Ana Sayfa > GÜNCEL HABERLER

Türk Ermeni İlişkileri Broşürü Hazırlayan: Ahmet Gürel
12 Ocak 2015
Ermenilerin Osmanlı Türkleriyle tanışması nasıl olmuştur?
Fontu Büyült Fontu Küçült 100%
TÜRK ERMENİ İLİŞKİLERİ BROŞÜRÜ

Hazırlayan: Ahmet Gürel ADD Eğitim Komisyonu Üyesi
 
ERMENİLERİN OSMANLI TÜRKLERİYLE TANIŞMASI NASIL OLMUŞTUR?
 
1324 yılında, Bursa’nın Osmanlıya başkent olmasıyla, Ermenilerin Kütahya’da bulunan dini merkezinin, Bursa’ya taşınmasına Osmanlı Devleti tarafından izin verilmiştir.
         Fatih Sultan Mehmet İstanbul’u ele geçirdikten sonra, Bursa’da bulunan Ermeni Kilisesini Piskopos Ermenice Yovakim ile birlikte Galata’ya yerleştirmiştir. 1461 yılında, Fatih Sultan Mehmet Rumlardan alınan Sırp Kavork ve Sırp Hireşdogabet kiliseleri, Ermenilere ibadet etmeleri için tahsis ederek, Ermeni Patrikhanesinin açılmasına ve Piskopos Yovakim’i Ermeni Patriği olmasına izin vermiştir.[1]
 
OSMANLI MECLİSİNDE ERMENİ MİLLETVEKİLİ VE BAKAN VAR MIYDI?
 
1914 yılında, Osmanlı Meclisine 11 Ermeni Milletvekili seçilmiştir. Son Osmanlı Meclis-i Mebusan’ında ise; Gabriel Noradunkyan Paşa Bayındırlık ve Dışişleri Bakanı, Agop Paşa ise Hazine Bakanı olarak görev yapmıştır.[2]
 
ANADOLU’DA AÇILAN MİSYONER OKULLARININ İŞLEVİ NE İDİ?
 
19. yüzyıl sonunda, misyonerlerin sayısı 7.000’e ulaşmıştır. İngiltere, dünya üzerinde uyguladığı misyonerlik çalışmalarını ve sömürgecilik politikasını tam bir uyum içinde beraber yürütmüştür. İngiltere, ABD’nin kurulmasıyla büyük bir sömürge kaybına uğramıştır. İngiltere, bu kaybı gidermek için, hedefini Osmanlı topraklarına çevirmiştir. Amerikan Yabancı Misyon Örgütü AYMO, 1869 tarihinde Anadolu’da toplam 21 ana istasyon kurmuş ve 1870 yılında açılan okul sayısı 185’e ulaşmıştır.[3]
         1914 yılında ise, Anadolu’da eğitimde bulunan 707 yabancı okulundan 465’i Amerikan okuludur.[4]
         1861 yılında, Cristopher Robert, İstanbul’da Robert Koleji’ni kurduğunda;
         “Biz Bulgar milliyetçilerini Robert Koleji’nde yetiştirdik.”İstanbul’da açılan Robert Koleji’ni 1873’te Amerikan Kız Koleji’nin açılışı takip etmiştir.[5]
 
 
BERLİN KONFERANSI’NDA ERMENİLERİN BEKLENTİLERİ NELERDİ?
 
         13 Haziran 1878 tarihinde gerçekleşen Berlin Konferansı’na, Ermeni konusunu ilk kez götüren Mıgırdıç Hıramıyan’dır. Çete başı olan Hıramıyan, 1866 yılında Ermeni Meclisi’nce Patrik seçilmiştir. Berlin Konferansı sırasında Hıramıyan yaptığı konuşmada:
         “Ben, Ermenistan’ın acı çeken bir temsilcisiyim. Ben, hükümette benden öncekilerin yaptığını yapmayacağım. Benim yapacaklarım, Ermenilerin ve Ermenistan’ın bağımsızlık mücadelesi olacaktır” demiştir.[6]
 
AYASTEFANOS (YEŞİLKÖY) ANLAŞMASI SONRA YAŞANAN OLAYLAR NELERDİR?
 
         Rusların 1828–1829 savaşında Erzurum’a kadar ilerlemeleri Ermenileri harekete geçirmiş, içlerinden bir kısım Ermeni ailesi de Rusya’ya göçmüştür. Rus orduları Trakya’dan Yeşilköy’e kadar gelerek İstanbul’un kapılarına dayanmıştır. Doğu’da ise Rus orduları Erzurum’a kadar ilerlemiştir. 
         Eski Patrik Mıgırdıç Hıramyan, Narbey Papazyan ve Mosdicyan’dan oluşan, başkanlığını Patrik Narses Varabedyan’ın yaptığı Ermeni heyeti, Rus orduları Başkomutanı Grandük Nikola’ya şu muhtırayı sunmuşlardır:
         “Ermenilerin oturdukları Doğu illerinin, Ermenistan adıyla bağımsızlığı gerçekleşmez ise, bu vilayetlerin Rus kontrolü altına alınması.[7]
 
ERMENİ ÇETELERİNİN AMACINI VE EYLEMLERİNE DEĞİNİR MİSİNİZ?
 
         ‘Ayastefanos’ ve‘Berlin Antlaşmaları’ ile Ermeniler, Türk Ordusu ve çoğunluk olan Müslüman halk karşısında başarılı olamayacaklarını çok iyi bilmektedirler. Merkezi yurt dışında olan birçok Ermeni intikam çetesi kurulmuştur. 1882 yılında kurulan Hınçak çetesinin öldürdüğü ilk kişi kendilerini uyaran Haçik adında Ermeni bir avukat olmuştur.[8]
Hınçak çetesinin intikam yemini aşağıdadır;
 “Allah’a, namusuma ve dünyada benim için aziz ve soylu olan her şeye ant içerim ki, Hınçak ihtilal komitesinin, takip ettiği emellere, fikirlere, tertiplerin isabetli olduğuna inanıyorum. Ölüm saatime kadar, yorulmayıp komitemizin bütün programını, milletimizin aziz davasında istediklerini, bana verilecek vazifeleri daimi surette ve büyük bir bağlılıkla yerine getireceğime, barbar Türk’ün, soydaşlarımın boynunda asılı duran boyunduruğunu kırmayı başarıncaya kadar çalışacağıma, yemin ederim. Bu yeminime bağlı kalacağıma, ant içerim.”[9]
 
TAŞNAK KOMİTESİNİN ANADOLU’DAKİ EMELLERİ NEDİR ANLATIR MISINIZ?
 
        1890 tarihinde Tiflis’te kurulan Ermeni Taşnakkomitesinin ana hedefi, Anadolu Ermenistan’ının Bulgaristan ve Lübnan gibi özgürlüğüne kavuşmasıdır.[10]
         Kurulan İstanbul, Trabzon ve Van Taşnak Komitelerinin ortak yayınladığı ilk kanlı emir ise:
         “Türkü, Kürdü her yerde, her türlü şartlarda vur. Gericileri, hainleri, sözünden dönenleri, hafiyeleri öldür, intikam al!” Olmuştur.[11]
 
 
ERMENİ İSYANLARINDA RUSLARIN ROLÜ NEDİR?
 
