Ana Sayfa > GÜNCEL HABERLER

VAHDETTİN DOSYASI (İşte Çakma Kahraman Vahdettin Gerçeği) Sinan Meydan Yazdı
21 Mayıs 2013
Vahdettin Dosyası (1): Vahdettin Hain Değildir Tezinin Kaynağı
Fontu Büyült Fontu Küçült 100%
Yakın tarihin en çok "tartışılan" ve "çarpıtılan" figürlerinden biri son padişah Vahdettin' dir. "Vahdettin vatan haini midir?" sorusu, yakım tarihin "en kışkırtıcı" sorularından biridir, işte Vahdettin Dosyası, bu kışkırtıcı soruya "belgelerle" cevap vermek için hazırlanmıştır.

Kurtuluş Savaşı sırasındaki politikaları nedeniyle 1922 yılında TBMM tarafından resmen "vatan haini" ilan edilen Padişah Vahdettin, kendisinin bile tahmin edemeyeceği şekilde, zaman içinde parlatılarak, bugün neredeyse "Kurtuluş Savaşı kahramanı" haline getirilmiştir. Özellikle 1950 sonrasındaki"Karşı devrim" sürecinde Atatürkçülüğün karşısına Vahdettincilik çıkarılmıştır.

"Vahdettin vatan haini değildir" tezinin temelinde "halife hain olamaz" inancı ve "Atatürk'e düşmanlık" dürtüsü yatmaktadır.

Vahdettin Dosyası'nı hazırlarken, bir taraftan yerli ve yabancı arşivlerdeki belgeler ışığında Vahdettin'in Kurtuluş Savaşı sırasındaki politikalarını tüm çıplaklığıyla ortaya koymayı, diğer taraftan Vahdettinci yazarların çarpıtmalarını gözler önüne sermeyi amaçladım. Durum böyle olunca, ortaya çok kapsamlı ve özgün bir araştırma çıktı.

Yakın tarihi eğip bükerek Atatürk'e ve çağdaş cumhuriyete saldırmayı alışkanlık haline getirenleri bir hayli rahatsız edecek olan Vahdettin Dosyası'nı bir "yazı dizisi" halinde siz Bütün Dünya okurlarına sunmanın derin hazzını yaşadığımı belirtmeliyim.

Vahdettin Hain Değildir Tezinin Kaynağı

“Vahdettin vatan haini değildir” tezi, ilk kez 1929 yılında Mevlanzade Rıfat tarafından ortaya atılmıştır. Mevlanzade Rıfat, 1929 yılında Halep'te basılan ve 1933'te Türkiye'de yayınlanan "Türkiye inkılabının İçyüzü" adlı kitabında, "Vahdettin'in, Mustafa Kemal'i, Kurtuluş Savaşı'nı başlatması için Anadolu'ya gönderdiğini" iddia etmiş ve bu iddiasını, Vahdettin'in 14 Mayıs 1919 tarihinde Mustafa Kemal'e verdiği, sözüm ona, bir fermana dayandırmıştır. 1 Ancak şimdiye kadar böyle bir fermana rastlanmamıştır.


Peki ama kimdir bu Mevlanzade Rıfat?

Mevlanzade Rıfat, daha Atatürk Samsun'a çıkmadan önce, 24 Mart 1919'da Hukuk-i Beşer adlı gazetede, I. Dünya Savaşı'na katılan komutanlara İttihatçıların vagon vagon altın dağıttıklarını ileri sürmüş ve komutanlara, "Büyük alçaklar ve haydut başları..." diye hakaret etmiştir. Bunun üzerine Atatürk, Harbiye Nezareti'ne bir dilekçeyle başvurarak, bu yazıyı kaleme alan Mevlanzade Rıfat'm cezalandırılmasını istemiştir. Atatürk, Mevlanzade Rıfat'a "O sefil iftiracı.." diye hitap ettiği dilekçesinin bir örneğini de Vakit, Alemdar ve Yeni Gün gazetelerine göndermiştir. 2 Atatürk, Mevlanzade Rıfat'ın Türk ordusunun şerefli komutanlarına hakaret etmesine çok bozulmuştur. Türk ordusunun, "namuslu" ve "yurtsever" komutanlarını "haydut başı" diye suçlamanın "büyük bir ahlaksızlık ve sefil bir vicdansızlık" olduğunu belirterek bu "namussuzca iftirayı ve sahibini lanetlemiştir." Ancak Atatürk'ün Harbiye Nezareti'ne gönderdiği "şikayet dilekçesi" dikkate alınmadığı gibi Mevlanzade Rıfat, kendisine hakaret edildiği gerekçesiyle Atatürk'e dava açmıştır.


