Ana Sayfa > Site Yazarları

Cihan Turgay ALTINIŞIK - cihanturgay@gmail.com
ADD’NİN KURUCUSU AKSOY NİYE ÖLDÜRÜLMÜŞTÜ?
13 Şubat 2018 - 498 okunma

ADD’NİN  KURUCUSU AKSOY NİYE ÖLDÜRÜLMÜŞTÜ?

            Atatürkçü Düşünce Derneği’ni kurduktan 8 ay sonra, 31 Ocak 1990’da, Cumhuriyet düşmanlarınca, 73 yaşında şehit edilen Prof. Muammer AKSOY’un cenaze kortejinin en önünde, iki koluyla sımsıkı kavradığı fotoğrafı ile Uğur MUMCU vardı. Daha sonra aynı akıbete uğrayacak MUMCU, Muammer AKSOY için köşesinden özetle ve en can alıcı cümleleriyle şöyle sesleniyordu:

“Kalpaksız Kuvayi Milliyeciler’in son temsilcilerinden biriydi.

İnançlı, dirençli, kararlı ve mangal gibi yürekli…

Hiç korkmadı; korkunun üstüne üstüne yürüdü. Korkaklığın, yılgınlığın ve dönekliğin moda olduğu günümüz Türkiye’sinde Aksoy adı, bir kişilik anıtı gibiydi.

Bugün Aksoy’u göz yaşlarımızla toprağa veriyoruz. Bu Aksoy’a karşı son görevimiz mi? Hayır, hayır, hayır. Son görevimiz hiç bitmeyecek.

Çünkü görev, demokrasiyi, özgürlükleri, Atatürk’ü ve laikliği savunmaktır.

            Bugün, 400’e yakın şubesi ve 200.000 üyesiyle ülkemizin en büyük demokratik kitle örgütlerinden biri olan Atatürkçü Düşünce Derneği’nin kurucu başkanı Muammer Aksoy’un adını 31 Ocak tarihli kaç gazetede okudunuz, kaç yazar köşesinde ondan bahsetti, hangi televizyon kanallarında onunla ilgili program yapıldı?

            Kimdi Muammer Aksoy? Niye öldürülmüştü? Unutturulmak isteyen belleklere biz hatırlatalım.

Hukukçuydu: 1939 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitirmiş, 1950’de Zürih Üniversitesi Hukuk ve Devlet Bilimleri Fakültesinde doktora yapmış, Hocaların hocası Hıfzı Veldet Velidedeoğlu’nun asistanlığından sonra 1952’de doçent, 1963 yılında profesör olmuştu. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi ve Siyasal Bilgiler Fakültesinde binlerce hukukçu yetiştirdi. Kendisinden etkilenerek yaptığı açılış konuşması yüzünden görevden alındığını ve bu vesileyle politikaya atıldığını yıllar sonra itiraf eden arkadaşı Prof.Dr. Turhan Feyzioğlu’nun yerine SBF’nde Dekan oldu.  Bir süre  sonra Üniversite özerkliğine aykırı hazırlanan yasa ve uygulamaları protesto ederek ayrıldı.12 Eylül 1980’den sonra Ankara Barosu Başkanlığına seçildi. 1957 yılında seçildiği Türk Hukuk Kurumu Başkanlığını öldürüldüğü güne kadar 33 yıl sürdürdü. Anayasa Hukuku uzmanlık alanıydı. 1961’de Kurucu Meclise Antalya Temsilcisi olarak girmiş, 1961 Anayasasının hazırlanmasında komisyon sözcülüğü yapmıştı. Bugün Anayasamızda yer alan “Laik, demokratik, sosyal, hukuk devleti” sıfatları için en fazla mücadeleyi O vermişti.

Ateşli bir hatip, inanmış bir laik, kararlı ve ödün vermez bir Atatürkçüydü. Omurgalı bir siyasetçiydi. 1957 yılında CHP’ye girmiş, Türkiye’yi Avrupa Konseyinde temsil etmiş, 27 Mayıs 1960 sonrası Üniversiteye dönmüş, 1961’de Kurucu Mecliste yer almış, 12 Mart 1971 muhtırasından sonra tutuklanarak yargılama sonucu serbest kalmıştı.