         12 Ekim 1880 tarihli, İngiliz Van Konsolosu Yüzbaşı Emilius Clayton raporunda Ermenilerin Ruslar tarafından silahlandırılması konusunda şunları yazmaktadır:
         “Rusya, Türkiye Ermenilerine silah göndermek için Ermenistan’da çeteler kurdurmuştur. Silahların dağıtılması için ise Ermeni militanları görevlendirilmiştir.”[12]
         24 Kasım 1880 tarihinde, Erzurum’daki İngiltere Konsolosu Yüzbaşı Everett de’nin yazdığı rapor, Yüzbaşı Clayton’un yazdığıyla paralellik taşıyordu:
         “Ermeniler için Rusya’dan silah getirildiğinin kesin olduğu ve bu silahların Türkiye’ye karşı toplandığı anlaşılmıştır.” Yüzbaşı raporunda, Rus Konsolosu M. Ober Müller’in bu saptamayı tasdik ettiğini bildirmiştir.[13]
 
ERMENİ İSYANLARINDA İNGİLİZLERİN ROLÜ NEDİR?
        
         İngiliz haber alma örgütü başkanı Gladstone, en güvendiği ajanı James Bryce’ı Doğu Anadolu’daki ve Kafkasya’daki Ermenileri incelemekle görevlendirmiştir. İngiliz-Ermeni Birliği’nin arşivinden bulunan Bryce’ın raporunu okuyalım:
         “Türkler Anadolu topraklarından kovulmalı ve onlardan boşalacak yerlere de Ermeniler yerleştirilip, İngiltere’nin himayesinde bir Protestan Ermeni Devleti kurulmalıdır.”[14]   
          03 Nisan 1919 günlü İngiliz Yüksek Komiser vekili Amiral Richard Weber’in raporunda, Türkler için cezalandırma önerisi şöyledir:
         “Türk İmparatorluğunu parçalayıp, milleti cezalandırma ile işe başlanmalıdır. Benim listemdeki yüksek görevliler ibret için yargılayarak, cezalandırılmalıdır.”[15]
          1890’lı yıllara ait Anadolu’da inceleme yapan Ermeni tarihçi G.M. Arutyunyan, İngiliz emperyalizminin kışkırtıcı politikalarına şöyle vurgu yapmıştır:
         “Ermeni meselesinin sömürülmesinde en aşağılık ve gerici rolü İngilizler oynamıştır. Türkiye’deki Ermeni burjuvazisinin önemli bir kısmı, o dönemde İngiliz himayesini benimsemiş ve Ermeni milli hareketini onların güdümünde maceracı-terörist bir çizgide oluşturmuştur.”[16]
 
ANADOLU’DA ÇIKAN ERMENİ İSYANLARLARINI ANLATIR MISINIZ?
 
         Anadolu’da çıkan Ermeni isyanlarının alt yapısının nasıl hazırlandığını, 800 yıl Türklerle dost olarak yaşayan Ermenilerin ‘Sadık Millet’ten nasıl ‘Asi Millet’e geçmekte olduğunu yabancı belgelerden görebiliriz.
         Geleneksel Türk hoşgörüsüne karşın, Ermeni çeteleri; Türk erkekleri cephedeyken, Türk köylerine saldırmayı planlarının en önemli parçası olarak görmüşlerdir. Ermeni çeteler, kadın, çoluk, çocuk demeden, hazırladıkları planlara ve talimatlara uyarak, silahsız Türklere etnik katliam yapmışlardır.[17]
         İstanbul’da ve Anadolu’nun değişik yörelerinde baş gösteren kanlı olaylar, siyasal büyüteçler altında bir ‘Ermeni katliamı’ diye dünya kamuoyuna sunulmuştur.
 
TÜRK-RUS SAVAŞINDA ERMENİLERİN DAVRANIŞI
 
         21 Şubat 1909–06 Mart 1913 tarihleri arasında Anadolu’da görev yapan Rus Büyükelçisi Zinovyev’in raporunda şunlar yazılıdır:
         “Van’da iki Müslüman ve bir Ermeni Milletvekili seçilmiştir. Müslümanların, Hıristiyanlara karşı düşmanlığı yoktur. Türkler, özellikle subaylar Ermenilerle dostça ilişkiler kurmaya çalışmaktadır. Fakat Ermeniler, Taşnak komitacıları tarafından kışkırtılarak Türklere yaklaştırılmıyorlardı.”[18]
         26 Kasım 1912 tarihinde, Rus Büyükelçiliğinin, Rusya Dışişleri Bakanı S. D. Sazanof’a gönderdiği raporda, açık olarak Rusya’nın, Ermenileri kullanarak Doğu Anadolu’ya hâkim olmak istedikleri ifadelere yer verilmektedir:
         “Bu anlatılanlar, Ermeni halkının gittikçe Rusya tarafını tutmakta olduğunu göstermektedir. Bu isteğin, gerçekten de içten ve samimi olduğu ortadadır. Rusya’ya olan sempati, Ermeni burjuvası ve aydınları arasında da çok yaygındır. …21 Kasım tarihinde, Beyazıt Konsolosu’nun bildirdiğine göre, bütün Ermeniler, Türkiye’ye karşı düşmanca tavırda bulunuyor ve Rusya’nın Ermeni topraklarını işgal etmesini bekliyorlardır. Ermeni Patriği Rusya’ya Türkiye’deki Ermeni halkını kurtarması için yalvarmaktadır.”[19]
 

YAKALANAN ERMENİLERİN SİLAHLARI
 
ERMENİLERİN VAN’I ELE GEÇİRMELERİ VE RUSLARA TESLİM ETMELERİ KONUSUNDA NELER SÖYLERSİNİZ?
 
         10 bin kişiden oluşan Ermeni Kuvvetleri; Van’da, 2.500 Türk’ü hunharca katledip öldürmüşlerdir. Felix Valvy ‘İslam’da İnkılâp’ adlı kitabında, Van’daki kanlı isyan için şunları yazmıştır:
         “Nisan’da, Ermeni ihtilalcılar Van şehrini ele geçirdiler. Aram ve Vardan komutasında bir Ermeni Genelkurmayı oluşturdular. 6 Mayıs 1915 günü, Van eyaletini, Müslümanlardan temizlemiş olarak, Rus kuvvetlerine teslim ettiler. En meşhur Ermeni liderleri ise, Türk parlamentosunun eski üyesi Garo takma adıyla tanınan Karakin Pastırmacıyan’dı. Garo, Türkiye ile Rusya arasında çarpışmalar başlayınca, derhal Ermeni gönüllülerin başına geçmiştir.”[20]
 
TEHCİR - GEÇİCİ GÖÇ VE YERLEŞTİRME YASASI, UYGULAMASI HAKKINDA BİLGİ ALABİLİR MİYİZ?
 