"Atatürk düşmanı" Mevlanzade Rıfat'ın, Padişah Vahdettin'le ise arası çok iyidir. Padişah Vahdettin, Türkiye'den kaçtıktan sonra San Remo'ya gitmiştir. Kaçak padişahın San Remo'daki ziyaretçilerinden biri de Mevlanzade Rıfat'tır. Mevlanzade Rıfat, San Remo'ya ilk defa 1922'de bir Yunan albayla birlikte gitmiş ve Vahdettin'e, Ankara'ya karşı Yunanistan'la anlaşma teklif etmiştir. Bu görüşmede Vahdettin Mevlanzade Rıfat'a para vermiştir. 3 

Mevlanzade Rıfat, Vahdettin'i San Remo'da bir kez daha ziyaret etmiştir. Bu kez de Vahdettin'e, Türkiye Cumhuriyeti'ne karşı"Kürtleri isyana teşvik etme" önerisinde bulunmuştur. 4 Mevlanzade, Türkiye'deki bütün önemli Kürt isyanlarında rol almış, kelimenin tam anlamıyla "bölücü" bir politikacı-yazardır. 5 

Kurtuluş Savaşı öncesi Atatürk'e ve vatansever Türk subaylarına, "büyük alçaklar ve haydut başlan" diyen, yurt dışında iki kez Vahdettin'i ziyaret eden, onu Atatürk'e ve Türkiye Cumhuriyeti'ne karşı harekete geçirmek isteyen ve Vahdettin tararından çok iyi ağırlanan Mevlanzade Rıfat, bir süre sonra kaleme sarılarak"Cumhuriyet tarihi yalancılarının" ana kaynağı durumundaki 'Türkiye inkılabı'mn İçyüzü" adlı kitabı yazmış ve bu kitabında Vahdettin'i adeta "Kurtuluş Savaşı kahramanı" ilan etmiştir. Mevlanzade'nin bu kitabı daha sonra Atatürk'e ve cumhuriyete aldırmak isteyenlerin ana kaynağı olmuştur: Necip Fazıl Kısakürek, Nihal Atsız, Tarık Mümtaz Göztepe, Vehbi Vakkasoğlu, Kadir Mısıroğlu, Abdurrahman Dilipak, Hasan Hüseyin Ceylan, Yalçın Küçük, Burhan Bozgeyik ve Mustafa Armağan gibi tarihçi ve yazarlar, hep Mevlanzade Rıfat'ın "Türkiye inkılabı'ın İçyüzü" adlı kitabım kaynak olarak kullanmışlardır. Örneğin, Mevlanzade Rıfat'ın, "Vahdettin hain değildir!" tezinden yola çıkan şair Necip Fazıl Kısakürek, çok daha ileri giderek Vahdettin'i "Büyük vatan dostu!" ilan etmiştir. 6 Kısakürek, söz konusu kitabında, belge ve bilgiye dayanmadan, sadece türlü kurnazlıklar yaparak, bütün Kurtuluş Savaşı'nın Vahdettin'in eseri olarak göstermiştir. Dahası, eski başbakanlardan Bülent Ecevit de 6 Ağustos 2005 tarihinde, "Vahdettin vatan haini değildir!" demiştir.

"Vahdettin vatan haini değildir!" tezini incelemeden önce Vahdettin'i birazcık tanıyalım:

Vahdettin'in Hayatı ve Karakteristik Özellikleri

Vahdettin 1861 yılında doğmuştur. Babası Abdülmecit Efendi, annesi Gülistu Hanım'dır. Abdülmecit'in 30 çocuğundan 23'üncüsüdür. Dört aylıkken babası ölmüş, çocukluğu ve gençliği kapalı bir ortamda geçmiştir.

Vahdettin, çocukluğunda ve gençliğinde saray entrikalarına, hatta cinayetlerine tanık olmuştur: Amcası Abdülaziz ve ağabeyleri V. Murat ve II Abdülhamit'in tahttan indirilmeleri ve Abdülaziz'in öldürülmesi Vahdettin'i derinden etkilemiştir. Vahdettin korku içinde olduğunu Adliye Nazırı İbrahim Bey'e şöyle ifade etmiştir:"Aczim var, korkuyorum. Maddeten hiçbir şeyden korkmam. Fakat pek ağır bir vazife üstlendim. Allah'tan korkarım. Bu saray bizim baba ocağıdır. Siz böyle şeyleri anlarsınız. Odaların birinde doğmuşum, birinde büyümüşüm, birinde babam vefat etmiş, birinde amcam yahut kardeşime bir şey olmuş. Elhasıl biri feci, biri ruhperver... Bunları gördükçe korkuyorum..." 7 

Veliaht Yusuf İzzettin Efendi'nin intihar etmesi üzerine 1916 yılında veliaht olan Vahdettin, veliahtlığı sırasında Almanya ve Avusturya'ya seyahatler yapmıştır. 8 Bu seyahatleri sırasında ona Mustafa Kemal eşlik etmiştir.

Dört kez evlenen Vahdettin'in ilk eşi Nazikeda Başkadınefendi,den Ulviye Sultan ve Sabiha Sultan adlarında iki kızı olmuştur. İkinci eşi, Müveddet Kadınefendi'den de Şehzade Ertuğrul Efendi adlı bir oğlu dünyaya gelrniştir. 9 

Mutlakiyetçi, İttihat ve Terakki düşmanı, Hürriyet ve İtilaf Partisi'ne yakın, Alman karşıtı ve çok koyu bir ingilizci olan Vahdettin'in belli başlı karakteristik özellikleri şunlardır:


1 - Hastadır: Bedenen ve ruhen çok sağlıklı değildir. Çocukluğundan beri türlü hastalıklar geçirrniştir. Romatizmasından dolayı fazla yürüyememektedir. Birkaç defa baygınlık geçirmiştir. Doktoru Reşat Paşa'nın bildirdiğine göre sinirleri de zayıftır.

