ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ      ETKİNLİKLER      GÜNCEL HABERLER   
 
Ana Sayfa > Site Yazarları

Cihan Turgay ALTINIŞIK - cihanturgay@gmail.com
GÖNLÜMÜZDEN GEÇENLER, AKLIMIZDA KALANLAR
19 Mart 2015 - 935 okunma

                GÖNLÜMÜZDEN GEÇENLER, AKLIMIZDA KALANLAR

            “Dr.Rasim Ferit,  Ömer Naci,  Mehmet Nuri,  Müfit Özdeş,  Muzaffer Kılıç.
            Hepsi gözü pek, cesur, yürekli ve korkusuz vatanseverler. Hepsi yenilikçi, hepsi batıya ve modern dünyaya yakın ama bir o kadar da kendi değerlerinin ve gücünün farkında insanlar.
            Mustafa Necati,  Hasan Rıza,  Ali Fuat,  Cevat Abbas,  Kılıç Ali,  Reşit Galip.
            Doğru  bildiklerini  her ortamda  çekinmeden  söyleyebilen,  ama  devlet  sırlarını kendileriyle beraber mezara kadar götürebilen gerçek neferler. Ülkeleri için hayatlarının sonuna kadar mücadele etmeye yemin etmiş insanlar.
            Ali Fethi, Salih Bozok, Mazhar Müfit, Yunus Nadi, Ruşen Eşref, Mustafa Cantekin.
            Aldıkları her görevi kırk yıldır o görevi  bekliyor gibi sahiplenip, sonuçlarını görmeden gözlerine uyku girmeyen, düşene kadar çalışmayı adet edinmiş çalışkan ve olağanüstü gayretkeş  insanlar.
            Tevfik Rüştü,  Falih Rıfkı,  Refet Bele,  İzzettin Çalışlar,  Rauf Orbay.
            En az bilinenden başladım sıralamaya. İsmet İnönü’leri, Kazım Karabekir’leri, Fevzi Çakmak’ları hiç saymadım bile. Bunlar bizim insanlarımız. Bunlar büyük önder ATATÜRK’ün silah, çalışma ve dava arkadaşlarından sadece ilk aklımıza gelen isimler. O’nun seçtikleri. Birlikte ülkeyi kurtarıp birlikte inşa eden, yeni Türkiye Cumhuriyeti’nin temelinde harcı olan insanlar. Askerler, bürokratlar, bakanlar,  milletvekilleri.
        Onlarda yalan ve riya yoktu, asla iki yüzlü değillerdi.

        Çoğunun cebinde kendileri için harcayacak paraları da yoktu. Ama ülkenin kaynaklarını kılı kırk yararak kullandılar. Hep halkın içindelerdi, halkın ne istediğini bilen, halk için çalışan ve  halkı için en iyisini isteyenlerdi.
     
        Onlar Mustafa Kemal’in seçtikleriydi.
        Peki ya bizim seçtiklerimiz ve seçeceklerimiz!

        Ülke genelinde bütün adayların profillerine bir göz attığımızda  nasıl bir model görüyoruz?
        Kiminin babası, kiminin arkası var. Kiminin tecrübesi kiminin ideolojisi var. Kimi yediklerine doyamamış, kimi yaşlanmış ama aklı kalmış. Kimi her dalda oynamış bir o kalmış. Kimi ya tutarsa diyor, yedek bekliyor. Kiminde hiçbiri yok, param var diyor. Bilgi, tecrübe, eğitim, dürüstlük ve olmazsa olmaz Atatürkçülük kaçında mevcut?