         24 Nisan 1915 tarihinde yürürlüğe konulan geçici göç kararlarına göre; 16–65 yaş arasındaki Ermenilerin Doğu Anadolu ve Mersin-İskenderun bölgesine giriş çıkışları durduruluyor ve onların haberleşmelerini Türkçe yapmaları ve yeni okul açmamalarını öngörüyordu. Bundan bir süre sonra da yalnız Ermenilerin değil, savaş alanına yakın yerlerdeki tüm Osmanlı yurttaşlarının, gerektiğinde iç bölgelere taşınmalarına olanak veren yasa kabul edilerek, 27 Mayıs 1915 tarihinde yürürlüğe konuluyordu. Bu geçici yasa özetle; savaş döneminde hükümet uygulamalarına karşı gelenler için askeri makamlarca alınacak önlemleri kapsıyordu.
         30 Mayıs 1915 tarihinde, Osmanlı Hükümeti’nce çıkarılan bir yönetmenlikle; Ermenilerin yollarda can ve mallarının korunması için gereken önlemlerin alınması yükümlülüğü yerel yönetimlere verilmişti. Yönetmeliğin uygulanmasında hatası görülenlerin sorumlu tutulacakları da ayrıca belirtilmişti.
         Çıkarılan yasayla, öncelikle Osmanlı Hükümeti’ne karşı gelen ve düşmanla işbirliği yapan Ermenilerin kimliklerinin saptanmasına başlanmıştır. Bu yasayla, savaş alanından uzaklaştırılması planlanan Ermenilerin, Suriye, Halep, Şam ve Filistingibi Osmanlının savaş dışı bölgelerinde yerleşimi öngörülmüştür. Göç ettirilecek yaklaşık 800 bin Ermeni için dört göç bölgesi saptanmıştı. 1916 yılı sonuna kadar, göçenlere yalnızca yeme ve içme giderleri olarak da 175 milyon kuruş harcanmıştır.[21]
         26 Eylül 1915 tarihinde çıkarılan diğer bir geçici yasaya göre; göç ettirilenlerin mal ve mülkleri komisyonlarca mahkemelerce satılarak elden çıkarılacaktır. Taşınmazların hazinece bedelleri ödenecek, taşınır mallar satılarak, elde edilen paralar sahiplerine verilecekti.
 
24 NİSAN 1915 GÜNÜ, SOYKIRIMINI ANMA GÜNÜ OLARAK NEDEN SEÇİLMİŞTİR?
 
         18 Mart 1915 tarihinde ise Çanakkale Boğazını geçemeyeceğini anlayan İtilaf Devletleri; 25 Nisan 1915 tarihinde Çanakkale’yi geçmek için karaya asker çıkarmıştır. Ermenilerin, yaptıkları ihanet karşısında, Osmanlı Hükümeti’nin bir dizi önlem almak zorunda kalmıştır. 24 Nisan 1915 tarihinde hükümetin çıkardığı bir genelgeyle; Osmanlı sınırları içinde bulunan tüm Ermeni parti ve komite merkezleri ile şubeleri kapatılmıştır. Ermeni parti ve komitelerinin elebaşları olan 2345 kişi yakalanarak, devlet aleyhine çalışmada bulunmak suçundan, askeri mahkemeye gönderilmiştir. Bu yakalanan Ermeniler bir müddet sonra serbest bırakılmıştır. Ermenilerin, 24 Nisan 1915 tutuklanma tarihi, her yıl ‘Sözde Ermeni SoykırımıAnma Günü’ olarak ilan edilmiştir.
 
TEHCİR SUÇLULARININ YARGISIZ İNFAZI VE MALTA’YA SÜRÜLMELERİNİ ANLATIR MISIN?
 
         Zorunlu göç sırasında çıktığı iddia edilen olayları araştırmak için, Osmanlı Hükümeti 1917 yılında bir soruşturma komisyonu kurmuştur. İngiliz yanlısı hükümetin kurduğu bu komisyonun asıl görevi, suçlu bulduğu kişileri düzmece mahkemelerde yargılayarak cezalanmaktır.
          Bu yargılamalara ilk örnek; Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Bey’in idama mahkûm edilmesidir. İngilizler, 1920 yılına kadar, soykırımla suçlayarak, Malta’ya gönderdiği Türklerin sayısı 144’e ulaşmıştı.[22]
         Daha sonra İngilizlerce yapılan tutuklamalarla bu sayı 1397’ye ulaşmış ve suçlu olduğu ileri sürülen, fakat suçlulukları kanıtlanamayan 67 kişi de bu arada asılmıştır.[23]
 
TEHCİR SANIKLARININ DURUŞMALARI İÇİN İNGİLİZ VE ABD DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI ARŞİVLERİNDE YAPILAN ARAŞTIRMAYI ANLATIR MISIN?
 
            Ermenilerin, Türkler tarafından soykırım yapıldığı iddia edilen bölgede görevli olan Doğu Bölgesi Konsolosluk Subayı W.S. Edmonds, 16 Ocak 1920 tarihinde, İngiliz Dışişleri Bakanlığına şu notu göndermiştir:
         “ Burada katliam olayının gerçekleştiğine ait yeterli bir kanıt yoktur.”
         Doğu bölgesinde çalışan bir başka Konsolos olan Dwight Osborne da aynı konuyla ilgili şunları yazıyordu:
         “Soykırım emri vermek bir yana, Osmanlı İçişleri Bakanlığı’nın verdiği emrin son paragrafında, kitlesel öldürme hareketlerine yol açılmaması konusunda uyarılar yer alıyordu.”[24]
         1 Haziran 1919 günü, İngiliz Foreigne Office, Amerika Birleşik Devleti’nden tehcir suçluları yargılayabilmek için arşivlerinde kanıt aramalarını istemiştir. Tutuklular aleyhine aranan kanıtlar için yapılan araştırmanın tam iki yıl sonrasına ait yapılan yazışmalar aşağıdadır. İngiltere’nin Washington Büyükelçisi Sir A. Gebdes’in, 1 Haziran 1921 tarihli ‘Foreigne Office’ 371/650 sayıyla hazırladığı raporunda:
          “Senatoda, Osmanlı Hükümeti’ni suçlayacak hiçbir belgeye rastlanmamıştır. Ermenilerin sunmuş oldukları belgeler, kişilerin gözlemlerine, yaşadıklarına ait değildir. Belgeler, daha çok, Ermenilerin duygularına göre şekillenmiş söylentiler halindedir ve ikinci derecededir. Onların, hiçbir hukuki değer taşımayan belge olduğu anlaşılmıştır” denilmektedir.[25]
         İngiltere’nin ABD Büyükelçisi R. C. Craige’nin, İngiliz Dışişleri Bakanı Lord Curzon’a gönderdiği yazıda:
         “Lordum, 16 Haziran 1921 tarih ve 775 sayılı yazınıza yanıt olarak, bu yazıyı yazıyorum. Ermeni katliamıyla ilgili olarak çalışma arkadaşlarımdan birinin, 12 Temmuz günü Amerikan Dışişleri Bakanlığı’nı ziyaret ettiğini bildirmekten şeref duyarım. Arkadaşıma, Amerikan Konsolosluğu’nca, son savaşta Ermenistan’da yapılan katliamla ilgili raporları incelemesine izin verildi. Bunlar, Majesteleri Hükümeti’nin amaçlarına en çok yarayacak yüzlerce rapor arasından seçilmişti. 
         Bu belgeler içinde; yargılanmak üzere Malta’da tutuklu bulunan Türkler aleyhine kanıt olarak kullanılabilecek hiçbir şeyin bulunmadığını üzülerek arz ederim. …Bunların hakkında yazılanlar da, yazarının şahsi kanılarından öteye gitmemekte ve yeterli suç delili olabilecek, hiçbir elle tutulur olay gösterilmemektedir.
         Bu durum karşısında ve Amerikan Dışişleri Bakanlığı’nın raporlarında; Majesteleri Hükümeti’nin elinde halen bulunmakta olan bilgiyi doğrulamak amacıyla kullanılabilecek nitelikte hiçbir kanıta rastlanamamıştır. Korkarım ki, bu konuda yeni bir soruşturma yapmak için, Amerikan Hükümeti’ne başvurulmasında herhangi yeni bir şey elde etme umudu da yoktur. Amerikan Dışişleri Bakanlığı’nın, yakın bir tarihte, bu durumu açıklığa kavuşturmak olanağı bulamadığından dolayı üzüntü duyuyorum” demiştir.[26]
         İngiliz Dışişleri Bakanlığı yetkilisi Mr. Edmons’un, İngiliz Dışişleri Bakanlığı’na yazdığı benzer bir raporda:
         “Bu yazıdan anlaşıldığına göre, Malta’ya sürülenleri mahkûm ettirme şansımız hemen hemen sıfırdır. Amerikan Hükümeti’nin de, bize hiçbir delil yardımında bulunamayacağını anladık” denilmektedir.[27]
 
İNGİLİZLERİN 1919 TARİHİ SONRASI ERMENİLER HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİNİ ANLATIR MISINIZ?
 
