Ana Sayfa > Site Yazarları

Ahmet Gürel - ahmetgurel50@gmail.com
KÖY ENSTİTÜLERİ DESTANI
24 Kasım 2015 - 1228 okunma

KÖY ENSTİTÜLERİ DESTANI

Kurtuluş Savaşı utku ile sona ermiş ve Garp Cephesi Komutanı İsmet Paşa, “Mudanya Ateşkes Antlaşması” ile diplomaside görev almıştı. O, 11 Ekim 1922 günü, Kuva-i Milliye’den aldığı güçle ateşkes antlaşması imzalamıştır. Ardından 8 ay süren, “Lozan Barış Antlaşması”, İsmet Paşa başkanlığındaki Türk delegasyonunun “Kayıtsız Şartsız Bağımsızlık” talebi nedeniyle çetin geçmiştir. Yeni Türk Devleti, milletlerarası hukukun ilkeleri içinde kısa süre öncesine kadar kendisini tanımayan, yok etmek isteyen devletlerle eşit haklara sahip, onurlu bir devlet olarak barış masasından kalkmıştır.
Ardından, yeni Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş çalışmaları başlamıştır. Atatürk, gerçekleştirecekleri Türk devrimini şöyle anlatır; “Uçurumun kenarında yıkık bir ülke, türlü düşmanlarla kanlı boğuşmalar, yıllarca süren savaş, ondan sonra içerde ve dışarıda saygı ile tanılan yeni vatan, yeni sosyete, yeni devlet ve bunları başarmak için arasız inkılâplar. İşte Türk inkılâplarının kısa bir deyimi…"
Gün gelmiş kurtuluş tamamlanmış, “Cumhuriyet İlan” edilmiş ve sıra kuruluşun gereği Türk Devrimi’nin yürürlüğüne girmesine gelmişti. O sırada arkadaşlarından biri: “İşte memleketi kurtardınız. Şimdi ne yapmak istersiniz?” Diye sormuştur. O’nun cevabı ise; “Millî Eğitim Bakanı olarak millî kültürü yükseltmeye çalışmak en büyük emelimdir.”
Acaba, gerçekleşecek devrimler Atatürk’ün kafasında bir gecede mi canlanmıştı. O, yapmayı planladığı “Latin Alfabesi”ne geçişi, 15 yıl kafasında canlandırdığını ilk belgeselim olan “Atatürk Destanı”nda görsel olarak anlattım.
Dilde reform ve eğitimin yaygınlaşmasını düşüncesini hiç aklından çıkarmayan Mustafa Kemal Paşa, 16 Temmuz 1921 tarihinde toplanan Eğitim Kongresi’nde şunları dile getirmiştir; “Silahıyla olduğu gibi dimağıyla da mücadele mecburiyetinde olan milletimizin birincisinde gösterdiği kudreti ikincisinde de göstereceğine asla şüphem yoktur” demiştir.
Gazi yeni alfabenin kabulünden sonra 08 Ağustos 1928 tarihinde İstanbul Sarayburnu Parkı'ndaki gazinoda halka şöyle hitap eder: “bu ulus, utanmak için yaratılmış bir ulus değildir, övünmek için yaratılmış, tarihini övünçlerle doldurmuş bir ulustur. Ama ulusun yüzde sekseni okuma yazma bilmiyorsa bunun suçu bizde bu günün insanlarında değildir. Türk'ün karakterini anlamayarak kafasını bir takım zincirlerle saranlardadır. Artık geçmişin düzensizliklerini kökünden kazıma günlerindeyiz. Yanlışlıklan düzelteceğiz. Yanlışlıkların düzeltilmesinde bütün yurttaşların çalışmalarını islerim. Ulusumuz, yazısı ile kafası ile bütün uygarlık dünyasının yanında olduğunu gösterecektir…"
Yazı devriminin en dikkate değer yanı, Gazi’nin bu devrimin yerleşmesinde en ufak bir ihmali bile kabul etmemiş olmasıdır. Örneğin bazı kimseler kendisine:
