. 

Büyük ve Necip Türk Milleti, Anadolu’nun halâsı zaferini tebrik ederken sana İzmir’den, Bursa’dan Akdeniz ufuklarından ordularının selâmını da takdim ediyorum. 13.09.1338 (1922) 

Türkiye Büyük Millet Meclisi Reisi "Başkumandan Mustafa Kemal”
Kaynak: http://www.ataturkinkilaplari.com/it/14


Facebook hesabınızla yorum yapın:




Veya Facebook'a bağlanmadan yorum yapın:

Rumuz veya Ad/Soyad*
E-posta*

(E-posta adresiniz sitede görünmez)
Yorum*


(Yandaki güvenlik kodunu bu alana giriniz)
   
 

Diğer GÜNCEL HABERLER Haberleri

Başlık Tarih
 
LOZAN’DAN CUMHURİYET YÜRÜYÜŞÜNE 23 Temmuz 2018
Cumhuriyet, Atatürk Düşmanı Atatürksüz Müfredata Hayır06 Kasım 2017
9 Eylül Nif'ten İzmir'e Doğru08 Eylül 2017
17 Ağustos 1999 Saat: 03:02 Merkez Üssü Gölcük17 Ağustos 2017
Basın Açıklaması ve Atatürk’ün Manevi Çocukları10 Mayıs 2017
2 Temmuz İnsanlık Adına Kara Bir Gün02 Temmuz 2016
Aliağa Emek ve Demokrasi Platformu'ndan Laiklik Tepkisi30 Nisan 2016
KÖY ENSTİTÜLERİ 16 Nisan 2016
19 Mayıs kutlamasını sınırlayan Milli Eğitim Bakanlığı genelgesini iptal ettirdik03 Mart 2016
DEÜ Atatürk İlk. ve İnk.Tar.Ens.Müd.Bülent Çukurova31 Ocak 2016
Kent Söyleşileri "Fotoğraflarla Gazi İzmir’de"22 Ocak 2016
YILBAŞI VE ÇAM AĞACI SÜSLEME GELENEĞİ31 Aralık 2015
Atatürk’ün Ankara’ya Gelişi 27 Aralık 191924 Aralık 2015
23 ARALIK KUBİLAY’I ANMA PROGRAMI15 Aralık 2015
YABANCI GÖZÜYLE ATATÜRK09 Kasım 2015
ATATÜRK`Ü SEVGİ VE ÖZLEMLE ANIYORUZ08 Kasım 2015
ATA’YA SAYGI KOŞUSU06 Kasım 2015
YARIN CUMHURİYETİ İLAN EDECEĞİZ…30 Ekim 2015
29 Ekim 2015 Saat: 9.30 da Gündoğdu Meydanındayız27 Ekim 2015
Bal Festivali 25 Ekim 2015 Kemalpaşa - Dereköy - Gökyaka19 Ekim 2015
İzmir Yangını 13 Eylül 1922 13 Eylül 2015
Başın Sağ olsun Nazilli09 Eylül 2015
İZMİR ZAFERİNİ KUTLUYOR06 Eylül 2015
8 Ağustos 1915 M.Kemal Anafartalar grup komutanlığına Atandı08 Ağustos 2015
24 Temmuz 2015, saat: 10.30’da İ.İnönü’nün doğduğu evdeyiz23 Temmuz 2015
AYŞE MAYDA-İZMİR’İN TANIKLIĞI13 Temmuz 2015
ADD Basın Açıklaması Ermeni soykırımı Tarinin çarptırılmasıdır24 Nisan 2015
Soykırım İddialarına Yabancı Belgelerle Yanıt24 Nisan 2015
TÜRK–ERMENİ İLİŞKİSİNİN DÜNÜ, BUGÜNÜ14 Nisan 2015
Görünmez İşgalden Türkiye Nasıl Kurtulur E.Tüma.Soner Polat10 Nisan 2015
ŞAKA, ŞAKA. S. Nazan Keskin Yazdı01 Nisan 2015
Adına Nevruz Denen Bayram20 Mart 2015
8 Mart’a Hazır mısınız? S. Nazan Keskin yazdı08 Mart 2015
YALAN Üzerine Kurulmuş İddia28 Ocak 2015
İNÖNÜ SAVAŞLARI26 Ocak 2015
“Uğur Mumcu’yu ve demokrasi Şehitlerini Anıyoruz”20 Ocak 2015
Zübeyde Hanım Karşıyaka’nın Kalbinde Yaşıyor14 Ocak 2015