Anadolu’da 1919 yılında başlayan “Kurtuluş Savaşı”, Ermeni destekçisi devletlerde panik yaratmış ve Ermenilere verdikleri destekleri çekmelerine neden olmuştur. Bunu bir kaç örnekle anlatacağım.
         11 Mart 1920 günü, Vikond Bryce, Lordlar Kamara’sında Türkler tarafından Ermenilerin katliama uğradıklarını gündeme getirmiştir. Lord Curzon’un, Bryce’a verdiği yanıt şöyleydi:
         “Dünyanın bu bölgesinde Ermeniler, hatta son haftalarda da bazı kimselerin sandığı gibi ‘masum kuzucuklar’ olarak davranmışlardır. Şu anda elimde, onlar tarafından son derece vahşi ve kana susamış bir şekilde işlenmiş saldırılara ilişkin bir sürü rapor vardır. Kuzey Ermenistan’daki Ermenilerin, ne katliam, hatta ne de saldırı tehlikesinde olduklarına inanmıyorum.”[28]
           İngiliz Yüzbaşı Charles Norman’ın, kendi hükümetine yazdığı raporunda:
         “Türk-Ermeni çatışmasına ait gerçekleri öğrenmenin artık zamanı geldi. Şimdiye kadar, karışıklıkları sadece Ermenilerin anlattığı ve İngiliz dostlarının heyecan çığlıklarıyla süslendiği şekilleriyle duyduk. Henüz, Osmanlıların savunmasını dinlemedik. Katliam, yağma ve kadınlara tecavüz hikâyelerini bıkıncaya kadar duyduk; fakat bunların hiçbiri bir tek Avrupalı görgü şahidi tarafından kanıtlanmamıştı” demiştir.[29]
           İngiliz gazetecilerin Ermeniler tarafından kandırıldığını belirten Yüzbaşı Norman, şunları anlatmıştır:
         “Çünkü İngiliz gazetelerinin Ermeni kadınlarının onursuz yaşamaktansa, önce kendi çocuklarını sonra da kendilerini Sasun Dağları’nda uçuruma atmayı yeğledikleri haberleri gerçek değil, efsaneleşmiş yalanlardır.”
          Ermenilerin ölü sayısı hakkında verdikleri rakamların da çok abartıldığını ifade eden Yüzbaşı Norman,şunları ilave eder:
         “Onlar, her şeyi, ölü sayılarını arttırdıkları gibi, abartırlar.”[30]
 
İNGİLİZLERİN, ERMENİLERİ YALNIZ BIRAKMASINA ÖRNEKLERLER VERBİLİR MİSİN?
 
         İngilizlerin emperyalist emelleri için Ermenileri kullanıp sonradan da nasıl yalnız bıraktığını birçok belgeden görebiliriz. Bu konuya en güzel örnek olarak, 1919 yılının Mart ayında, Sevr Antlaşması’nın imzalanmasından önce, Lloyd George’un yaptığı konuşmayı verebiliriz:
     “Ermeniler, yardım edilebilecek niteliği yitirmiştir. Artık kendi başlarının çaresine bakmaları gerekmektedir. Ermenistan Cumhuriyeti’nin geleceği, doğrudan doğruya Ermenilerin kendilerinin özgürlüklerini savunmaya hazır olup olmadıklarına bağlıdır. Eğer isteseler, kırk bin kişilik bir ordu toplayabilirler ve Büyük Britanya veya İtilaf Devletleri’nden biri, onlara silah yönünden yardımcı olabilir. Durmadan diğer ülkelerin sırtına yük olacak, çağrılar gönderecek yerde, bırakalım kendi kendilerini savunsunlar.”[31]
         11 Aralık 1919 tarihinde yapılan bir toplantıda, Fransız Başbakanı Clemenceau ile İngiliz Başbakanı Lloyd George Ermeni konusunu görüşmüşlerdir. Lloyd George, toplantıda Ermeniler hakkında düşüncelerini şöyle açıklamıştır:
         “Ermeniler bir arada bulunmak için çok tehlikeli insanlardır. Çok masraflı olmalarına rağmen doyumsuzlardır.”
           11 Mayıs 1920 tarihli, ‘New York Times’ gazetesi ise şunları yazıyordu:
         “Ocak ayında, İngilizler Kafkasya’ya ordu göndereceklerdi. Sonra, Lloyd George bu fikirden birden vazgeçti, Bolşeviklerle ticaret yapmayı tercih etti.”[32]
 
FRANSIZLARIN 1919 TARİHİ SONRASI ERMENİLER HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİNİ ANLATIR MISINIZ?
 
         Fransa, her zaman ezilmiş milletlerin koruyucusu ve kurtarıcısı gibi bir rolü kendine biçmiştir. Türkiye’de bu rol için, suni olarak kendileri tarafından yaratılmış olan Ermeni sorununu seçmişlerdir. Fransa, uzun zaman bu rolünü fiili olarak kendi emperyalist politikasını uygun olarak sürdürse de, günümüzde bu konudaki uğraşlarını protesto etmekten daha ileri gidememiştir.
         1800’lerden bugüne, Fransızların Ermeni politikasını bilinmektedir. Fransa bu dönemlerde, Ermenileri yönlendirerek ve onları ‘Küçük Fransa’ olarak kışkırtarak kullanmıştır. Peki, Fransızların geleneksel Ermeni politikasında, 1919 tarihinden sonra, ne gibi değişiklikler oldu?
         İngilizler, 1919 yılında Kafkasya’yı boşaltırken, Fransız Başbakanı Clemenceau; ‘Ermenistan bölgesine 10- 12 bin asker göndermeyi’ öneriyordu. Fransızlar birliklerini öyle bir rotayla göndermeye başladılar ki, bununla Fransa’nın asıl hedefinin; Kilikya ve Güney Ermenistan’ı işgal etmek olduğu anlaşılıyordu. Fransa, bir ay sonra yaptığı ‘Suriye Antlaşması’nın parçası olarak, Suriye topraklarını işgal ederek asıl amacına ulaşmış, Ermenistan’a asker göndermekten vazgeçmiştir.[33]
         Fransız Başbakanı Clemenceau’un aşağıdaki demeci, yukarıda açıklanan Fransızların doğu politikasının ne olduğunu tam olarak anlatmaktadır:
         “Ben, Kilikya’yı, Suriye’yi, Şam’ı, Halep’i, Beyrut’u ve Musul’dan elde edilecek petrolün akacağı İskenderun Limanı’nı alabilmek için, Musul’u İngilizlere bir yem olarak verdim.”[34]
 
 
ABD’NİN 1919 TARİHİ SONRASI ERMENİLER HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİNİ ANLATIR MISINIZ?
 
