Ana Sayfa > Site Yazarları

ŞAHAP OSMAN ARAS - osmanaras@ttmail.com
GELDİKLERİ GİBİ GİDERLER...
15 Kasım 2016 - 856 okunma

GELDİKLERİ GİBİ GİDERLER...                                                 
Şahap Osman ARAS (*)
            1914-1918 yılları arasındaki Birinci Dünya Savaşı, emperyalizmin ilk “küresel” paylaşım savaşıdır. “İTİLAF” ve “İTTİFAK” olarak, iki düşman blok oluşturan emperyalistlerin emelleri, aynı ortak hedefe yönelikti: “Osmanlı İmparatorluğunu parçalamak ve Ortadoğu’daki petrol kaynaklarını ele geçirmek”… Müttefikimiz Almanya, İtilaf Devletlerini yenerek savaşı kazanmış olsaydı bile, kaderimiz değişmeyecekti. Çünkü bu kez, Alman emperyalizminden kurtulmak için savaşacaktık. Sonuçta, İngiltere liderliğindeki İtilaf Devletleri savaşı kazanınca; Osmanlı İmparatorluğu ile birlikte Avusturya-Macaristan İmparatorluğu da parçalandı. Almanya’da cumhuriyet ilan edildi. Sonra da, Alman halkını İkinci Dünya Savaşı felaketine sürükleyecek olan, bir dizi bunalımlar yaşandı.
 
            Bu savaşta Mehmetçik, Çanakkale Cephesinde büyük bir zafer kazandı. Çünkü, bir tek bu cephede sırtından hançerlenmemişti. Öteki cephelere gelince; doğuda Osmanlı vatandaşı Ermeniler, güneyde din kardeşliğine ihanet eden Araplar  düşmanla işbirliği yaparak, Ordularımızı hep iki ateş arasında bıraktılar. Bununla birlikte; bilim ve teknolojiyi ihmal ederek, çağın gerisinde kalmış olmamızın da, yenilgideki payı büyüktür… Osmanlı İmparatorluğu, “İttihat Terakki” Hükümetinin sınırsız ihtirasları yüzünden, savaşa hazırlıksız olarak sürüklenmişti. Öyle ki; Başkent İstanbul’un dibindeki Çanakkale Cephesinde bile, Mehmetçiğe yeterli savaş teçhizatı ve yiyecek sağlanamamıştır. Diğer cephelerde ise, durum çok daha kötüydü.
 
            MONDROS MÜTAREKESİ (ATEŞKES)
            İttifak bloğunda yenilgiyi ilk kabul eden devlet Bulgaristan Krallığı oldu. Bulgarlar 29 Eylül 1918 tarihinde İtilaf Devletleriyle “ateşkes” imzalayınca; Osmanlı Devletinin müttefikleri, Alman İmparatorluğu ve Avusturya-Macaristan İmparatorluğu ile bağlantısı kesilmiş oldu. Bunun ardından; 4 Ekim günü Almanya, 5 Ekim’de Avusturya-Macaristan “ateşkes” ilan etti. Artık, Osmanlı Devletinin yapabileceği bir şey yoktu. İttihat Terakki Hükümeti, Meclisten güvenoyu alamayınca, görevden çekildi. Yeni kurulan Ahmet İzzet Paşa Hükümeti, 30 Ekim 1918 tarihinde, Limni Adası’nın Mondros Limanında (Agamemnon savaş gemisinde) ateşkesi imzalamak zorunda kaldı.
 
            Güneyde (Filistin-Suriye-Irak Cephesinde) “Yıldırım Orduları” adı verilerek, Alman Generali Liman Von Sanders’in emrine verilmiş bulunan 4ncü, 7nci ve 8nci Ordular (Halep - Musul - Kerkük- Süleymaniye hattına) çekilirken, büyük kayıplar vermişti. Yıldırım Ordularının karargâhı Adana’ya taşınmıştı. Mütarekeye göre, Alman Komutanların ülkemizden ayrılması gerektiğinden; Liman Von Sanders görevini 7nci Ordu Komutanı Gazi M. Kemal Paşa’ya devrederek, ülkesine döndü. Mütarekenin 7nci Maddesi; “İtilaf Devletlerinin güvenliğini tehdit eden bir durum olduğunda, herhangi bir stratejik noktayı işgal etmelerine” olanak sağlıyordu. Üç kıtayı birleştiren Osmanlı Ülkesinin neresi stratejik değildi ki ?.. Dahası, İtilaf güçlerinin güvenliğinin tehdit edildiğine kim karar verecekti? Elbette, kendileri.
 
