ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ      ETKİNLİKLER      GÜNCEL HABERLER   
 
Ana Sayfa > Site Yazarları

ŞAHAP OSMAN ARAS - osmanaras@ttmail.com
CUMHURİYET VE DEMOKRASİ
27 Ekim 2015 - 997 okunma

          CUMHURİYET VE DEMOKRASİ
Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ün, Ulusumuzu çağdaşlaştırmak için uygulamaya koyduğu uygarlık projesinde, bir türlü gerçekleştiremediği iki özlemi vardır. Bunlardan ilki, çok partili demokratik rejim; diğeri, ağalık (feodalite) düzenini sona erdirecek olan, toprak reformudur. ATATÜRK, maalesef ikisini de göremeden sonsuzluğa göçtü. Çok partili rejime geçiş için, 9 Eylül 1923’de kurulan Cumhuriyet Halk Fırkasının (CHP) ardından, 1924 yılında Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası (TCF) kuruldu. Ne var ki, TCF kurulur-kurulmaz, devrim düşmanlarının istilasına uğradı. Parti Yöneticileri bu duruma kayıtsız kalarak, 1925 yılı başında Doğu’da patlak veren Şeyh Sait İsyanına adeta yeşil ışık yaktılar… İsyan süratle bastırıldı. Başta Şeyh Sait olmak üzere, isyancılar hak ettikleri cezalara çarptırıldılar. TCF ise, 5 Haziran 1925 tarihinde kapatıldı.
 
            İlk girişimin başarısızlıkla sonuçlanması ATATÜRK’ ün umutlarını sarsmadı. 12 Ağustos 1930’da Serbest Cumhuriyet Fırkası (Partisi) kuruldu. Bu parti, CHP’nin sıkı devletçi politikasına karşı, serbest piyasa ekonomisini savunuyordu. Partinin başkanlığını Gazi Mustafa Kemal Paşanın yakın arkadaşlarından Ali Fethi Bey (1881-1943) üstlenmişti. Ancak  bu parti de, devrim düşmanlarının istilasına uğrayınca, Partinin Yetkili Kurulu 17 Kasım 1930 tarihinde fesih (kapanma) kararı aldı. Yaklaşık bir ay sonra, 23 Aralık 1930’da patlak veren kanlı Menemen isyanı, alınan fesih kararının ne kadar yerinde olduğunu göstermiştir.
 
Çok partili demokratik rejime geçiş girişimlerinin başarısız olması, Gazi Paşayı üzdü. Fakat, yılmadı. Gaflet, dalalet ve ihanetin kaynağı olan cehaleti ortadan kaldırılmak için, Prof. Dr. Ayşe AFETİNAN’a (1908-1985) “VATANDAŞ İÇİN MEDENİ BİLGİLER” kitabını yazdırdı. (Bu eserin bir çok bölümünün bizzat ATATÜRK’e ait olduğu, 1968 yılında Prof. Dr. Ayşe AFETİNAN tarafından açıklanmıştır) Ulusumuz 14 Mayıs 1950’de, 2nci Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün önderlik ettiği serbest seçimle,  çok partili demokratik rejime geçerek, ATATÜRK’ ün en önemli iki vasiyetinden birisini yerine getirdi. Ancak, su uyusa bile, Çağdaş Türkiye Cumhuriyeti’nin iç ve dış düşmanları hiç mi, hiç uyumadılar.
 
            ÇAĞDAŞ CUMHURİYETİMİZ  NASIL KURULDU ?
 
a) AMASYA GENELGESİ İLE YOLA ÇIKILDI
           Mustafa Kemal Paşa 19 Mayıs’ta Samsun’a çıktıktan sonra, 12 Haziran 1919 günü Amasya’dadır. Ankara’daki 20’nci Kolordu’nun Komutanı Ali Fuat Paşa, Mondros Mütarekesini imzalayan eski Bahriye Nazırı Hüseyin Rauf Bey ve 3’üncü Kolordu Komutanı Albay Refet Bey de  Amasya’ya çağırılmıştır. Saraydüzü Kışlasında karargâh kurulur. Genel Sekreterlik görevi M. Kemal Paşanın o günlerdeki Yaveri, Yüzbaşı Cevat Abbas (Gürer) Beye verilmiştir. Hazırlanan metin, şifreli telgrafla Erzurum’daki Kâzım Karabekir Paşa’ya ve Konya’daki Mersinli Cemal Paşa’ya iletilmiş; onların da onayı alındıktan sonra, 21/22 Haziran 1919 gecesi yayınlanmıştır. “Genelge”nin en önemli kararları şunlardır: “Yurdun bütünlüğü, ulusun bağımsızlığı tehlikededir.İstanbul’daki Hükümet sorumluluğunu yerine getirememektedir. Ulusun bağımsızlığını, yine ulusun azim ve kararı kurtaracaktır.”
 
b) MİLLİ EGEMENLİK VE BAĞIMSIZLIK NASIL KAZANILDI ?
Erzurum Kongresinde ve bunu izleyen (4-11 Eylül 1919’daki) Sivas Kongresinde, Amasya Genelgesi kararları benimsendi ve kapsamı genişletildi. 23 Nisan 1920 tarihinde Ankara’da Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) kurularak, ”Milli Egemenlik” gerçekleştirildi ve “YA İSTİKLAL, YA ÖLÜM !” parolası ile İstiklal Savaşımız başlatıldı…13 Eylül 1921’de Sakarya Meydan Savaşı, 30 Ağustos 1922’de Büyük Zafer kazanılarak, işgalci Yunan orduları  ve de emperyalizm 9 Eylül 1922 günü İzmir’de denize döküldü. 11 Ekim 1922’de Mudanya Mütarekesi (Ateşkes) imzalandı. Bunu İsviçre’nin Lozan kentinde başlatılan barış görüşmeleri izledi.
 