            Düşünce adamıydı: Dönemin ünlü siyasi yayınları olan Forum ve Yön dergilerinde yazdığı bilimsel makaleleriyle de Türk Ulusuna yön vermeye çalışmıştı. Yazdığı kitapların “Atatürk ve Sosyal Demokrasi, Atatürk ve Tam Bağımsızlık, Laikliğe Çağrı” gibi sadece birkaç tanesinin bile isimlerine baktığımızda neye önem verdiğini, ne için mücadele ettiğini ve hatta niye katledildiğini anlamak mümkündür.

            Özveriliydi. Yazması gerektiğine inanıyordu, kitabını bastırabilmek için sahip olduğu evi satmaktan hiç çekinmemişti.
 
            Muammer Aksoy, 73 yaşında, ak saçlı korkusuz, cesur, gözü pek, şimdi delikanlıyım diyenden daha yürekli gerçek  bir delikanlı ve dava adamıydı. Herkesin sokağa çıkmaya korktuğu bir dönemde, çok sevdiği Ankara Bahçelievler 2nci caddedeki bürosunun sayısız kitap, gazete, dergi ve belgeleri arasında saatlerce çalışırdı. En sevdiği şey okumak ve klasik müzik dinlemekti. Çok iyi derecede Almanca ve Arapça bilirdi. İyi bir araştırmacıydı. Her türlü yolsuzluğu, sahtekarlığı, din istismarcılığını, sömürüyü çekinmeden kaleme alır, aynı kalem ve kader arkadaşları gibi, kimsenin dile getirmeye cesaret edemeyeceği gerçekleri yazardı.

            Muammer Aksoy; tam bağımsızlığa inanmayan birinin Atatürkçü olabileceğini düşünmezdi. Bugün hala gençlere ve inanmayanlara örnek olabilecek “Atatürk ve Tam Bağımsızlık” kitabında şöyle söylüyordu.
            “Gerçekten bugün geri kalmış toplumların en önemli sorunu, kendileri için insan onuru ile bağdaşamaz çeşitli eşitsizliklere sebep olan ve bu geri kalmışlıktan ileride de kurtulma olanağı bırakmayan bağımlılık durumu ve onun yarattığı kısır döngüdür. Başka bütün toplumsal sorunların çözümü, geniş ölçüde bu ana sorunun, bu ana ilişkinin geri kalmış ülke bakımından olumlu bir çözüme ulaşabilmesine bağlıdır…Bugün çeşitli yardım, ittifak ve ikili anlaşmalarla büyük bir devlete sıkı bağlar kurmuş az gelişmiş ulus ve toplumların askeri, ekonomik, mali, kültürel bakımlardan bağımsızlıklarını geniş ölçüde kaybetmiş oldukları, adli bağımsızlıklarının bile gölgelendiği inkar olunmaz bir gerçektir.”

            Aksoy, türlü yollarla ve halka hoş gelebilecek büyük ortak, müttefik vb. adları  kullanmak suretiyle  Amerikan vesayetini yumuşatmaya çalışanları Sivas Kongresindeki Amerikan mandacılarına benzetiyor, yurdumuzun yer altı ve yer üstü zenginliklerinden Türk Halkının yararlanmasını benimseyen ve kabul ettiren devletçilik anlayışı ile ekonomik bağımsızlığın ne kadar gerekli olduğunu vurguluyordu. Atatürk’ün milli sermayeye dayanması gerektiğine inandığı petrol politikasını savunmuş, 1954 yılında Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı’nın petrol çıkartma yetkisini durduran ve yabancı petrol şirketlerine izin veren petrol kanununa karşı İhsan Topaloğlu birlikte “Milli Petrol Davasını” başlatmıştı.

            Muammer Aksoy; karanlığa ışık tuttuğu için, Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyetin temel değerlerine yönelen tehdit ve saldırılar karşısında bizleri uyarmaya ve uyandırmaya çalıştığı için öldürülmüştür.

            Muammer Aksoy; bütün Cumhuriyet Devrimi şehitlerimiz gibi, Muammer Aksoy’ları yalnız bıraktığımız için tek başına kalmış, hedef olmuş ve öldürülmüştür. Ölmeden önce, 1989’da Hıfzı Veldet Velidedeoğlu, Bahri Savcı, Münci Kapani ve Bahriye Üçok gibi aydınlarla birlikte kurduğu çok sevdiği Atatürkçü Düşünce Derneği adına yazdığı laiklik bildirisi üzerinde çalışmakta olan Aksoy’un düşünceleri, Atatürk’ün dediği gibi “Cebir ve şiddetle, topla ve tüfekle öldürülemezdi.”