İşte, böylesine abuk-sabuk bir ateşkes anlaşmasına dayanan İngiliz ve Fransız işgal kuvvetleri, 1918 yılı Kasım ayı’nın ilk haftasında İskenderun’a asker çıkarmaya karar verdiler. Yıldırım Orduları Komutanı Gazi M. Kemal Paşa ise, buna izin vermeyeceğini; şiddetle karşı koyacağını bildirdi. Ateşkesin bozulmasından korkan Hükümet, Gazi M.Kemal Paşa’nın görevine son vererek, derhal İstanbul’a dönmesini emretti. Çanakkale Cephesinin muzaffer komutanı 13 Kasım günü Haydarpaşa’da trenden inerken, kaderin garip bir cilvesiyle karşılaşıyordu… Çünkü aynı günde, 61 parça savaş gemisinden oluşan İtilaf Donanması, Çanakkale Boğazı ve Marmara’dan serbestçe geçerek; Başkent İstanbul’u denetimi altına almıştı. Müslüman halk büyük bir üzüntü içindeyken, Osmanlı vatandaşı gayrimüslimler sevinçten bayram ediyordu.
 
            Bu olumsuz koşullarda, kendisine tahsis edilen bir deniz aracıyla, emperyalistlerin görkemli savaş gemilerinin arasından Boğaz’ın batı yakasına geçmekte olan Gazi M.Kemal Paşa yorgundu. Fakat, asla yılgın değildi. Oysa, Orduların komutası elinden alınmıştı. Belindeki tabancasından başka silahı; kendisine refakat eden Yaveri Yüzbaşı Cevad Abbas bey’den başka askeri yoktu. Ancak, Türk Milletine olan güveni sonsuzdu.(*)  Bu güven, her zaman, O’nun hiç tükenmeyen umutlarının kaynağı olmuştur. Ne var ki, Yaveri kendisi kadar metin değildi. Düşman gemilerinin arasından geçerken çok hüzünlenmişti. Birkaç damla yaş gözlerinden süzülüverdi… Gazi Paşa kaşlarını çattı: “ Üzülme Çocuk! ”dedi. “GELDİKLERİ GİBİ GİDERLER!” 
 
(*) Prof. Dr. Ayşe AFETİNAN’ın Vatandaş İçin Medeni Bilgiler kitabında yer alan;
Türkiye Cumhuriyetini kuran Türkiye Halkına Türk Milleti denir” cümlesi, ATATÜRK’e aittir.
 
(**)ATATÜRK çok sevdiklerine; “Çocuk” diye seslenirdi.
 
(*) Şahap Osman ARAS,
     Tarihçi Yazar (2016 - İZMİR)
 


Bu Yazıyı Paylaşın:


Yorumlar (0):

Yorum Ekle


Adınız Soyadınız*

E-posta Adresiniz*

(E-posta adresiniz sitede görünmez)

Yorumunuz*



(Yandaki güvenlik kodunu bu alana giriniz)
   
 


ŞAHAP OSMAN ARAS Diğer Yazıları

12 Ocak 2017 - KARŞIYAKA’NIN ONURU
02 Kasım 2016 - CUMHURİYETİMİZİN 93. YILI KUTLU OLSUN
25 Mart 2016 - ÇANAKKALE ZAFERİMİZİN 101. YILI
24 Mart 2016 - 3 MART 1924-CUMHURİYETİMİZİN TEMEL YASALARI
31 Ekim 2015 - CUMHURİYET MARŞI
27 Ekim 2015 - CUMHURİYET VE DEMOKRASİ
08 Eylül 2015 - İZMİR'İN DAĞLARINDA ÇİÇEKLER AÇAR
11 Ağustos 2015 - GAZİ AYŞE ALTINTAŞ
11 Ağustos 2015 - GAZİ MİLİS ÜSTEĞMEN FATMA SEHER HANIM (KARA FATMA)
08 Ağustos 2015 - İSTİKLAL SAVAŞIMIZIN KADIN KAHRAMANLARI
24 Temmuz 2015 - Lozan Barış Antlaşmasının 92. Yılı Kutlu Olsun !
GENEL BAŞKAN
Atatürk Resimli Hediyelikler
Günün Kitabı
Üye Paneli
E-mail
Şifre
 
   
  Yeni Üye | Şifremi Unuttum
Radyo




TRT TÜRKÜ




T
TRT NAĞME

Atatürk Siteleri

İşte Atatürk.com



Atatürk İnkilaplari.com



Önerilen Siteler
Ana Sayfa | İletişim | G.Başkanlarımız | Demokrasi Şehitleri | Tüzük | Atatürk | İlkeleri | Hakkında Söylenen | Kurduğu Kurumlar | Kurtuluş Savaşları | Kadın Kahramlar | Uğur Mumcu 24 Ocak 1993
CH