      
2 - Heyecanlıdır: Başkatibi Ah Fuat Bey, Meclis Başkam Vekili Hüseyin Kazım Bey ve Amiral de Robeck Vahdettin'in çok heyecanlı olduğunu belirtmişlerdir.

3 - Kuşkucudur: Amcası Abdülaziz ve ağabeyleri V. Murat ve II. Abdülhamit'in tahttan indirilmeleri ve Abdülaziz'in öldürülmesi nedeniyle Vahdettin de özellikle öldürülmekten korkmaktadır. Bu nedenle cebinde tabanca bulundurmaktadır. 10 

Vahdettin'in kuşkuculuğuna tanık olanlardan biri de Mustafa Kemal Atatürk'tür.

4 - Muhbirdir: Gençliğinde Abdülhamit'e "jurnalcilik" yaptığı çok yaygın bir dedikodudur. Baş mabeynci Lütfi Simavi Bey, Vahdettin'in bu özelliğinden, "Abdülhamit zamanındaki kötü şöhreti" diye söz etmiştir. Madrid'teki İngiliz elçisi Lord A Harding, İngiltere Dışişleri Bakanı'na gönderdiği 9 Temmuz 1918 tarihli yazıda Vahdettin'in, "Sultan II. Abdülhamit'in faal bir casusu olduğunu" belirtmiştir. 11 

5 - Eğitimi zayıftır: Çocukluğunda ve gençliğinde geçirdiği rahatsızlıklardan dolayı yeterince iyi eğitim alamamıştır. Başkatibi Ali Fuat Bey, Vahdettin'in “fıkıhla” ilgilendiğini belirtmiştir.

6 - Konuşması iyidir: Başkâtibi Ah Fuat Bey, konuşması, yazması ve imlasının düzgün olduğunu belirtmiştir. Almanya gezisi sırasında Vahdettin'e eşlik eden Mustafa Kemal Atatürk de Vahdettin'in düşüncelerini çok düzgün bir şekilde ifade ettiğini belirtmiştir.

7 - Kurnazdır: Başkatibi H. Ziya Uşaklıgil Vahdettin'i, "Yaradılışında, hileye, entrikaya, gizli düzenlere, karışık girişimlere düşkün'' olarak tanımlamıştır. Adına gelen mektupların açılmadan kendine verilmesini istemesi, hükümetle haberleşmesinde başkatibi Ali Fuat Bey yerine adamı Refik Bey'i kullanması, bazı kimselerle gizlice özel dairesinde görüşmesi, onun "kurnaz ve entrikacı" biri olduğunu göstermektedir. Atatürk de Vahdettin'le yaptığı görüşmelerden sonra onun "kurnaz" ve "entrikacı" biri olduğunu düşünmüştür.

8 - Rol yapar: M. Fuat Bey ve Lütfi Simavi Bey, Padişahın eski sadrazam Ahmet izzet Paşa'ya "hasta rolü" yaptığına bizzat tanık olmuşlardır. Ayrıca, Mazhar Müfit Kansu'yla yaptığı görüşmede, "Kuvayı Milliye tacımın pırlantasıdır! Mustafa Kemal Paşa nasıldır, afiyettedir inşallah! Ne zaman dönecek!" gibisinden sözler söyleyen Vahdettin'in yine rol yaptığı açıktır. Çünkü o günlerde Osmanlı yönetimi bir taraftan Kuvayı Milliye'yi yasaklarken, diğer taraftan da Mustafa Kemal'i etkisiz hale getirmeye çalışmaktadır. Vahdettin "rol yaparak", Mazhar Müfit Bey'in ağzından laf almaya çalışmıştır.

9 - Paraya düşkündür: Bilinenin aksine Vahdettin paraya çok düşkündür. II. Abdülhamit'in kızı Sadi ye Osmanoğlu'nun anıları ve Lütfi Simavi'nin "Vahdettin Efendi'nin Paraya Karşı Olan Aşırı Sevgisi" başlığı altında yazdıkları, Vahdettin'in paraya çok önem verdiğini göstermektedir.

10 - Vahdettin, ayrıca iyi bir baba ve ağlayacak kadar duygulu bir insandır. 12
 



Vahdettin ve Geleneksel Değerler

Vahdettin'e, Osmanlı padişahı ve halife olduğu için "dindardır", "geleneksel değerlere bağlıdır'' diye sahip çıkanların bilmedikleri çok önemli bazı gerçekler vardır. Evet! Vahdettin dindardır, ama onun dindarlığı "Batı kültürü ne" sonuna kadar açık, "bağnaz" olmayan bir dindarlıktır.