“Paşam, ilkokulların ilk sınıflarından itibaren yeni harflerle öğretime başlayalım. O kuşakla birlikte ortaokulu, liseyi ve üniversiteyi izletelim” diyorlardı. Gazi bu görüş ve düşüncelerin hiçbirisine yanaşmadı.
“Devrim ya bir anda olur, ya da hiç olmaz”
dedi.
Milli Eğitim Bakanı Saffet Arıkan, 1935 yılında TBMM’de yaptığı konuşmasında; ülkedeki 40.000 köyün sadece 5.000’de okul ve öğretmen olduğunu söylüyor ve eğitimin ortalama 3 yıl olduğunu ilave ediyor. 1936 yılında Atatürk’ün direktifi üzerine Eğitmen Kursları kurulmasına “Anadolu Aydınlanması” başlamıştır. 1937 yılında ise, İzmir ve Eskişehir, Kastamonu ve Kırklareli’nde olmak üzere dört Köy Öğretmen Okulları kurularak tane kuruldu.
Yapılan bu iki deneyden sonra, 17 Nisan 1940’da “Köy Enstitüleri” kurulmuştur. Kısa sürede 21 adete ulaşan “Köy Enstitüleri”ne sadece köy çocukları alınıyordu. Okullar parasız yatılı idi. Köy çocuklarını cumhuriyet aydınlanmacısı ve devrimci olarak yetiştiriyordu. Eğitimi yapıcı, yaratıcı, uygulamalı ve üretici idi. 1946’ya kadar amacına uygun çalışmalar yapıldı. Ancak bu çalışmalar toprak ağalarının ve karşı devrimcilerin hoşuna gitmedi. 1952 yılında “Köy Enstitüleri”ni kapatıldı ve yerine “Öğretmen Okulları” açıldı.
Köy Enstitüleri, açık kaldığı 12 yılda; 18.000 öğretmen, 2.000 sağlık memuru ve 8.000 eğitmen yetiştirdi. Bunların arasından pek çok yazar ve şair, müzisyen, ressam ve yönetici yetişti. Kapatılmasının üzerinden 60 yıl geçtiği halde çeşitli panellerde ve söyleşilerde anılmakta ve hakkında yüzlerce kitap, roman yazılmaktadır.
Kurulan “Yeni Kuşak Köy Enstitülüler Dernekleri” ve “Köy Enstitüleri ve Çağdaş Eğitim Vakfı”, 1940’da kurulan Köy Enstitülerinde uygulanan eğitim felsefesini yeni kuşaklara aktarmayı amaçlamaktadır. Bu konuda yakında bir film de izleyeceğiz.
Beş yıl içinde, yaşları 80 ile 90 arasında olan 19 Köy Enstitülü mezunu ile on saate yakın röportaj yaptım. Röportaja hızla devam ediyorum. Amacım ileriye dönük Belleği” oluşturmak. 21 Köy Enstitüsüne ait binlerce fotoğraflık bir arşive, “Yeni Kuşak Köy Enstitülüler Derneği” Kurucusu ve Onursal Başkanı, Ortaklar Köy Enstitüsü Mezunu, Müfettiş Halil Vural sayesinde kavuştum. Önce fotoğraf sergisi açtık, yüzlerce kez sergilendi ve özlem dolu tepkiler aldı.
Mezunların anlatımıyla, “Köy Enstitülerinin kuruluşunun utkusunu ve kapanışının hüznünü 55 dakikalık röportaj ile özetledim. Bu çalışma sonucunda tamamı 66 dakikalık, 650 fotoğraflık bir belgesel ortaya çıktı. Danışmanlığını Halil Vural'ın yaptığı “Köy Enstitüleri Destanı”, 17 Nisan 2012 Günü Saat 18.00'de Tarihi Havagazı Fabrikasında ilk gösterimi yapılacaktır. Belgeselde; 9 mezun toplam 18 kez konuşuyor. Bu arada, Kızılçullu Köy Enstitüsü Mezunu Nermin Aydın’da sonsuzluğa uğurladık. O gösterimde konuşmacıların çoğu evden çıkamadığı için bizleri yalnız bırakacaklar, hüznüm, 5-10 yıl sonra onlar olmayacak, röportaja devam…