Türk Ermeni İlişkileri Broşürü Hazırlayan: Ahmet Gürel 12 Ocak 2015
Sarıkamış Zaferimiz Nasıl Engellendi?05 Ocak 2015
Yılbaşı Çam Ağaç Süslemesi Tamamen Türk Geleneğidir30 Aralık 2014
Mustafa Kemal Paşa’nın Ankara’ya Gelişi29 Aralık 2014
İsmet İnönü ve Gençliği-İzmir24 Aralık 2014
Kubilaylar Menemen’de!24 Aralık 2014
URBANUS’TAN MARAŞ’A KANLI SERÜVEN19 Aralık 2014
23 Aralık Kubilay’ı Anma Programı12 Aralık 2014
İzmir’in Urla İlçesi’ne bağlı Ovacık Köyü’nde, Orman Katliamı08 Aralık 2014
5 Aralık Türk Kadınına Seçme ve Seçilme Hakkı Tanındı04 Aralık 2014
24 Kasım Öğretmenler Günü Kutlu Olsun23 Kasım 2014
91. Yılında Cumhuriyet - Ahmet Gürelin'in yazısı30 Ekim 2014
Cumhuriyet Bayramı Programı ve Basın Açıklanası27 Ekim 2014
URLA KİTAP OKUYOR KAMPANYASI 24 Ekim 2014
Cumhuriyetimizin 91. yılını Tepeköy Mahallemizde kutluyoruz.22 Ekim 2014
Ankara'nın Başkent Oluşu 13 Ekim 192312 Ekim 2014
Mudanya Silah Bırakışımı Görüşmeleri 3 - 11 Ekim 192203 Ekim 2014
Atatürkçü Düşünce Derneği Basın Açıklaması26 Eylül 2014
Türk Dil Kurumu’nun ilk genel kurulu 26 Eylül 1932 25 Eylül 2014
İzmir’e Doğru 9 Eylül - Ahmet Gürel'in Yazısı08 Eylül 2014
30 Ağustos Zafer Bayramını Milletçe Kutlamalıyız30 Ağustos 2014
Başkomutanlık Meydan Muharebesi'nin 92. Yıldönümü25 Ağustos 2014
KENAN ÇOYGUN: BİR KIBRIS KAHRAMANI19 Temmuz 2014
İSRAİL SALDIRGANLIĞINA SON…! 19 Temmuz 2014
Cumhurbaşkanlığı Seçimi Hakkın da Basın Açıklaması28 Haziran 2014
ADD Kazandı Milli Eğitim Bakanlığı Kaybetti28 Haziran 2014
Amasya Genelgesi, (21-22 Haziran 1919)21 Haziran 2014
Atatürkçü Düşünce Derneği'nden destek17 Haziran 2014
Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Merkezi Basın Açıklaması10 Haziran 2014
"Tutsak eserler” 31 Mayıs 2014
1453 İstanbulun Geri Alınmasıdır!29 Mayıs 2014
Atatürkçü Düşünce Derneği 25’inci yaşını Nazım’da kutladı26 Mayıs 2014
İzmir'de sessiz yürüyüş20 Mayıs 2014
Prof. Dr. Kemal Arı'nın Yazısı "19 MAYIS RUHU"18 Mayıs 2014
Genel Başkanımız Tansel Çölaşan Soma'da 18 Mayıs 2014
19 Mayıs'ta Şehit Madencilerimiz İçin Yürüyoruz16 Mayıs 2014
301 Can Soma Madenci Şehitlerimiz 14 Mayıs 2014
Acınız Acımızdır14 Mayıs 2014
Kutlamalarımız İpal edildilmiştir13 Mayıs 2014
Tam Bağımsızlık Halk Yürüyüşü13 Mayıs 2014
Örğütümüze ve Halkımıza Önemli Duyuru11 Nisan 2014
18 Mart Çanakkale zaferinin 99. Yıldönümünü kutlu olsun17 Mart 2014
Emeğin Diğer Adı: Kadın08 Mart 2014
Muammer Aksoy’u Saygıyla Anıyoruz31 Ocak 2014
Değerli Vatanseverlerimize30 Ocak 2014
Gençlik, Ah Canım "Türk Gençliği"…30 Ocak 2014