Vahdettin, geleneklerin aksine sakal bırakmamıştır. Yavuz'dan sonra sakal bırakmayan ikinci Osmanlı padişahı Vahdettin'dir. Sakal bırakmamasının nedenini, "Ben büyük ceddim Yavuz Sultan gibi sakal bırakmayacağım, çünkü sakalımı kimsenin eline vermek niyetinde değilim" diyerek açıklamıştır! 13 

Vahdettin zaman zaman içki içen ve içkili toplantılarda ve ziyafetlerde eline şarap kadehi almaktan çekinmeyen biridir. Örneğin, Tütüncübaşı Şükrü Bey, Padişah Vahdettin'in, kendisine "daima konyak aldırdığını" belirtmiştir.14

Malta'dayken, 20-30 Kasım 1922 tarihleri arasında. Vahdettin ve yakınlarının şarap masrafı, 5 İngiliz lirasıdır. 15Vahdettin, Almanya ziyareti şuasında verilen ziyafette, imparatorun şerefine şampanya kadehi kaldırmıştır. 16 

San Remo'da ikamet ettiği köşkün alt katındaki misafir odasının duvarında büyükçe bir çıplak kadın tablosu asılıdır. Halifelik iddiasında bulunan Vahdettin, misafirlerini bu tablonun altında ağırlamıştır. 17 )

Vahdettin, aile hayatında da son derece moderndir. Örneğin, gelenek gereği Osmanlı hanedanına mensup kızların düğünden önce bile kocaları tarafından görülmeleri yasakken, Vahdettin, düğünden önce damadı İsmail Hakkı'yı davet ederek, kızı Ulviye Sultan'la görüştürmüştür. 18 

O buluşmayı, "Son Padişah Vahdettin" kitabının yazarı Yılmaz Çetiner, belgeler ışığında şöyle anlatmıştır: "İsmail Hakkı Beyefendi'ye Harbiye Nezareti'nden resmi bir yazı geldi... Veliaht Vahdettin Efendi, Çengelköy'de köşküne çağırıyordu. İsmail Hakkı'yı bir korku aldı! Acaba kızıyla buluştuğunu haber aldı da buna kızacak, danlacak mı endişesi içinde salonda beklerken Vahdettin Efendi girdi içeriye... Selamlaştıktan sonra oturdu hiç konuşmadan. Bir sigara içti ve birden ayağa kalkıp çıktı odadan... Garip bir durumdu bu ve İsmail Hakkı'nın yüreği küt küt atıyordu! Az soma bir de baktı ki, Vahdettin, yanında kızı Ulviye Sultan'la beraber tekrar içeriye giriyor. İşte kızım müstakbel kocan!" 19 

Vahdettin'in eşlerinin, kızlarının ve kız torunlarının başı açıktır. Vahdettin ailesine mensup kadın hanedan üyelerinin yurtdışında çekilmiş fotoğraflarına bakılacak olursa başların açık olması bir yana, padişahın eşlerinin, kızlarının ve kız torunlarının son derece modern, hatta dekolte batılı kıyafetler giydikleri görülecektir. Örneğin, Vahdettin'in torunu Neslişah Sultan, Hümeyra Sultan, Hanzade Sultan ve Hibetullah Necla; kızları Ulviye Sultan ve Sabiha Sultan ile ikinci eşi Müveddet Kadınefendi başları açık, modem giysiler içinde adeta batılı kadınlardan ayrılamayacak şıklıkta Avrupa'da arzı endam etmişlerdir. 20 

Vahdettin kadınlara çok düşkündür. İlk eşi Nazikeda Sultan'la evlenirken ona "üzerine başka bir kadınla nikahlanmayacağı" sözü vermiştir. Evet! Vahdettin 7 yıl boyunca sözünü tutmuş, başka bir kadınla evlenmemiştir, ama bu sürede gizlice başka kadınlarla birlikte olmuştur. "Vahdettin Efendi, tıpkı babası Sultan Abdülmecit ve Ağabeyi Sultan Abdülhamit gibi kadınlara düşkündü... Yemin ettiği için bir başka kadını nikahına alamıyordu, ama gizli gizli kısa süreli aşklar yaşıyordu..."

Beste yapan, içki içen,şampanya kadehi kaldıran, misafir odasında çıplak kadın resmi bulunduran, sakal bırakmayan, evlenmeden önce kızım damat adayıyla bizzat görüştüren, gizlice başka kadınlarla birlikte olan ve eşlerinin, kızlarının ve kız torunlarının başları açık olan Padişah Vahdettin'e "halifedir" diye sadece "dinsel gerekçelerle" sahip çıkanla şapkalarını önlerine koyup düşünmelerini öneririm.

Vahdettin: "Şaşırmış bir haldeyim"

Ağabeyi Sultan Reşat'ın ölümü üzerine 4 Temmuz 1918'de padişah olan Vahdettin, tahta çıktığında 58 yaşındadır. Vahdettin, padişah olmaya istekli ve hazır değildir. Tahta çıktıktan hemen sonra Şeyhülislam Musa Kazım Efendi'ye,"Ben bu makam için hazırlanmadım. Çocukluğumdan beri vücutça rahatsız olduğumdan layıkıyla tahsil edemedim. Yaşım kemâle erdi, dünyada bir emelim kalmadı. Biraderle (Abdülmecit Efendi) hangimizin evvel gideceğimiz (öleceğimiz) belli olmadığından bu makamı beklememekteydim. Fakat takdiri ilahi ile bu ağır vazifeyi üstüme aldım. Şaşırmış bir haldeyim. Bana dua ediniz!" demiştir. 22 