         Amerika Birleşik Devletleri, İngilizlerin Sevr’i isteyen ve imzalayan kendileri değillermiş gibi davranmalarından çok rahatsız olmuşlardır. Bu konudaki ABD tepkisi, Ortadoğu’yu gezen Amerikan Soruşturma Komisyonu ve Amerikan-Asya Birliği aracılığıyla şöyle gösterilmiştir:
         “Amerika’nın kaçındığı, geri kalmış halklara karşı sorumluluk almaktan değildir. Tedavi edilemez emperyalizmin akıl almaz karmakarışık oyunlarına gelmekten kaçınıyoruz. Ermenilerin yardım çağrıları, Büyük Britanya’nın emelleri için Ortadoğu’nun doğal sınırları Kafkas dağlarını elde tutmak şeklinde düzenlettirilmiştir. İngilizler hiçbir çıkarları olmasaydı, oralarda bulunmazlardı.”[35]
         8 Haziran 1915 tarihinde, Amerika’da yayınlanan Ermeni ‘Arzk’ gazetesine ABD Başkanı Roosevelt’in yaptığı açıklama şöyleydi:
         “...Ben, bağımsız bir Ermenistan görmek isteğindeyim. Amerika’daki vatandaşlarınıza söyleyin, Ermeniler hürriyeti başkalarından beklemesinler. Hürriyetlerini kendi kendilerine elde edeceklerdir. Ermenilerin silah kullanma eğitimiyle uğraşmalarını öneriniz.”[36]
         Başkan Wilson’un danışmanları olan Robert Lansing, Henry Morgenthau ve Alb. House’un Ermenilerin geleceği konusunda hazırladıkları raporun özü şöyledir:
         “Eğer ABD, Ermeni manda yönetimi kurarsa, 2000 yıllık Doğu’nun mücevheri olan İstanbul’da bencil Avrupa’nın oyunları sona erdirecektir. İslam’ın başkenti İstanbul’u yalnızca ABD’nin uygarlaştıracaktır. Eğer George Washington yaşıyor olsaydı, hiç duraksamadan insanlığa hizmet için, bu adımı atar ve bu sorunu çözerdi.”[37]
 
SOVYET RUSYA’NIN 1919 TARİHİ SONRASI ERMENİLER HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİNİ ANLATIR MISINIZ?
 
         Sovyet tarihçisi V. Gurko-Kryajin’in kaleme aldığı ‘Ermeni Maddesi’nde:
         “Çarlık ve İngilizler ‘Denizden denize Ermenistan’ hayalini pompalamışlardır. 1921 Nisan ve Mayıs aylarında, Batı Avrupa emperyalistleri Ermeni sorununu ABD emperyalizmine devrettiği” vurgulanmıştır.[38]
         Ermenilerin, büyük devletlerin Doğu politikasının kurbanı olduğunun altını çizen Boryan, Ermenilerin, emperyalist devletlerin ekonomik ve siyasal çıkarları yüzünden acı çektiğini belirtir ve İngiltere, Rus Çarlığı ve Almanya’nın, yaşanan olayların doğrudan sorumlusu olduğunu anlatır.
 
LENİN VE STALİN’İN TÜRK-ERMENİ İLİŞKİLERİ KONUSUNDAKİ GÖRÜŞLERİNİ ANLATIR MISINIZ?
 
           Lenin, ‘Emperyalizm’ adlı kitabında Çarlık Rusya’sı için:
         “Ermenilerin, Türk bölgelerinde kargaşalık çıkarmak için ajan olarak kullanıldığı” notunu düşmüştür. Lenin, aynı kitapta, Quadfliefg’in ‘1774’ten 1914’e Rus Yayılma Politikası’ başlıklı kitaptan şu alıntıyı yapmıştır:
         “Bu arada, İngiltere, Kuveyt Sözleşmesi’yle Rusya ile Türk sorunundaki anlaşmazlığını, Ermenistan ve Küçük Asya konusuna taşıdı. Rusya gizlice Ermenistan’da hazırlık yapıyor, Fransa Suriye’nin özlemini çekiyor ve Almanya Fırat bölgesini işgal etmeyi arzuluyordu. Böylece, Türk sorunu küçük bir zaman dilimleri içinde bir yüzyıl daha Avrupa’nın iştahını kabartacaktır. Rus diplomasisi dikkatini Güney Asya sorununa daha çok yöneltmek zorundadır.”[39]
30 Kasım 1920 tarihinde, Stalin’in, ‘Pravda’ gazetesinde bu konuda yayımlanan konuşmasında:
         “Taşnak Ermenistan’ı, kuşkusuz, onları Türkiye’nin üzerine saldırtan İtilaf Devletleri’nin provokasyonuna kurban olduğu” belirtilmektedir.
         16 Mart 1921 günlü ‘Pravda’ gazetesinde yayımlanan Stalin‘in yazısında:
         “Taşnak iktidarının İtilaf Devletleri’nin ajanı olduğu”belirtilmiştir.[40]    
 
OVANES KAÇAZNUNİ’NİN İTİRAFLARINI ANLATIR MISINIZ?
 
            Taşnak lideri ve Ermenistan’ın 1918–1920tarihleri arasında ilk Başbakanı olan Ovanes Kaçaznuni, Ermeni gerçeğinin yanlışlarını o yıllarda görmüştür. ‘Büyük Ermenistan’ hayalinin gerçekçi olmadığını saptayan bu lider, Türklere karşı harekete geçen, Kafkasya’daki Ermeni gönüllü birliklerine karşı çıkarak, Türklere karşı harekâtın, bir an önce durdurulmasını savunmuştur. Kafkas Ermenilerinin, Türk Ermenilerinin işlerine burunlarını sokmaması konusunda uyarıda bulunan bu lider, Taşnakların bu politikalarının, Türk Ermenilere özgürlük değil, ölüm getireceğini vurgulamıştır. Ama ne yazık ki, bu uyarılarından sonuç alınamamıştır.                                                                              
         Kaçaznuni’nin tehcir konusundaki tespiti çok ilginçtir:    
         “1915 yaz ve sonbahar döneminde, Türkiye Ermenileri zorunlu tehcire tabi tutuldu, kitlesel sürgünler ve baskınlar gerçekleştirildi. Bütün bunlar, Ermeni sorununa ölümcül bir darbe vurdu.
          Tarihsel Ermenistan’ın, bize devreden gelenekleri ve Avrupa diplomasisinin vaatleri doğrultusunda, bağımsızlığımızın temelini oluşturması gereken bölgeler boşaltıldı; Ermeni illeri, Ermenisiz kaldı.          
         Türkler ne yaptıklarını biliyorlardı ve bugün pişmanlık duymalarını gerektirecek bir konu bulunmamaktadır. Sonradan da anlaşılacağı üzere, Türkiye’de Ermeni meselesinin temelli çözümü açısından bu yöntem, en keskin ve en uygun bir yöntemdi.”[41]    
 
SOYKIRIM NEDİR?
 
         ‘Soykırım’ kavramını, Amerikalı hukuk profesörü Raphael Lemkin Devletler Hukuku’na yerleştirmiştir. 11 Aralık 1946 tarihinde Birleşik Milletlerce kabul edilen bu kavram, 12 Ocak 1951’de yürürlüğe girmiştir. ‘Soykırım Sözleşmesi’ni, Türkiye 1950 tarihinde imzalamıştır. Aynı sözleşmeyi; İngiltere 1970’te, ABD 1989’da, Ermenistan ise 1991 yılında kabul etmişlerdir.[42]
         Ermeniler ve onları bu süreçte kendi emperyalist emelleri için kullanan devletler, tarih boyunca yaptığı yanlışlar, bu kez de olayları ‘Soykırım’ adına çıkışı olmayan bir yöne doğru götürmektedirler. Ermeniler, kendi ulusal çıkarlarına uygun hareket etmek istiyorlarsa, öncelikle şimdiki komşuları olan Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik haklarına saygılı olmalılardır.
 