24 Temmuz 1923 günü işgalci emperyalist devletlere imzalatılan Lozan Barış Antlaşmasının ardından; 29 Ekim 1923 gününün akşam saatlerinde, TBMM’de alınan kararla, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulduğu dünyaya ilan edildi…Lozan Barış Antlaşması, Türkiye Cumhuriyeti’nin küresel tapu senedidir. Ve de, bazı ihanet  odaklarının yaymaya çalıştığı gibi; geçerlilik süresi 100 yıl değil, SINIRSIZDIR.
 
Bugün dünyadaki 57 İslam Ülkesi’nin pek çoğu petrol, doğalgaz ve diğer kaynaklara sahip bulunmaktadır. Fakat, bilim ve teknolojide, dünya sıralamasının çok gerisindedirler. İnsanlık 21’nci Yüzyıla nice umutlarla erişmiş iken; Müslümanlar, etnik ve mezhep çatışmalarıyla, birbirlerini boğazlamaktadırlar. Emperyalizm bu çatışmaları kışkırtarak, keyifle izlemekte ve paylaşım alanlarını genişletmektedir. “Küreselleşme” masalının başlatıldığı 1990’lı yıllardan günümüze, ne kadar acıdır ki, başta Türkiye olmak üzere İslam Ülkelerinin masum halkları kan ve gözyaşı dökmektedirler.
 
Ülkemizde yeterli petrol ve doğalgaz kaynakları henüz keşfedilmiş değil. Öyleyken, bütün zorluklara, içten ve dıştan tüm engellemelere rağmen; 200’den fazla devlet sıralamasında, dünyanın ilk 20 ekonomisi arasında bulunmakta isek, bunun sırrı nedir? Farkımız; Cumhuriyetimizin “Demokratik, laik ve sosyal, bir hukuk devleti olmak” temel niteliklerinden kaynaklanmaktadır. Çağdaş Türkiye Cumhuriyetinin temel niteliklerini değiştirmeye veya yozlaştırmaya çalışmak; gaflet. dalalet ve ihanettir.
 
Tek kanatla değil uçabilmek, koşabilmek bile zordur. Bu nedenle, milli kültürümüzü Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ün 10.Yıl Nutkunda öngördüğü çağdaş uygarlık düzeyinin üzerine yüceltebilmemiz için,iki kanada birden ihtiyacımız vardır… Bunlardan birisi Bilim ve Teknoloji”, diğeri de Cumhuriyet ve Demokrasi”dir.
 
 Kemalizm, milletimizin ÇAĞDAŞLAŞMA İdeolojisidir. ATATÜRK; “Türkiye Cumhuriyetini kuran Türkiye Halkına, Türk Milleti denir” diyor.Türk Milleti olarak; çağı yakalamak ve bunun da ilerisine  geçebilmek için, (Akıl-Mantık-Nedensellik temellerine dayanan) BİLİMSEL DÜŞÜNCE SİSTEMİNE sımsıkı sarılarak, dürüstlük ve vatanseverlikle, çok çalışmamız gerekmektedir.
 
(*) Şahap Osman ARAS, Emekli Kurmay Albay-Tarihçi Yazar (28 Ekim 2015- İZMİR)
 
 


Bu Yazıyı Paylaşın:


Yorumlar (0):

Yorum Ekle


Adınız Soyadınız*

E-posta Adresiniz*

(E-posta adresiniz sitede görünmez)

Yorumunuz*



(Yandaki güvenlik kodunu bu alana giriniz)
   
 


ŞAHAP OSMAN ARAS Diğer Yazıları

12 Ocak 2017 - KARŞIYAKA’NIN ONURU
15 Kasım 2016 - GELDİKLERİ GİBİ GİDERLER...
02 Kasım 2016 - CUMHURİYETİMİZİN 93. YILI KUTLU OLSUN
25 Mart 2016 - ÇANAKKALE ZAFERİMİZİN 101. YILI
24 Mart 2016 - 3 MART 1924-CUMHURİYETİMİZİN TEMEL YASALARI
31 Ekim 2015 - CUMHURİYET MARŞI
08 Eylül 2015 - İZMİR'İN DAĞLARINDA ÇİÇEKLER AÇAR
11 Ağustos 2015 - GAZİ AYŞE ALTINTAŞ
11 Ağustos 2015 - GAZİ MİLİS ÜSTEĞMEN FATMA SEHER HANIM (KARA FATMA)
08 Ağustos 2015 - İSTİKLAL SAVAŞIMIZIN KADIN KAHRAMANLARI
24 Temmuz 2015 - Lozan Barış Antlaşmasının 92. Yılı Kutlu Olsun !
GENEL BAŞKAN
Günün Kitabı

9 Eylül 1922 İzmir Hükümet Konağı'ndan
yunan Bayrağını indirip Yerine,
ŞANLI TÜRK BAYRAĞINI DİKEN
Kahraman ŞERAFETTİN YÜZBAŞI'NIN
Kahramanlık Hikayesi
Üye Paneli
E-mail
Şifre
 
   
  Yeni Üye | Şifremi Unuttum
Radyo




TRT TÜRKÜ




T
TRT NAĞME

Atatürk Siteleri

İşte Atatürk.com



Atatürk İnkilaplari.com



Önerilen Siteler
Atatürk İzmir Kemalpaşa Resimleri
Atatürk
Anasayfa | İletişim | G.Başkanlarımız | Demokrasi Şehitleri | Tüzük | Atatürk | İlkeleri | Hakkında Söylenen | Kurduğu Kurumlar | Kurtuluş Savaşları | Kadın Kahramlar | Uğur Mumcu 24 Ocak 1993
CH