 Vahdettin'in "şaşkınlık içinde olması" sadece iyi eğitim almamasından ve bu makama hazır olmamasından kaynaklanmamıştır; onun şaşkınlık içinde olmasının asıl nedeni, Osmanlı Devleti'nin içinde bulunduğu durumdur. I. Dünya Savaşı sona ermiş, çok ağır bir yenilgi alan Osmanlı Devleti, elindeki toprakların büyük bir kısmını kaybetmiş ve devlet uçurumun kenarına gelmiştir. İşte o günlerde Vahdettin, başmabeyni Ah Fuat'a, [b][i]"Ben sonucu iyi görmüyorum, ah şu işin içinden az zararla çıkabilsek!" demiştir. 23 

Vahdettin, I. Dünya Savaşı'na girilmiş olmasından hiç memnun değildir. 20 Kasım 1918'de, Daily Mail gazetesine verdiği demeçte, "Eğer ben I. Dünya Savaşı çıkmadan önce tahta çıkmış olsaydım, Osmanlı Devleti'nin tarafsızlığını mutlaka korurdum." demiştir. Bu nedenle tahta çıkar çıkmaz bir an önce ateşkes antlaşması yapılmasını istemiştir. 24 Vahdettin'in I. Dünya Savaşı karşıtlığının temel nedeni, bu savaşta Osmanlının karşısındaki en büyük düşmanın İngiltere olmasından kaynaklanmaktadır. Vahdettin, Almanya'ya karşı İngiltere'ye yakınlaşma taraflısıdır. İttihatçılarla ve Enver Paşa'yla ayrılığının temelinde de bu vardır.

Emperyalizmle, özellikle de İngiliz emperyalizmiyle kuşatılmış bir devletin basma geçen Vahdettin'in tek düşüncesi, mümkün olduğunca İngilizlerle yakınlaşmaktır.

"Ben büyük ceddim Yavuz Sultan gibi sakal bırakmayacağım, çünkü sakalımı kimsenin eline vermek niyetinde değilim" diyen Vahdettin, evet belki sakalını kimseye kaptırmamıştır, ama, bütün vücudunu İngilizlere ve İngilizci sadrazam Damat Ferit'e kaptırmıştır."
 
Kaynak:
http://sinanmeydan.com.tr/index.php?option=com_content&view=article&id=431:vahdettn-dosyasi&catid=62:yazlar&Itemid=228
 
 

Yorumlar (1)
  br7PFV4ta:
[02.08.2013 - 10:53]  
Bu bilgiyi Facebook Kırk Ambar grunubda paylaşmıştım. Sayın Haluk Oral Beyefendi'den şu cevap gelmişti:Bu anıların bir kısmı Murat Bardake7ı'nın Şah Baba'sında yayımlandı. Daha sonra kitap olarak Timaş Yayınları'ndan yayımlandı. Yayına hazırlayan Osman d6ndeş'in kitapla ilgili bir yazsı da Atlas Tarih dergisinin 11. sayısında bulunabilir Selamlar.Haluk Bey'in bahsettiği kitap (Vahdeddin'in sırdaşı Avni Paşa anlatıyor-Milli Mfccadele ve Sfcrgfcn Yılları, Hazırlayan: Osman d6ndeş, 2012, Timaş yayınları: 2674, 460+4 s.) elime gee7ti. Osman d6ndeş'in f6nsf6zfcnde Vahdeddin'in hatıraları konusunda ilgi e7ekici tesbitler var. d6nsf6z şf6yle bitiyor: Benim Avni Paşa'nın Hatıratı'ndan e7ıkardığım sonue7 şudur: Sultan Vahdeddin'in Avni Paşa'ya ayrıca yazdırdığı bir hatıratı yoktur. Sadece Avni Paşa'nın Hatıratı ie7inde kendisinin yazdığı bir bf6lfcm yer almaktadır. Haluk Bey'e verdiği bilgiler ie7in tekrar teşekkfcr ederim.

Facebook hesabınızla yorum yapın:




Veya Facebook'a bağlanmadan yorum yapın:

Rumuz veya Ad/Soyad*
E-posta*

(E-posta adresiniz sitede görünmez)
Yorum*


(Yandaki güvenlik kodunu bu alana giriniz)
   
 