YENİDEN DOĞUŞ BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN31 Aralık 2013
YERİ MALI KULLAN10 Aralık 2013
Balbay Özgür, Mücadeleye Devam10 Aralık 2013
5 ARALIK TÜRK KADININA MİLLET VEKİLİ SEÇME VE SEÇİLME HAKKI TANINDI05 Aralık 2013
Prof. Dr. Özer OZANKAYA; ÖĞRETMENLER GÜNÜNÜN 85. YILDÖNÜMÜNDE24 Kasım 2013
M.Ö. 4.000 DİYARBAKIR 19 Kasım 2013
saygı, özlem ve gururla anıyoruz09 Kasım 2013
90. yılında Cumhuriyet29 Ekim 2013
CUMHURİYETİMİZİN 90. YILINI DOLDURDUK KUTLU OLSUN28 Ekim 2013
UNUTMADIK, UNUTMAYACAĞIZ, UNUTTURMAYACAĞIZ!21 Ekim 2013
GÜLE GÜLE ÇILGIN TÜRK 1 Eylül 1930 - 28 Eylül 2013 28 Eylül 2013
Usta aktör Tuncel Kurtiz yaşamını yitirdi. 28 Eylül 2013
Bu haftaki konuğumuz; Sanatçı UTKU ERİŞİK27 Eylül 2013
81. DİL BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN!26 Eylül 2013
SESSİZ ÇIĞLIK YIL DÖNÜMÜ BASIN AÇIKLAMASI 23 Eylül 2013
13 Eylül 1921′ de kazanılan Sakarya Zaferi’nin hemen ardından19 Eylül 2013
09 Eylül 1922 – İzmir’e Doğru…09 Eylül 2013
ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ İZMİR ŞUBELERİ 9 EYLÜL KUTLAMA PROGRAMI06 Eylül 2013
Sivas Kongresi'in 94. yıldönümü 04 Eylül 2013
Dünya Barış Günü Tarihi ve Emperyalizmimin Suç Dosyası01 Eylül 2013
Afyon Kocatepe Saat 05:30 Etem Tem, Afyon Kocatepe'de yarattığı "anıt fotoğrafı" 26 Ağustos 2013
Osmanlıdan Kalan Miras10 Ağustos 2013
Türk dünyasına dair çalışmalarıyla tanınan fotoğrafçı, araştırmacı, yazar Servet Somuncuoğlu hayatını kaybetti.09 Ağustos 2013
5 AĞUSTOS 201306 Ağustos 2013
Ergenekon'da 18 Çelişki05 Ağustos 2013
Silivri Buluşmasını Engellemek İsteyen İktidarın Yaptığı Operasyonlara İlişkin Basın Açıklamasıdır 03 Ağustos 2013
5 AĞUSTOSTA SİLİVRİ'DEYİZ31 Temmuz 2013
HALÛK TARCAN YAZDI KURAMSAL HİNT-AVRUPA DİLLERİ’NİN SONU !..24 Temmuz 2013
Kıbrıs Adası’nın tarihçesi20 Temmuz 2013
KAHRAMAN ŞANLI TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ KIBRIS BARIŞ KAREKATININ 39. YILI19 Temmuz 2013
Alparslan Hocamızı Kaybettik 16 Temmuz 2013
Madımak Katliamı İnsanlığa Karşı İşlenmiş Bir Suçtur!02 Temmuz 2013
HAKSIZLIKLARA, HUKUKSUZLUĞA, ZORBALIKLARA KARŞI DURUYORUZ19 Haziran 2013
DURAN ADAM18 Haziran 2013
Genel Başkanımız Gezi Parkı Direnişini Sözcü'ye Değerlendirdi11 Haziran 2013
Balbay'a Özgürlük girişimi11 Haziran 2013
ADD Rize Şubemize Saldırı06 Haziran 2013
Nazım Hikmet Ran'ı ölümünün 50. Yılında saygı ve minnetle anıyoruz.03 Haziran 2013
YORUMSUZ02 Haziran 2013
29 MAYIS İSTANBUL’UN FETHİ DEĞİL İSTİRDADI’DIR30 Mayıs 2013
NE OLDU SURİYE POLİTİKAMIZ? (-Ah bu Eset’in Annesi, Ah!) KEMAL ARI YAZDI30 Mayıs 2013