        Kaçı gönülden bağlı Cumhuriyetine?
        “Nasıl bir aday hayal ediyoruz?” yazımı hatırlayanlar, yazının sonunda neden “bekliyoruz” değil de “hayal ediyoruz” dediğimi iyi bilirler.
         Biz bütün bu özellikleri değil, bunlara en yakın olanları ve en yakın olanları çevresinde toplayanları arıyoruz. Cumhuriyeti kuranlar gibi çalışkan, onlar gibi sözünün eri, dürüst, mütevazi ve halkçı yöneticileri, Türk Ulusunun bir ferdi olmaktan  gurur duyan, Atatürk ilke ve devrimlerinden her ne sebeple olursa olsun asla taviz vermeyen, milliyetçi, yurtsever, devrimci, laik ve çağdaş liderleri arıyoruz. Vatan topraklarının gözümüzün içine baka baka bölündüğü, ülke kaynaklarının önüne gelene peşkeş çekildiği böylesine karanlık bir dönemde oy kaygısıyla hareket etmeyen insanlar arıyoruz. Partisine değil ülkesine vefa borcunun peşinde olanları istiyoruz.
        Biz böyle insanlar olduğunu biliyoruz.
        Yeter ki ayırt edelim ve seçmesini bilelim.” 
        Bu yazıyı 01 Aralık 2013 tarihinde “Atatürk'ün seçtikleri ve bizim seçeceklerimiz!” başlığı ile yazmıştım. O günden bugüne değişen çok şey oldu, umutlarımız daha da karardı, ülke daha karanlık sulara doğru yol almaya başladı, sonu gözükmeyen bir uçuruma doğru sürükleniyor gibiyiz.
         Ama siyasilerde ve siyasette değişen bir şey yok, eski tas eski hamam, eski defter eski hesap, kaldığı yerden sinir bozmaya, insanların aklıyla alay edilmeye devam ediliyor.
         Lütfedip sivil toplum kuruluşlarını dolaşan, bunu biraz da parti üyeleriyle yapılacak ön seçim nedeniyle yapmak zorunda olan aday adaylarımızı dinliyoruz. İçlerinde ilk defa siyasete atılan iyi niyetli kişiler olduğu gibi senelerdir siyasetin içinde olan, hatta daha önce milletvekilliği yapmış olanlar dahi var. Tanıyalım, tanımayalım, aynı soruları soruyoruz.
*Ülkenin durumu ortada, Atatürk’ün çizgisinden hızla uzaklaşıyoruz, laik cumhuriyetimiz, bağımsızlığımız, üniter devlet yapımız ve toprak bütünlüğümüz tehlikede, neler yapmayı ve nasıl yapmayı düşünüyorsunuz?
*Sivil Toplum Kuruluşlarının demokrasiye ve halkın bilinçlendirilmesine olan katkısını artırmak için bir projeniz veya düşünceniz var mı?
*Gaziemir ilçesinin sizce en büyük problemleri nelerdir? İlçemiz için düşündüğünüz projeleriniz var mı?
         Adaylar kesinleşmeden aldığımız cevapları yazmayacağım, ama bir gün onları da sizinle mutlaka paylaşarak yorumu size bırakacağım. Şimdilik hayal kurmaya devam ediyoruz. Ama gördüğümüz manzara şu. Türk Halkı bu sefer en yüksek katılımla sandığa mutlaka gidecek ve oyunu kullanacaktır. Liderlerine asla güvenmiyor. Karar vermek için beklediği iki şey var:
*Kesinleşecek aday profilleri, merkez yoklamaları ile belirlenecek lider tercihleri,
*Üst yönetimlerin alabileceğini hala umut etmeye devam ettikleri birleşme kararları.
         Bu halk, ülkenin en kötü ve karanlık günlerinde düşman karşısında bile, kişisel çekişme ve çıkar endişeleriyle, birleşme becerisini gösteremeyen liderlerine en iyi dersi sandıkta verecek ve onlara “Yeter artık, ya birleşin ya gömülün” diyecektir.
         Unutmayın! 8 Haziranda hiçbir şey eskisi gibi olmayacak, hain zihniyetin işgali devam ederse mücadele yöntemleri de değişecektir. Sonumuz hayırlı olsun. 13 Mart 2015
        Saygılarımla…
                                                                                                           Turgay ALTINIŞIK
                                                                                                           ADD Gaziemir Şb.Bşk.
                                                                                                            (Tel: 05357035161)


Bu Yazıyı Paylaşın:


Yorumlar (0):

Yorum Ekle


Adınız Soyadınız*

E-posta Adresiniz*

(E-posta adresiniz sitede görünmez)

Yorumunuz*



(Yandaki güvenlik kodunu bu alana giriniz)
   
 


Cihan Turgay ALTINIŞIK Diğer Yazıları

28 Mart 2018 - ATATÜRK, ÇANAKKALE VE ŞEHİTLERİMİZ…
13 Şubat 2018 - ADD’NİN KURUCUSU AKSOY NİYE ÖLDÜRÜLMÜŞTÜ?
22 Ocak 2018 - BİR DE KIZIM VAR BENİM
06 Kasım 2017 - NEDEN CUMHURİYET? NE KADAR DEMOKRASİ?
07 Eylül 2017 - MİLLİ EĞİTİM VE ÇOCUKLARIMIZ
27 Aralık 2016 - KUBİLAY VE YASTIK ALTINDAKİ YÜREKLER
06 Eylül 2016 - KAFASI KARIŞIK VATANSEVERLER
31 Temmuz 2016 - ATATÜRK’ÜN ORDUSUNDA BİR DOLARLIK ASKERLER
23 Ekim 2015 - MAL SAHİBİ, MÜLK SAHİBİ, HANİ BUNUN İLK SAHİBİ !
21 Eylül 2015 - GÜNDÜZ KANDİLİNİ HAZIRLAMAYAN, GECE KARANLIĞA RAZI DEMEKTİR.
04 Eylül 2015 - DOĞRULUK MU? CESARET Mİ?
14 Temmuz 2015 - GERÇEK KATİLLER VE YIKILAN KÖPRÜLER
19 Mart 2015 - İZMİR BAROSU SALONUNDA İLK BULUŞMA “NEDEN ÇANAKKALE”
23 Şubat 2015 - VATANA iHANETTE SON NOKTA; SÜLEYMAN ŞAH TÜRBESİ
23 Şubat 2015 - PUL KOLEKSİYONUMU GÖSTEREYİM Mİ?
23 Şubat 2015 - VATANA iHANETTE SON NOKTA; SÜLEYMAN ŞAH TÜRBESİ
Anasayfa | Basın Açıklaması | İletişim | G.Başkanlarımız | Demokrasi Şehitleri | Tüzük | Atatürk | İlkeleri | Hakkında Söylenen | Kurduğu Kurumlar | Kurtuluş Savaşları | Kadın Kahramlar
CH