[1]Uzundere,a.g.e., s. 52–55.
 
Hazırlayan: Ahmet Gürel ADD Eğitim Komisyonu Üyesi
 



[1]Mürsel Köse, İşgalden Kurtuluşa, Kuban Yayıncılık, Ankara 2003, s. 110.
[2]Ali Eşref Uzundere,İnsanlık Suçu; Iğdır ve Çevresinde Ermenilerin Türk Kırımı, T.C. Kültür Bakanlığı Yayını, Ankara 2002, s. 13.
[3]Nurşen Mazıcı,,ABD’nin Güney Kafkasya Politikası Olarak, Ermenistan sorunu 1919–1921, Pozitif Yayınları, İstanbul 2005, s. 22.
[4]Ersal Yavi, 1856–1923 Emperyalizm Kıskacında Türkler Ermeniler Kürtler, Yazıcı Yayınevi, İzmir 2003, s. 36. 
[5]Uzundere, a.g.e., s. 24–25.
[6]Uzundere,a.g.e., s. 47.
[7]Süleyman Kocabaş, Ermeni Meselesi Nedir? Ne Değildir?, Vatan Yayınları, Kayseri 2004, s. 42.
[8]Altan Deliormanlı, Türklere Karşı Ermeni Komiteciler, Boğaziçi Yayınları, İstanbul 1975, s. 31.
[9]Ali Sevim, Selçuklu–Ermeni İlişkileri, Türk Tarih Kurumu Yayını, Ankara 1983, s. 9–10.
[10]İsmet Binark, Asılsız Ermeni İddiaları ve Ermenilerin Türklere Yaptıkları Mezalim, ATO Yayını, Ankara 2001, s. s. 36.
[11]Köse, a.g.e., s. 116.
[12]Uzundere, a.g.e., s. 34.
[13]Uzundere, a.g.e., s. 34.
[14]Ferit Erden Boray, Beyaz Ölüm Türkler ve Ermeniler, Kum Saati Yayınları, İstanbul 2003, s. 79.   
[15]Turgut Özbay, Lozan Sevr Karar Ver!, Tanı Yayın, Ankara 2005, s. 45.
[16]Mehmet Perinçek, B.A. Boryan’ın Gözüyle Türk-Ermeni Çatışması, Kaynak Yayınları, İstanbul 2006, s. 46–47.
[17]Binark, a.g.e., s. 39.
[18]Yusuf Halaçoğlu, Ermeni Tehciri ve Gerçekler 1914–1918, Türk Tarih Kurumu, Ankara 2001, s. 37–38.
[19]Halaçoğlu, a.g.e., s. 32.
[20]Binark, a.g.e., s. 47.
[21]Şerafettin Turan, Türk Devrim Tarihi, Bilgi Yayınevi, İstanbul 1999, s. 97.
[22]Georges de Maleville, 1915 Osmanlı-Rus Ermeni Trajedisi, Toplumsal Dönüşüm Yayınları,  İstanbul 1998, s. 100.
[23]Abdurrahman Çaycı, Türk–Ermeni İlişkilerinde Gerçekler, Atatürk Araştırma Merkezi Yayını, Ankara 2000, s. 68.
[24]A. Alper Gazigiray, Ermeni Terörünün Kaynakları, Gözen Kitabevi,  İstanbul 1982, S. 297.
[25]Binark, a.g.e., s. 76.
[26]Binark, a.g.e., s. 76.
[27]Binark, a.g.e., s. 76.
[28]Orhan Koloğlu, Popüler Tarih, Mart 2001, s. 37.
[29]Halaçoğlu, a.g.e., s. 46.
[30]Samuel A Weems, Ermenistan Terörist Hıristiyan Ülkenin Sırları, İleri Yayınları, 2006,s. 69.
[31]Koloğlu, a.g.m., s. 38.
[32]Koloğlu, a.g.m., s. 38–39.
[33]Işık Kansu, ‘Fransa’nın Ermeni Kartı’ adlı makale, Ankara Kulisi, Cumhuriyet, 22.01.2001.
[34]Yaşar Akbıyık, Milli Mücadelede Güney Cephesi Maraş, Atatürk Araştırma Merkezi, Ankara 1999, s. 3.
[35]Koloğlu, a.g.m., s. 38.
[36]Binark, a.g.e., s. 48.
[37]Nurşen Mazıcı,ABD’nin Güney Kafkasya Politikası Olarak, Ermenistan sorunu 1919–1921, Pozitif Yayınları, İstanbul 2005, s. 118.
[38]Mehmet Perinçek,‘Sovyet Kaynaklarında Taşnaksutyun Gerçeği’, Teori, Uluslararası Yayıncılık, İstanbul Nisan 2005, s. 17–18.
[39]Perinçek, a.g.g., 12 Nisan 2005.
[40]Perinçek, a.g.g., 12 Nisan 2005.
[41]Ovanes Kaçaznuni, Taşnak Partisi’nin Yapacağı Bir Şey Yok, Kaynak Yayınları, İstanbul 2005, s. 32–33.


Facebook hesabınızla yorum yapın:




Veya Facebook'a bağlanmadan yorum yapın:

Rumuz veya Ad/Soyad*
E-posta*

(E-posta adresiniz sitede görünmez)
Yorum*


(Yandaki güvenlik kodunu bu alana giriniz)
   
 