Genel Başkanımız Sayın Tansel Çölaşan Reyhanlı'da 24 Mayıs 2013
19 Mayıs'ta Samsun'dan Yola Çıkan Şanlı Bayrağımızı Atamıza Sunduk 22 Mayıs 2013
VAHDETTİN DOSYASI (İşte Çakma Kahraman Vahdettin Gerçeği) Sinan Meydan Yazdı21 Mayıs 2013
ADD Kilis Şubesi: 21:00'de 19 Mayıs'ı Kutladı 21 Mayıs 2013
19 Mayıs'ta Samsun’dan Bisikletçilerimizin yola çıkardığı Bayrak ve Toprağımızı 21 Mayıs 2013
Deniz hırçın, dalgalar köpüklü, Vapur heybetli, vakit şafak, Gözler parlak, bakışlar keskin19 Mayıs 2013
Danıştay üyesi Mustafa Yücel Özbilgin 17 Mayıs 2006 yılıda görevi başında şehit edildi17 Mayıs 2013
19 Mayıs’ta Samsun ve Ankara’da büyük buluşma ADD Başkanı Tansel Çölaşan’dan halka çağrı16 Mayıs 2013
Mustafa Kemal ve 18 askerle beraber 16 Mayıs 1919 tarihinde öğle üzeri İstanbul'dan Samsun'a doğru yola çıkar15 Mayıs 2013
Gazeteci Hasan Tahsin anma etkinliği 15 Mayıs 2013 çarşamba günü saat 11:0014 Mayıs 2013
15 MAYIS 1919: (-İzmir’in İşgali ve “Karagün” Prof. Dr. Kemal Arı14 Mayıs 2013
Her hafta sonu yapılan sesiz Çığlığın Bu haftaki konuşmacısı ADD den Sn Nazan Keskin idi. 12 Mayıs 2013
MUSTAFA KEMAL’LER 19 MAYIS’TA SAMSUN’DA10 Mayıs 2013
T.C. için, 19 Mayıs Saat 11.00'da Ankara Sıhhiye Alanındayız 08 Mayıs 2013
Propolis’le Kansere Karşı Doğal Mücadele07 Mayıs 2013
DARAĞACINDA ÜÇ FİDAN; DENİZ, YUSUF, İNAN05 Mayıs 2013
TÜRKKUŞU, 3 MAYIS 1935 YILINDA ATATÜRK TARAFINDAN KURULMUŞTUR.03 Mayıs 2013
Tandoğan'daki 1 Mayıs Kutlamaları Cumhuriyet Mitingine Dönüştü02 Mayıs 2013
1 Mayıs İşçi ve Emekçiler Bayramının 127 Yıllık Tarihi 01 Mayıs 2013
1 Mayıs’ta Alanlardayız29 Nisan 2013
16. Gaziemir Uluslararası Çocuk Şenliği24 Nisan 2013
Urla’da 23 Nisan Kutlamaları Festivale Dönüştü24 Nisan 2013
23 Nisan dünya çocukları Kemalpaşa’da23 Nisan 2013
İzmir'in ilk yöresel ürünler festivali başlıyor23 Nisan 2013
Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlu olsun23 Nisan 2013
Ankara'da TBMM'nin Açılması ve İlk TBMM Hükümetinin Kurulması 22 Nisan 2013
"ASKERİ CASUSLUK" BAYRAKLI ADLİYESİ ÖNÜ. Senin İçin Ey Demokrasi!20 Nisan 2013
Türk Milletine Çağrı bildirisinin ikincisi gerçekleştirildi 17 Nisan 2013
Ünlü piyanist Fazıl Say'a hapis cezası15 Nisan 2013
Halûk TARCAN web Sitemizde Yazarlar Sayfasında 11 Nisan 2013
Sevr'in Anayasası04 Nisan 2013
Eğitim-İş'ten Kamuda Türban Dayatmasına Tepki25 Mart 2013
Atatürk’lü Kapak İlk Sırada Yer Aldı25 Mart 2013

Anasayfa | İletişim | G.Başkanlarımız | Demokrasi Şehitleri | Tüzük | Atatürk | İlkeleri | Hakkında Söylenen | Kurduğu Kurumlar | Kurtuluş Savaşları | Kadın Kahramlar | Uğur Mumcu 24 Ocak 1993
CH