Düşünceler ancak sahip çıkılmazsa yok olur.  Bugün gelinen nokta Aksoy’un ısrarla savunduklarının ne kadar doğru olduğunu ve mücadelemizin haklılığını  göstermektedir.   Aynı hainlerce katledilen Ahmet Taner Kışlalı’nın söylediği gibi;

“Aydın olmanın ölçütü, bilgi değil davranıştır.” Ölümlere sebep olmakla, seyirci kalmak arasında sonuçları itibarıyla bir fark yoktur. Bu Vatan hepimize emanet edilmiştir. Aynı ilke ve düşünceleri canımız pahasına savunmaya yemin ederek yola çıktığımız Atatürkçü Düşünce Derneğinin Gaziemir Şubesi’nde  Başkanlık yapmaktan onur duyuyor, Kurucu Başkanımız ve Devrim Şehidimiz Prof. Muammer AKSOY’u saygı ve şükranla anıyorum. Işıklar içinde yatsın.
                                                                                                                     
Turgay ALTINIŞIK
ADD Gaziemir Şb.Bşk. (0535 703 51 61)

Bu Yazıyı Paylaşın:


Yorumlar (0):

Yorum Ekle


Adınız Soyadınız*

E-posta Adresiniz*

(E-posta adresiniz sitede görünmez)

Yorumunuz*



(Yandaki güvenlik kodunu bu alana giriniz)
   
 


Cihan Turgay ALTINIŞIK Diğer Yazıları

28 Mart 2018 - ATATÜRK, ÇANAKKALE VE ŞEHİTLERİMİZ…
22 Ocak 2018 - BİR DE KIZIM VAR BENİM
06 Kasım 2017 - NEDEN CUMHURİYET? NE KADAR DEMOKRASİ?
07 Eylül 2017 - MİLLİ EĞİTİM VE ÇOCUKLARIMIZ
27 Aralık 2016 - KUBİLAY VE YASTIK ALTINDAKİ YÜREKLER
06 Eylül 2016 - KAFASI KARIŞIK VATANSEVERLER
31 Temmuz 2016 - ATATÜRK’ÜN ORDUSUNDA BİR DOLARLIK ASKERLER
23 Ekim 2015 - MAL SAHİBİ, MÜLK SAHİBİ, HANİ BUNUN İLK SAHİBİ !
21 Eylül 2015 - GÜNDÜZ KANDİLİNİ HAZIRLAMAYAN, GECE KARANLIĞA RAZI DEMEKTİR.
04 Eylül 2015 - DOĞRULUK MU? CESARET Mİ?
14 Temmuz 2015 - GERÇEK KATİLLER VE YIKILAN KÖPRÜLER
19 Mart 2015 - GÖNLÜMÜZDEN GEÇENLER, AKLIMIZDA KALANLAR
19 Mart 2015 - İZMİR BAROSU SALONUNDA İLK BULUŞMA “NEDEN ÇANAKKALE”
23 Şubat 2015 - VATANA iHANETTE SON NOKTA; SÜLEYMAN ŞAH TÜRBESİ
23 Şubat 2015 - PUL KOLEKSİYONUMU GÖSTEREYİM Mİ?
23 Şubat 2015 - VATANA iHANETTE SON NOKTA; SÜLEYMAN ŞAH TÜRBESİ
GENEL BAŞKAN
Atatürk Resimli Hediyelikler
Günün Kitabı
Üye Paneli
E-mail
Şifre
 
   
  Yeni Üye | Şifremi Unuttum
Radyo




TRT TÜRKÜ




T
TRT NAĞME

Atatürk Siteleri

İşte Atatürk.com



Atatürk İnkilaplari.com



Önerilen Siteler
Ana Sayfa | İletişim | G.Başkanlarımız | Demokrasi Şehitleri | Tüzük | Atatürk | İlkeleri | Hakkında Söylenen | Kurduğu Kurumlar | Kurtuluş Savaşları | Kadın Kahramlar | Uğur Mumcu 24 Ocak 1993
CH