Diğer GÜNCEL HABERLER Haberleri

Başlık Tarih
 
LOZAN’DAN CUMHURİYET YÜRÜYÜŞÜNE 23 Temmuz 2018
Cumhuriyet, Atatürk Düşmanı Atatürksüz Müfredata Hayır06 Kasım 2017
9 Eylül Nif'ten İzmir'e Doğru08 Eylül 2017
17 Ağustos 1999 Saat: 03:02 Merkez Üssü Gölcük17 Ağustos 2017
Basın Açıklaması ve Atatürk’ün Manevi Çocukları10 Mayıs 2017
2 Temmuz İnsanlık Adına Kara Bir Gün02 Temmuz 2016
Aliağa Emek ve Demokrasi Platformu'ndan Laiklik Tepkisi30 Nisan 2016
KÖY ENSTİTÜLERİ 16 Nisan 2016
19 Mayıs kutlamasını sınırlayan Milli Eğitim Bakanlığı genelgesini iptal ettirdik03 Mart 2016
DEÜ Atatürk İlk. ve İnk.Tar.Ens.Müd.Bülent Çukurova31 Ocak 2016
Kent Söyleşileri "Fotoğraflarla Gazi İzmir’de"22 Ocak 2016
YILBAŞI VE ÇAM AĞACI SÜSLEME GELENEĞİ31 Aralık 2015
Atatürk’ün Ankara’ya Gelişi 27 Aralık 191924 Aralık 2015
23 ARALIK KUBİLAY’I ANMA PROGRAMI15 Aralık 2015
YABANCI GÖZÜYLE ATATÜRK09 Kasım 2015
ATATÜRK`Ü SEVGİ VE ÖZLEMLE ANIYORUZ08 Kasım 2015
ATA’YA SAYGI KOŞUSU06 Kasım 2015
YARIN CUMHURİYETİ İLAN EDECEĞİZ…30 Ekim 2015
29 Ekim 2015 Saat: 9.30 da Gündoğdu Meydanındayız27 Ekim 2015
Bal Festivali 25 Ekim 2015 Kemalpaşa - Dereköy - Gökyaka19 Ekim 2015
İzmir Yangını 13 Eylül 1922 13 Eylül 2015
Başın Sağ olsun Nazilli09 Eylül 2015
İZMİR ZAFERİNİ KUTLUYOR06 Eylül 2015
8 Ağustos 1915 M.Kemal Anafartalar grup komutanlığına Atandı08 Ağustos 2015
24 Temmuz 2015, saat: 10.30’da İ.İnönü’nün doğduğu evdeyiz23 Temmuz 2015
AYŞE MAYDA-İZMİR’İN TANIKLIĞI13 Temmuz 2015
ADD Basın Açıklaması Ermeni soykırımı Tarinin çarptırılmasıdır24 Nisan 2015
Soykırım İddialarına Yabancı Belgelerle Yanıt24 Nisan 2015
TÜRK–ERMENİ İLİŞKİSİNİN DÜNÜ, BUGÜNÜ14 Nisan 2015
Görünmez İşgalden Türkiye Nasıl Kurtulur E.Tüma.Soner Polat10 Nisan 2015
ŞAKA, ŞAKA. S. Nazan Keskin Yazdı01 Nisan 2015
Adına Nevruz Denen Bayram20 Mart 2015
8 Mart’a Hazır mısınız? S. Nazan Keskin yazdı08 Mart 2015
YALAN Üzerine Kurulmuş İddia28 Ocak 2015
İNÖNÜ SAVAŞLARI26 Ocak 2015
“Uğur Mumcu’yu ve demokrasi Şehitlerini Anıyoruz”20 Ocak 2015
Zübeyde Hanım Karşıyaka’nın Kalbinde Yaşıyor14 Ocak 2015
Sarıkamış Zaferimiz Nasıl Engellendi?05 Ocak 2015
Yılbaşı Çam Ağaç Süslemesi Tamamen Türk Geleneğidir30 Aralık 2014
Mustafa Kemal Paşa’nın Ankara’ya Gelişi29 Aralık 2014
İsmet İnönü ve Gençliği-İzmir24 Aralık 2014
Kubilaylar Menemen’de!24 Aralık 2014
URBANUS’TAN MARAŞ’A KANLI SERÜVEN19 Aralık 2014
23 Aralık Kubilay’ı Anma Programı12 Aralık 2014
İzmir’in Urla İlçesi’ne bağlı Ovacık Köyü’nde, Orman Katliamı08 Aralık 2014
5 Aralık Türk Kadınına Seçme ve Seçilme Hakkı Tanındı04 Aralık 2014
24 Kasım Öğretmenler Günü Kutlu Olsun23 Kasım 2014
91. Yılında Cumhuriyet - Ahmet Gürelin'in yazısı30 Ekim 2014
Cumhuriyet Bayramı Programı ve Basın Açıklanası27 Ekim 2014
URLA KİTAP OKUYOR KAMPANYASI 24 Ekim 2014
Cumhuriyetimizin 91. yılını Tepeköy Mahallemizde kutluyoruz.22 Ekim 2014
Ankara'nın Başkent Oluşu 13 Ekim 192312 Ekim 2014
Mudanya Silah Bırakışımı Görüşmeleri 3 - 11 Ekim 192203 Ekim 2014
Atatürkçü Düşünce Derneği Basın Açıklaması26 Eylül 2014
Türk Dil Kurumu’nun ilk genel kurulu 26 Eylül 1932 25 Eylül 2014
İzmir’e Doğru 9 Eylül - Ahmet Gürel'in Yazısı08 Eylül 2014
30 Ağustos Zafer Bayramını Milletçe Kutlamalıyız30 Ağustos 2014
Başkomutanlık Meydan Muharebesi'nin 92. Yıldönümü25 Ağustos 2014
KENAN ÇOYGUN: BİR KIBRIS KAHRAMANI19 Temmuz 2014
İSRAİL SALDIRGANLIĞINA SON…! 19 Temmuz 2014
Cumhurbaşkanlığı Seçimi Hakkın da Basın Açıklaması28 Haziran 2014
ADD Kazandı Milli Eğitim Bakanlığı Kaybetti28 Haziran 2014
Amasya Genelgesi, (21-22 Haziran 1919)21 Haziran 2014
Atatürkçü Düşünce Derneği'nden destek17 Haziran 2014
Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Merkezi Basın Açıklaması10 Haziran 2014
"Tutsak eserler” 31 Mayıs 2014
1453 İstanbulun Geri Alınmasıdır!29 Mayıs 2014
Atatürkçü Düşünce Derneği 25’inci yaşını Nazım’da kutladı26 Mayıs 2014
İzmir'de sessiz yürüyüş20 Mayıs 2014
Prof. Dr. Kemal Arı'nın Yazısı "19 MAYIS RUHU"18 Mayıs 2014
Genel Başkanımız Tansel Çölaşan Soma'da 18 Mayıs 2014
19 Mayıs'ta Şehit Madencilerimiz İçin Yürüyoruz16 Mayıs 2014
301 Can Soma Madenci Şehitlerimiz 14 Mayıs 2014
Acınız Acımızdır14 Mayıs 2014
Kutlamalarımız İpal edildilmiştir13 Mayıs 2014
Tam Bağımsızlık Halk Yürüyüşü13 Mayıs 2014
Örğütümüze ve Halkımıza Önemli Duyuru11 Nisan 2014
18 Mart Çanakkale zaferinin 99. Yıldönümünü kutlu olsun17 Mart 2014
Emeğin Diğer Adı: Kadın08 Mart 2014
Muammer Aksoy’u Saygıyla Anıyoruz31 Ocak 2014
Değerli Vatanseverlerimize30 Ocak 2014
Gençlik, Ah Canım "Türk Gençliği"…30 Ocak 2014
YENİDEN DOĞUŞ BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN31 Aralık 2013
YERİ MALI KULLAN10 Aralık 2013
Balbay Özgür, Mücadeleye Devam10 Aralık 2013
5 ARALIK TÜRK KADININA MİLLET VEKİLİ SEÇME VE SEÇİLME HAKKI TANINDI05 Aralık 2013
Prof. Dr. Özer OZANKAYA; ÖĞRETMENLER GÜNÜNÜN 85. YILDÖNÜMÜNDE24 Kasım 2013
M.Ö. 4.000 DİYARBAKIR 19 Kasım 2013
saygı, özlem ve gururla anıyoruz09 Kasım 2013
90. yılında Cumhuriyet29 Ekim 2013
