ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ      ETKİNLİKLER      GÜNCEL HABERLER   
 
Ana Sayfa > Site Yazarları

ŞAHAP OSMAN ARAS - osmanaras@ttmail.com
CUMHURİYETİMİZİN 93. YILI KUTLU OLSUN
02 Kasım 2016 - 695 okunma

CUMHURİYETİMİZİN 93. YILI KUTLU OLSUN

Şahap Osman ARAS (*)

Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ün önderliğinde kurulan Genç Cumhuriyetimizin 93. Yaşı Kutlu Olsun…Bugün bile, ülkemizde O’ndan daha yaşlı ninelerimiz/dedelerimiz var. Türk Milletinin 10 bin yıllık “Devlet, ebed müddet” sürecinde, Çağdaş Türkiye Cumhuriyeti halen körpe bir fidandır. Dünyanın en önemli ve en hassas coğrafyasında; Balkanlar-Kafkasya ve Ortadoğu “Şeytan Üçgeninin” tam göbeğindedir. Bu nedenle, O’nu “dahili ve harici bedhahlardan” itinayla ve cesaretle korumamız gerekir. Bu bağlamda; vatanımızın ve milletimizin bekası için can veren Aziz Şehitlerimizi rahmetle, hürmetle, minnetle analım. Kahraman Gazilerimizin ellerine sarılalım… Onları rencide edecek ruhsuzlara göz açtırmayalım.

ATATÜRK’ün 1927 yılında (15-20 Ekim tarihlerinde) TBMM’de 6 günde sunduğu Büyük Nutuk (SÖYLEV) Necip Milletimizi tarihten silmeyi amaçlayan gaflet, dalalet ve ihanetleri belgeleriyle ortaya koymaktadır. SÖYLEV’in son sayfasındaki, ATATÜRK’ün Gençliğe Hitâbı(Seslenişi): “Birinci vazifemizin, İstiklal ve Cumhuriyetimizi ilelebed (sonsuza değin) muhafaza ve müdafaa etmek olduğunu” önemle vurgulamaktadır. Burada; İstiklalin (bağımsızlığın) Cumhuriyetten de önde geldiğine dikkat edilmelidir. Çünkü, bağımsızlıktan mahrum bir devlet, duvara asılan içi boş bir çerçeve gibi, anlamsızdır. İsmen var, cismen yoktur. Çağdaş Cumhuriyetimizin “olmazsa olmaz” koşulu, bağımsızlıktır.

SÖYLEV’den sonra, üzerinde durulacak hassasiyetler “10.YIL NUTKU”nda yer almaktadır. ATATÜRK’ün 29 Ekim 1933 günü Milletimize sunduğu “10.YIL NUTKU” sıradan bir kutlama mesajı değildir. Orada, Türkiye Cumhuriyetinin millî hedefleri belirtilmektedir...”10.YIL NUTKU” siyasal iktidarların izleyip uygulaması gereken, millî bir siyaset belgesidir. ATATÜRK; “Millî kültürümüzü muasır (çağdaş) medeniyet seviyesinin üstüne çıkaracağız” cümlesiyle, T.C’nin öncelikli hedefini, veciz bir şekilde öngörmektedir. Yani, O’nun “doğuculuk/batıcılık” diye bir dayatması yoktur. Bilim ve teknoloji nerede ise, oradan alınacaktır. Böylece, “Millî Kültürümüz” çağın en ileri bilim ve teknolojileriyle gelişip/güçlendirilerek, dünyaya örnek olacaktır… “Çağdaşlaşmak” Türk Milletinin millî ideolojisidir.

Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ün, “Ulusumuzun çağdaşlaşması için” öngördüğü uygarlık projesinde, bir türlü gerçekleştiremediği iki özlemi vardır. Bunlardan ilki, çok partili demokratik rejim; diğeri, ağalık (feodalite) düzenini sona erdirecek olan toprak reformudur. ATATÜRK, maalesef ikisini de göremeden sonsuzluğa göçtü… Çok partili rejime geçiş için, 9 Eylül 1923’ de kurulan Cumhuriyet Halk Fırkasının (CHP) ardından, 1924 yılında Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası (TCF) kuruldu. Ne var ki, TCF daha kurulur-kurulmaz, cumhuriyet düşmanlarının istilasına uğradı. Parti Yöneticileri bu duruma kayıtsız kalarak, 1925 yılı başında Doğu’da patlak veren Şeyh Sait İsyanına adeta yeşil ışık yaktılar. Bu isyan süratle bastırıldı ve TCF kapatıldı. Başta Şeyh Sait olmak üzere, cumhuriyet düşmanları hak ettikleri cezalara çarptırıldılar.

İlk girişimin başarısızlıkla sonuçlanması ATATÜRK’ün “çok partili demokratik rejim” umutlarını sarsmadı… 12 Ağustos 1930’da Serbest Cumhuriyet Fırkası (Partisi) kuruldu. Bu parti, CHP’nin sıkı devletçi politikasına karşı, serbest piyasa ekonomisini savunuyordu. Partinin genel başkanlığını ATATÜRK’ün yakın mesai arkadaşlarından Ali Fethi Okyar (1881-1943) üstlenmişti. Ancak, bu parti de cumhuriyet düşmanlarının istilasına uğradığından, Partinin Yetkili Kurulları 17 Kasım 1930 tarihinde fesih (kapanma) kararı aldı. Bundan yaklaşık bir ay sonra, 23 Aralık günü Menemen’de patlak veren kanlı isyan, alınan kararın ne kadar yerinde olduğunu göstermiştir.