Bu Yazıyı Paylaşın:


Yorumlar (0):

Yorum Ekle


Adınız Soyadınız*

E-posta Adresiniz*

(E-posta adresiniz sitede görünmez)

Yorumunuz*



(Yandaki güvenlik kodunu bu alana giriniz)
   
 


Ahmet Gürel Diğer Yazıları

28 Ekim 2018 - YARIN CUMHURİYETİ İLAN EDECEĞİZ…
23 Eylül 2018 - İş Bankası’nın Kuruluşunun Temeli Uşakizade Köşkü’nde Atılıyor
23 Temmuz 2018 - LOZAN’DAN CUMHURİYET YÜRÜYÜŞÜNE
08 Eylül 2017 - Nif'ten İzmir'e Doğru
07 Haziran 2016 - ERMENİ OLAYINDA ALMAN TANIKLAR
28 Ocak 2016 - ZÜBEYDE HANIM İZMİR’DE
15 Eylül 2015 - TÜRK - YUNAN İLİŞKİLERİNİN DÜNÜ ve BUGÜNÜ
13 Eylül 2015 - İZMİR’İN HEMŞERİSİ ATATÜRK, GÖZTEPE NÜFUSUNA KAYITLI…
23 Temmuz 2015 - LOZAN’DAN CUMHURİYET’E YÜRÜYÜŞ
15 Nisan 2015 - TÜRK–ERMENİ İLİŞKİSİNİN DÜNÜ, BUGÜNÜ - 3
15 Nisan 2015 - TÜRK–ERMENİ İLİŞKİSİNİN DÜNÜ, BUGÜNÜ - 4
15 Nisan 2015 - TÜRK–ERMENİ İLİŞKİSİNİN DÜNÜ, BUGÜNÜ - 5
14 Nisan 2015 - TÜRK–ERMENİ İLİŞKİSİNİN DÜNÜ, BUGÜNÜ-1
14 Nisan 2015 - TÜRK–ERMENİ İLİŞKİSİNİN DÜNÜ, BUGÜNÜ-2
20 Mart 2015 - 18 MART 1915 - ÇANAKKALE DENİZ ZAFERİ
25 Şubat 2015 - MART – NİSAN 2015 AYLARI ETKİNLİĞİ
06 Şubat 2015 - İZMİR KADINLAR KONGRESİ
28 Ocak 2015 - Prof.Dr. Rennan Pekünlü’ye Açık Mektup
12 Kasım 2014 - 10. Kitabım çıktı Cumhuriyet ve Kazanımları
10 Kasım 2014 - ATATÜRK’Ü ANARKEN
31 Ağustos 2014 - Atatürk’ün Manevi Çocukları
21 Temmuz 2014 - 24 NİSAN VE SOYKIRIM İDDİALARI
22 Haziran 2014 - Atatürk’ün Latife Hanım ile Evliliği
14 Haziran 2014 - ATATÜRK VE AZINLIKLAR
05 Haziran 2014 - ATATÜRK VE DİN
01 Haziran 2014 - TÜRK – İRAN İLİŞKİLERİ
27 Mayıs 2014 - Atatürk ve At Sevgisi Gazi Koşusu
GENEL BAŞKAN
Atatürk Resimli Hediyelikler
Günün Kitabı
Üye Paneli
E-mail
Şifre
 
   
  Yeni Üye | Şifremi Unuttum
Radyo




TRT TÜRKÜ




T
TRT NAĞME

Atatürk Siteleri

İşte Atatürk.com



Atatürk İnkilaplari.com



Önerilen Siteler
Ana Sayfa | İletişim | G.Başkanlarımız | Demokrasi Şehitleri | Tüzük | Atatürk | İlkeleri | Hakkında Söylenen | Kurduğu Kurumlar | Kurtuluş Savaşları | Kadın Kahramlar | Uğur Mumcu 24 Ocak 1993
CH