Diğer GÜNCEL HABERLER Haberleri

Başlık Tarih
 
LOZAN’DAN CUMHURİYET YÜRÜYÜŞÜNE 23 Temmuz 2018
Cumhuriyet, Atatürk Düşmanı Atatürksüz Müfredata Hayır06 Kasım 2017
9 Eylül Nif'ten İzmir'e Doğru08 Eylül 2017
17 Ağustos 1999 Saat: 03:02 Merkez Üssü Gölcük17 Ağustos 2017
Basın Açıklaması ve Atatürk’ün Manevi Çocukları10 Mayıs 2017
2 Temmuz İnsanlık Adına Kara Bir Gün02 Temmuz 2016
Aliağa Emek ve Demokrasi Platformu'ndan Laiklik Tepkisi30 Nisan 2016
KÖY ENSTİTÜLERİ 16 Nisan 2016
19 Mayıs kutlamasını sınırlayan Milli Eğitim Bakanlığı genelgesini iptal ettirdik03 Mart 2016
DEÜ Atatürk İlk. ve İnk.Tar.Ens.Müd.Bülent Çukurova31 Ocak 2016
Kent Söyleşileri "Fotoğraflarla Gazi İzmir’de"22 Ocak 2016
YILBAŞI VE ÇAM AĞACI SÜSLEME GELENEĞİ31 Aralık 2015
Atatürk’ün Ankara’ya Gelişi 27 Aralık 191924 Aralık 2015
23 ARALIK KUBİLAY’I ANMA PROGRAMI15 Aralık 2015
YABANCI GÖZÜYLE ATATÜRK09 Kasım 2015
ATATÜRK`Ü SEVGİ VE ÖZLEMLE ANIYORUZ08 Kasım 2015
ATA’YA SAYGI KOŞUSU06 Kasım 2015
YARIN CUMHURİYETİ İLAN EDECEĞİZ…30 Ekim 2015
29 Ekim 2015 Saat: 9.30 da Gündoğdu Meydanındayız27 Ekim 2015
Bal Festivali 25 Ekim 2015 Kemalpaşa - Dereköy - Gökyaka19 Ekim 2015
İzmir Yangını 13 Eylül 1922 13 Eylül 2015
Başın Sağ olsun Nazilli09 Eylül 2015
İZMİR ZAFERİNİ KUTLUYOR06 Eylül 2015
8 Ağustos 1915 M.Kemal Anafartalar grup komutanlığına Atandı08 Ağustos 2015
24 Temmuz 2015, saat: 10.30’da İ.İnönü’nün doğduğu evdeyiz23 Temmuz 2015
AYŞE MAYDA-İZMİR’İN TANIKLIĞI13 Temmuz 2015
ADD Basın Açıklaması Ermeni soykırımı Tarinin çarptırılmasıdır24 Nisan 2015
Soykırım İddialarına Yabancı Belgelerle Yanıt24 Nisan 2015
TÜRK–ERMENİ İLİŞKİSİNİN DÜNÜ, BUGÜNÜ14 Nisan 2015
Görünmez İşgalden Türkiye Nasıl Kurtulur E.Tüma.Soner Polat10 Nisan 2015
ŞAKA, ŞAKA. S. Nazan Keskin Yazdı01 Nisan 2015
Adına Nevruz Denen Bayram20 Mart 2015
8 Mart’a Hazır mısınız? S. Nazan Keskin yazdı08 Mart 2015
YALAN Üzerine Kurulmuş İddia28 Ocak 2015
İNÖNÜ SAVAŞLARI26 Ocak 2015
“Uğur Mumcu’yu ve demokrasi Şehitlerini Anıyoruz”20 Ocak 2015
Zübeyde Hanım Karşıyaka’nın Kalbinde Yaşıyor14 Ocak 2015
Türk Ermeni İlişkileri Broşürü Hazırlayan: Ahmet Gürel 12 Ocak 2015
Sarıkamış Zaferimiz Nasıl Engellendi?05 Ocak 2015
Yılbaşı Çam Ağaç Süslemesi Tamamen Türk Geleneğidir30 Aralık 2014
Mustafa Kemal Paşa’nın Ankara’ya Gelişi29 Aralık 2014
İsmet İnönü ve Gençliği-İzmir24 Aralık 2014
Kubilaylar Menemen’de!24 Aralık 2014
URBANUS’TAN MARAŞ’A KANLI SERÜVEN19 Aralık 2014
23 Aralık Kubilay’ı Anma Programı12 Aralık 2014
İzmir’in Urla İlçesi’ne bağlı Ovacık Köyü’nde, Orman Katliamı08 Aralık 2014
5 Aralık Türk Kadınına Seçme ve Seçilme Hakkı Tanındı04 Aralık 2014
24 Kasım Öğretmenler Günü Kutlu Olsun23 Kasım 2014
91. Yılında Cumhuriyet - Ahmet Gürelin'in yazısı30 Ekim 2014
Cumhuriyet Bayramı Programı ve Basın Açıklanası27 Ekim 2014
URLA KİTAP OKUYOR KAMPANYASI 24 Ekim 2014
Cumhuriyetimizin 91. yılını Tepeköy Mahallemizde kutluyoruz.22 Ekim 2014
Ankara'nın Başkent Oluşu 13 Ekim 192312 Ekim 2014
Mudanya Silah Bırakışımı Görüşmeleri 3 - 11 Ekim 192203 Ekim 2014
Atatürkçü Düşünce Derneği Basın Açıklaması26 Eylül 2014
Türk Dil Kurumu’nun ilk genel kurulu 26 Eylül 1932 25 Eylül 2014
İzmir’e Doğru 9 Eylül - Ahmet Gürel'in Yazısı08 Eylül 2014
30 Ağustos Zafer Bayramını Milletçe Kutlamalıyız30 Ağustos 2014
Başkomutanlık Meydan Muharebesi'nin 92. Yıldönümü25 Ağustos 2014