Çok partili demokratik rejime geçiş için başlatılan bu iki girişimin başarısızlıkla sonuçlanması, Gazi’yi üzdü. Fakat, asla yıldırmadı. Gaflet, dalalet ve ihanetin asıl kaynağı olan, kapkara cehaleti ortadan kaldırılmak için Prof. Dr. Ayşe AFETİNAN’a (1908-1985) “VATANDAŞ İÇİN MEDENİ BİLGİLER” kitabını yazdırdı. (Kitabın bir çok bölümünün ATATÜRK’e ait olduğu, Prof. AFETİNAN tarafından açıklanmış olup; Türk Tarih Kurumu Basımevinin 1988 yılı baskısında ATATÜRK’ün el yazıları ile yayınlanmıştır.) Ulusumuz, 2’nci Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün önderliğinde,14 Mayıs 1950’de çok partili demokratik rejime geçerek, ATATÜRK’ün vasiyetini yerine getirmiştir.

ÖZETLEYECEK OLURSAK;

Bugün dünyadaki 57 İslam Ülkesi’nin pek çoğu petrol, doğalgaz ve diğer kaynaklara sahip bulunmaktadır. Fakat, bilim ve teknolojide, dünya sıralamasının çok gerisindedirler. İnsanlık 21’nci Yüzyıla nice büyük umutlarla başlamışken; Müslümanlar, etnik ve mezhep çatışmalarıyla, birbirlerini boğazlamaktadırlar. Emperyalizm bu çatışmaları kışkırtarak, keyifle izlemekte ve paylaşım alanlarını genişletmektedir. “Küreselleşme” masalının başlatıldığı 1990’lı yıllardan günümüze, başta Türkiye olmak üzere, İslam Ülkelerinin masum halkları teröre kurbanlar vermekte; (Bölgesel ve iç savaşlarda) kan ve gözyaşı dökmektedirler.

Ülkemizde yeterli petrol ve doğalgaz kaynakları henüz keşfedilmiş değil. Öyleyken, bütün zorluklara, içten ve dıştan tüm engellemelere rağmen; 200’den fazla devlet sıralamasında, dünyanın ilk 20 ekonomisi arasında bulunmakta isek, bunun sırrı nedir?...Farkımız, devletimizin “Demokratik, laik ve sosyal, hukuk devleti” niteliklerinden kaynaklanmaktadır. Çağdaş Türkiye Cumhuriyetinin Anayasa ile belirlenmiş bulunan temel niteliklerini değiştirmeye/ yozlaştırmaya çalışmak; gaflettir. dalalettir, ihanettir.

Tek kanatla değil uçmak, koşabilmek bile zordur. Bu nedenle; milli kültürümüzü, Gazi M.Kemal ATATÜRK’ün öngördüğü, çağdaş uygarlık düzeyinin üzerine çıkarabilmemiz için, iki kanada birden ihtiyacımız var… Bunlardan birisi “BİLİM VE TEKNOLOJİ” diğeri “CUMHURİYET VE DEMOKRASİ”dir. ATATÜRK; “Türkiye Cumhuriyetini kuran Türkiye Halkına, Türk Milleti denir” diyor. Türk Milleti olarak; çağı yakalamak ve bunun da ilerisine geçebilmek için; Akıl-Mantık-Nedensellik(sebep/sonuç ilişkisi) temellerine dayanan Bilimsel Düşünce Sistemine sımsıkı sarılarak, dürüstlük ve vatanseverlikle, çok çalışmamız gerekmektedir.

(*) Şahap Osman ARAS-Emekli Kurmay Albay,Tarihçi Yazar (Ekim 2016- İZMİR)


Bu Yazıyı Paylaşın:


Yorumlar (0):

Yorum Ekle


Adınız Soyadınız*

E-posta Adresiniz*

(E-posta adresiniz sitede görünmez)

Yorumunuz*



(Yandaki güvenlik kodunu bu alana giriniz)
   
 


ŞAHAP OSMAN ARAS Diğer Yazıları

12 Ocak 2017 - KARŞIYAKA’NIN ONURU
15 Kasım 2016 - GELDİKLERİ GİBİ GİDERLER...
25 Mart 2016 - ÇANAKKALE ZAFERİMİZİN 101. YILI
24 Mart 2016 - 3 MART 1924-CUMHURİYETİMİZİN TEMEL YASALARI
31 Ekim 2015 - CUMHURİYET MARŞI
27 Ekim 2015 - CUMHURİYET VE DEMOKRASİ
08 Eylül 2015 - İZMİR'İN DAĞLARINDA ÇİÇEKLER AÇAR
11 Ağustos 2015 - GAZİ AYŞE ALTINTAŞ
11 Ağustos 2015 - GAZİ MİLİS ÜSTEĞMEN FATMA SEHER HANIM (KARA FATMA)
08 Ağustos 2015 - İSTİKLAL SAVAŞIMIZIN KADIN KAHRAMANLARI
24 Temmuz 2015 - Lozan Barış Antlaşmasının 92. Yılı Kutlu Olsun !
Anasayfa | İletişim | G.Başkanlarımız | Demokrasi Şehitleri | Tüzük | Atatürk | İlkeleri | Hakkında Söylenen | Kurduğu Kurumlar | Kurtuluş Savaşları | Kadın Kahramlar | Uğur Mumcu 24 Ocak 1993
CH