CUMHURİYETİMİZİN 90. YILINI DOLDURDUK KUTLU OLSUN28 Ekim 2013
UNUTMADIK, UNUTMAYACAĞIZ, UNUTTURMAYACAĞIZ!21 Ekim 2013
GÜLE GÜLE ÇILGIN TÜRK 1 Eylül 1930 - 28 Eylül 2013 28 Eylül 2013
Usta aktör Tuncel Kurtiz yaşamını yitirdi. 28 Eylül 2013
Bu haftaki konuğumuz; Sanatçı UTKU ERİŞİK27 Eylül 2013
81. DİL BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN!26 Eylül 2013
SESSİZ ÇIĞLIK YIL DÖNÜMÜ BASIN AÇIKLAMASI 23 Eylül 2013
13 Eylül 1921′ de kazanılan Sakarya Zaferi’nin hemen ardından19 Eylül 2013
09 Eylül 1922 – İzmir’e Doğru…09 Eylül 2013
ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ İZMİR ŞUBELERİ 9 EYLÜL KUTLAMA PROGRAMI06 Eylül 2013
Sivas Kongresi04 Eylül 2013
Dünya Barış Günü Tarihi ve Emperyalizmimin Suç Dosyası01 Eylül 2013
Büyük Taaruz’dan 30 Ağustos Zafer Bayramına30 Ağustos 2013
Afyon Kocatepe Saat 05:30 Etem Tem, Afyon Kocatepe'de yarattığı "anıt fotoğrafı" 26 Ağustos 2013
Osmanlıdan Kalan Miras10 Ağustos 2013
Türk dünyasına dair çalışmalarıyla tanınan fotoğrafçı, araştırmacı, yazar Servet Somuncuoğlu hayatını kaybetti.09 Ağustos 2013
5 AĞUSTOS 201306 Ağustos 2013
Ergenekon'da 18 Çelişki05 Ağustos 2013
Silivri Buluşmasını Engellemek İsteyen İktidarın Yaptığı Operasyonlara İlişkin Basın Açıklamasıdır 03 Ağustos 2013
5 AĞUSTOSTA SİLİVRİ'DEYİZ31 Temmuz 2013
HALÛK TARCAN YAZDI KURAMSAL HİNT-AVRUPA DİLLERİ’NİN SONU !..24 Temmuz 2013
Kıbrıs Adası’nın tarihçesi20 Temmuz 2013
KAHRAMAN ŞANLI TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ KIBRIS BARIŞ KAREKATININ 39. YILI19 Temmuz 2013
Alparslan Hocamızı Kaybettik 16 Temmuz 2013
Madımak Katliamı İnsanlığa Karşı İşlenmiş Bir Suçtur!02 Temmuz 2013
HAKSIZLIKLARA, HUKUKSUZLUĞA, ZORBALIKLARA KARŞI DURUYORUZ19 Haziran 2013
DURAN ADAM18 Haziran 2013
Genel Başkanımız Gezi Parkı Direnişini Sözcü'ye Değerlendirdi11 Haziran 2013
Balbay'a Özgürlük girişimi11 Haziran 2013
ADD Rize Şubemize Saldırı06 Haziran 2013
Nazım Hikmet Ran'ı ölümünün 50. Yılında saygı ve minnetle anıyoruz.03 Haziran 2013
YORUMSUZ02 Haziran 2013
29 MAYIS İSTANBUL’UN FETHİ DEĞİL İSTİRDADI’DIR30 Mayıs 2013
NE OLDU SURİYE POLİTİKAMIZ? (-Ah bu Eset’in Annesi, Ah!) KEMAL ARI YAZDI30 Mayıs 2013
Genel Başkanımız Sayın Tansel Çölaşan Reyhanlı'da 24 Mayıs 2013
19 Mayıs'ta Samsun'dan Yola Çıkan Şanlı Bayrağımızı Atamıza Sunduk 22 Mayıs 2013
VAHDETTİN DOSYASI (İşte Çakma Kahraman Vahdettin Gerçeği) Sinan Meydan Yazdı21 Mayıs 2013
ADD Kilis Şubesi: 21:00'de 19 Mayıs'ı Kutladı 21 Mayıs 2013
19 Mayıs'ta Samsun’dan Bisikletçilerimizin yola çıkardığı Bayrak ve Toprağımızı 21 Mayıs 2013
Deniz hırçın, dalgalar köpüklü, Vapur heybetli, vakit şafak, Gözler parlak, bakışlar keskin19 Mayıs 2013
Danıştay üyesi Mustafa Yücel Özbilgin 17 Mayıs 2006 yılıda görevi başında şehit edildi17 Mayıs 2013
19 Mayıs’ta Samsun ve Ankara’da büyük buluşma ADD Başkanı Tansel Çölaşan’dan halka çağrı16 Mayıs 2013
Mustafa Kemal ve 18 askerle beraber 16 Mayıs 1919 tarihinde öğle üzeri İstanbul'dan Samsun'a doğru yola çıkar15 Mayıs 2013
Gazeteci Hasan Tahsin anma etkinliği 15 Mayıs 2013 çarşamba günü saat 11:0014 Mayıs 2013
15 MAYIS 1919: (-İzmir’in İşgali ve “Karagün” Prof. Dr. Kemal Arı14 Mayıs 2013
Her hafta sonu yapılan sesiz Çığlığın Bu haftaki konuşmacısı ADD den Sn Nazan Keskin idi. 12 Mayıs 2013
MUSTAFA KEMAL’LER 19 MAYIS’TA SAMSUN’DA10 Mayıs 2013
T.C. için, 19 Mayıs Saat 11.00'da Ankara Sıhhiye Alanındayız 08 Mayıs 2013
Propolis’le Kansere Karşı Doğal Mücadele07 Mayıs 2013
DARAĞACINDA ÜÇ FİDAN; DENİZ, YUSUF, İNAN05 Mayıs 2013
TÜRKKUŞU, 3 MAYIS 1935 YILINDA ATATÜRK TARAFINDAN KURULMUŞTUR.03 Mayıs 2013
Tandoğan'daki 1 Mayıs Kutlamaları Cumhuriyet Mitingine Dönüştü02 Mayıs 2013
1 Mayıs İşçi ve Emekçiler Bayramının 127 Yıllık Tarihi 01 Mayıs 2013
1 Mayıs’ta Alanlardayız29 Nisan 2013
16. Gaziemir Uluslararası Çocuk Şenliği24 Nisan 2013
Urla’da 23 Nisan Kutlamaları Festivale Dönüştü24 Nisan 2013
23 Nisan dünya çocukları Kemalpaşa’da23 Nisan 2013
İzmir'in ilk yöresel ürünler festivali başlıyor23 Nisan 2013
Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlu olsun23 Nisan 2013
Ankara'da TBMM'nin Açılması ve İlk TBMM Hükümetinin Kurulması 22 Nisan 2013
"ASKERİ CASUSLUK" BAYRAKLI ADLİYESİ ÖNÜ. Senin İçin Ey Demokrasi!20 Nisan 2013
Türk Milletine Çağrı bildirisinin ikincisi gerçekleştirildi 17 Nisan 2013
Ünlü piyanist Fazıl Say'a hapis cezası15 Nisan 2013
Halûk TARCAN web Sitemizde Yazarlar Sayfasında 11 Nisan 2013
Sevr'in Anayasası04 Nisan 2013
Eğitim-İş'ten Kamuda Türban Dayatmasına Tepki25 Mart 2013
Atatürk’lü Kapak İlk Sırada Yer Aldı25 Mart 2013

GENEL BAŞKAN
Atatürk Resimli Hediyelikler
Günün Kitabı
Üye Paneli
E-mail
Şifre
 
   
  Yeni Üye | Şifremi Unuttum
Radyo




TRT TÜRKÜ




T
TRT NAĞME

Atatürk Siteleri

İşte Atatürk.com



Atatürk İnkilaplari.com



Önerilen Siteler
Ana Sayfa | İletişim | G.Başkanlarımız | Demokrasi Şehitleri | Tüzük | Atatürk | İlkeleri | Hakkında Söylenen | Kurduğu Kurumlar | Kurtuluş Savaşları | Kadın Kahramlar | Uğur Mumcu 24 Ocak 1993
CH