KENAN ÇOYGUN: BİR KIBRIS KAHRAMANI19 Temmuz 2014
İSRAİL SALDIRGANLIĞINA SON…! 19 Temmuz 2014
Cumhurbaşkanlığı Seçimi Hakkın da Basın Açıklaması28 Haziran 2014
ADD Kazandı Milli Eğitim Bakanlığı Kaybetti28 Haziran 2014
Amasya Genelgesi, (21-22 Haziran 1919)21 Haziran 2014
Atatürkçü Düşünce Derneği'nden destek17 Haziran 2014
Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Merkezi Basın Açıklaması10 Haziran 2014
"Tutsak eserler” 31 Mayıs 2014
1453 İstanbulun Geri Alınmasıdır!29 Mayıs 2014
Atatürkçü Düşünce Derneği 25’inci yaşını Nazım’da kutladı26 Mayıs 2014
İzmir'de sessiz yürüyüş20 Mayıs 2014
Prof. Dr. Kemal Arı'nın Yazısı "19 MAYIS RUHU"18 Mayıs 2014
Genel Başkanımız Tansel Çölaşan Soma'da 18 Mayıs 2014
19 Mayıs'ta Şehit Madencilerimiz İçin Yürüyoruz16 Mayıs 2014
301 Can Soma Madenci Şehitlerimiz 14 Mayıs 2014
Acınız Acımızdır14 Mayıs 2014
Kutlamalarımız İpal edildilmiştir13 Mayıs 2014
Tam Bağımsızlık Halk Yürüyüşü13 Mayıs 2014
Örğütümüze ve Halkımıza Önemli Duyuru11 Nisan 2014
18 Mart Çanakkale zaferinin 99. Yıldönümünü kutlu olsun17 Mart 2014
Emeğin Diğer Adı: Kadın08 Mart 2014
Muammer Aksoy’u Saygıyla Anıyoruz31 Ocak 2014
Değerli Vatanseverlerimize30 Ocak 2014
Gençlik, Ah Canım "Türk Gençliği"…30 Ocak 2014
YENİDEN DOĞUŞ BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN31 Aralık 2013
YERİ MALI KULLAN10 Aralık 2013
Balbay Özgür, Mücadeleye Devam10 Aralık 2013
5 ARALIK TÜRK KADININA MİLLET VEKİLİ SEÇME VE SEÇİLME HAKKI TANINDI05 Aralık 2013
Prof. Dr. Özer OZANKAYA; ÖĞRETMENLER GÜNÜNÜN 85. YILDÖNÜMÜNDE24 Kasım 2013
M.Ö. 4.000 DİYARBAKIR 19 Kasım 2013
saygı, özlem ve gururla anıyoruz09 Kasım 2013
90. yılında Cumhuriyet29 Ekim 2013
CUMHURİYETİMİZİN 90. YILINI DOLDURDUK KUTLU OLSUN28 Ekim 2013
UNUTMADIK, UNUTMAYACAĞIZ, UNUTTURMAYACAĞIZ!21 Ekim 2013
GÜLE GÜLE ÇILGIN TÜRK 1 Eylül 1930 - 28 Eylül 2013 28 Eylül 2013
Usta aktör Tuncel Kurtiz yaşamını yitirdi. 28 Eylül 2013
Bu haftaki konuğumuz; Sanatçı UTKU ERİŞİK27 Eylül 2013
81. DİL BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN!26 Eylül 2013
SESSİZ ÇIĞLIK YIL DÖNÜMÜ BASIN AÇIKLAMASI 23 Eylül 2013
13 Eylül 1921′ de kazanılan Sakarya Zaferi’nin hemen ardından19 Eylül 2013
09 Eylül 1922 – İzmir’e Doğru…09 Eylül 2013
ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ İZMİR ŞUBELERİ 9 EYLÜL KUTLAMA PROGRAMI06 Eylül 2013
Sivas Kongresi04 Eylül 2013
Dünya Barış Günü Tarihi ve Emperyalizmimin Suç Dosyası01 Eylül 2013
Büyük Taaruz’dan 30 Ağustos Zafer Bayramına30 Ağustos 2013
Afyon Kocatepe Saat 05:30 Etem Tem, Afyon Kocatepe'de yarattığı "anıt fotoğrafı" 26 Ağustos 2013
Osmanlıdan Kalan Miras10 Ağustos 2013
Türk dünyasına dair çalışmalarıyla tanınan fotoğrafçı, araştırmacı, yazar Servet Somuncuoğlu hayatını kaybetti.09 Ağustos 2013
5 AĞUSTOS 201306 Ağustos 2013
Ergenekon'da 18 Çelişki05 Ağustos 2013
Silivri Buluşmasını Engellemek İsteyen İktidarın Yaptığı Operasyonlara İlişkin Basın Açıklamasıdır 03 Ağustos 2013
5 AĞUSTOSTA SİLİVRİ'DEYİZ31 Temmuz 2013
HALÛK TARCAN YAZDI KURAMSAL HİNT-AVRUPA DİLLERİ’NİN SONU !..24 Temmuz 2013
Kıbrıs Adası’nın tarihçesi20 Temmuz 2013
KAHRAMAN ŞANLI TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ KIBRIS BARIŞ KAREKATININ 39. YILI19 Temmuz 2013
Alparslan Hocamızı Kaybettik 16 Temmuz 2013
Madımak Katliamı İnsanlığa Karşı İşlenmiş Bir Suçtur!02 Temmuz 2013
HAKSIZLIKLARA, HUKUKSUZLUĞA, ZORBALIKLARA KARŞI DURUYORUZ19 Haziran 2013
DURAN ADAM18 Haziran 2013
Genel Başkanımız Gezi Parkı Direnişini Sözcü'ye Değerlendirdi11 Haziran 2013
Balbay'a Özgürlük girişimi11 Haziran 2013
ADD Rize Şubemize Saldırı06 Haziran 2013
Nazım Hikmet Ran'ı ölümünün 50. Yılında saygı ve minnetle anıyoruz.03 Haziran 2013
YORUMSUZ02 Haziran 2013
29 MAYIS İSTANBUL’UN FETHİ DEĞİL İSTİRDADI’DIR30 Mayıs 2013
NE OLDU SURİYE POLİTİKAMIZ? (-Ah bu Eset’in Annesi, Ah!) KEMAL ARI YAZDI30 Mayıs 2013
Genel Başkanımız Sayın Tansel Çölaşan Reyhanlı'da 24 Mayıs 2013
19 Mayıs'ta Samsun'dan Yola Çıkan Şanlı Bayrağımızı Atamıza Sunduk 22 Mayıs 2013
ADD Kilis Şubesi: 21:00'de 19 Mayıs'ı Kutladı 21 Mayıs 2013
19 Mayıs'ta Samsun’dan Bisikletçilerimizin yola çıkardığı Bayrak ve Toprağımızı 21 Mayıs 2013
Deniz hırçın, dalgalar köpüklü, Vapur heybetli, vakit şafak, Gözler parlak, bakışlar keskin19 Mayıs 2013
Danıştay üyesi Mustafa Yücel Özbilgin 17 Mayıs 2006 yılıda görevi başında şehit edildi17 Mayıs 2013
19 Mayıs’ta Samsun ve Ankara’da büyük buluşma ADD Başkanı Tansel Çölaşan’dan halka çağrı16 Mayıs 2013
Mustafa Kemal ve 18 askerle beraber 16 Mayıs 1919 tarihinde öğle üzeri İstanbul'dan Samsun'a doğru yola çıkar15 Mayıs 2013
Gazeteci Hasan Tahsin anma etkinliği 15 Mayıs 2013 çarşamba günü saat 11:0014 Mayıs 2013
15 MAYIS 1919: (-İzmir’in İşgali ve “Karagün” Prof. Dr. Kemal Arı14 Mayıs 2013
Her hafta sonu yapılan sesiz Çığlığın Bu haftaki konuşmacısı ADD den Sn Nazan Keskin idi. 12 Mayıs 2013
MUSTAFA KEMAL’LER 19 MAYIS’TA SAMSUN’DA10 Mayıs 2013
T.C. için, 19 Mayıs Saat 11.00'da Ankara Sıhhiye Alanındayız 08 Mayıs 2013
Propolis’le Kansere Karşı Doğal Mücadele07 Mayıs 2013
DARAĞACINDA ÜÇ FİDAN; DENİZ, YUSUF, İNAN05 Mayıs 2013
TÜRKKUŞU, 3 MAYIS 1935 YILINDA ATATÜRK TARAFINDAN KURULMUŞTUR.03 Mayıs 2013
Tandoğan'daki 1 Mayıs Kutlamaları Cumhuriyet Mitingine Dönüştü02 Mayıs 2013
1 Mayıs İşçi ve Emekçiler Bayramının 127 Yıllık Tarihi 01 Mayıs 2013
1 Mayıs’ta Alanlardayız29 Nisan 2013
16. Gaziemir Uluslararası Çocuk Şenliği24 Nisan 2013
Urla’da 23 Nisan Kutlamaları Festivale Dönüştü24 Nisan 2013
23 Nisan dünya çocukları Kemalpaşa’da23 Nisan 2013
İzmir'in ilk yöresel ürünler festivali başlıyor23 Nisan 2013
Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlu olsun23 Nisan 2013
Ankara'da TBMM'nin Açılması ve İlk TBMM Hükümetinin Kurulması 22 Nisan 2013
"ASKERİ CASUSLUK" BAYRAKLI ADLİYESİ ÖNÜ. Senin İçin Ey Demokrasi!20 Nisan 2013
Türk Milletine Çağrı bildirisinin ikincisi gerçekleştirildi 17 Nisan 2013
Ünlü piyanist Fazıl Say'a hapis cezası15 Nisan 2013
Halûk TARCAN web Sitemizde Yazarlar Sayfasında 11 Nisan 2013
Sevr'in Anayasası04 Nisan 2013
Eğitim-İş'ten Kamuda Türban Dayatmasına Tepki25 Mart 2013
Atatürk’lü Kapak İlk Sırada Yer Aldı25 Mart 2013

GENEL BAŞKAN
Atatürk Resimli Hediyelikler
Günün Kitabı

9 Eylül 1922 İzmir Hükümet Konağı'ndan
yunan Bayrağını indirip Yerine,
ŞANLI TÜRK BAYRAĞINI DİKEN
Kahraman ŞERAFETTİN YÜZBAŞI'NIN
Kahramanlık Hikayesi
Üye Paneli
E-mail
Şifre
 
   
  Yeni Üye | Şifremi Unuttum
Radyo




TRT TÜRKÜ




T
TRT NAĞME

Atatürk Siteleri

İşte Atatürk.com



Atatürk İnkilaplari.com



Önerilen Siteler
Ana Sayfa | İletişim | G.Başkanlarımız | Demokrasi Şehitleri | Tüzük | Atatürk | İlkeleri | Hakkında Söylenen | Kurduğu Kurumlar | Kurtuluş Savaşları | Kadın Kahramlar | Uğur Mumcu 24 Ocak 1993
CH