ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ      ETKİNLİKLER      GÜNCEL HABERLER   
 
Ana Sayfa > Site Yazarları

Cihan Turgay ALTINIŞIK - cihanturgay@gmail.com
KUBİLAY VE YASTIK ALTINDAKİ YÜREKLER
27 Aralık 2016 - 832 okunma

KUBİLAY VE YASTIK ALTINDAKİ YÜREKLER

Her yıl 23 Aralık’ta Menemen’e giderken yaşadığım duyguları yeniden yaşarken, bir yıl önce aynı sütunlarda çıkan “Bunları Kubilay söyletiyor” başlıklı yazımı bir kere daha okudum. Acaba ne değişti diye çok düşündüm ve aşağıdaki satırlarda bir değişiklik olmadığını görmek gerçekten çok üzücü oldu.

“Yaşı kırkı elliyi çoktan aşmış olan insanlar olmasa Kubilay’ı kim hatırlayacaktı? Kaç okulda kaç öğretmen acaba 23 Aralık’ta Kubilay’dan bahsetti? Yurdun neresinde kaç konferansta adı geçti, kaç sergi açtılar yaşananları ve bir gün yaşamak zorunda kalacaklarımızı anlatmak için?

…Aynı kortejin içinde aynı idealleri taşıyan insanlar bile bir araya gelmekten çekiniyor, farklı partilerden oldukları için yan yana gözükmekten korkuyor, birbirlerinden bir selamı esirgiyorlarsa, partisi oradaki partilerle aynı karede gözükmek istemediği için yürüyüşe gizlenerek gelen insanlar varsa, nasıl sağlanacak bu birlik?” diye yazmışım.  Belli ki kızgınlığım geçmemiş.  “...demokratik olduğunu iddia eden bütün vatansever kitle örgütlerinin başkan ve yöneticileri ön ayak olmalı ve örnek davranışlarıyla mesaj vermelidir. İlla benim etrafımda toplanın demeden, kelle hesabı yapmadan, pazarlıksız, karşılıksız mücadele etmeyi bilmeli, bu vatanın gerçek sahibi tabandakiler, tepedeki rüzgarlarla savrulan yöneticilerine kendileri yön vermeli, halkını demokrasinin köleleri olarak gören liderlerine en büyük mesajı yine kendileri vermelidir.,

              …İnansalar da inanmasalar da ben partili değilim. Partiler olmadan demokrasi olmayacağını elbet bilirim, ama Atatürkçü Düşüncenin en güçlü temsilcisi olduğuna yürekten inandığım Atatürkçü Düşünce Derneği’ni de hiçbir partinin kendi arka bahçesi olarak görmesini istemem. Yeri gelir partili arkadaşlarımla hangi partiden olduğuna bakmaksızın vatan hainlerine karşı yan yana çalışır, omuz omuz çarpışırım. Atatürk ilke ve devrimleri ile Atatürkçü düşünceyi ülkeme hakim kılacak, kendi menfaatlerini ikinci planda tutarak karşılıksız çalışacak, Cumhuriyetin değerlerine gönülden bağlı her arkadaşıma saygı duyar, birlikte mücadele etmekten onur duyarım. Kendi parti örgütlerinde ülkemin aydınlığa çıkması için var gücüyle çalışan fedakâr yöneticilere, gençlerimize ve kadınlarımıza sevgim ve saygım sonsuz, kapım her zaman açıktır. Partileri ve partilileri birbirinden ayrı değerlendirecek bilgi ve görgüye sahip olduğumu bilir, bana değil, temsil ettiğim düşünceye destek olduğu için yanımda olanlara inanırım.” 

Bu sözler sadece içimizi sızlatan şehitlerimizin cenazelerinde bir araya gelebilen liderlerin, onlarca, yüzlerce insanın terör saldırılarına maruz kalarak can verdiği günlerden sonra attıkları birlik beraberlik nutuklarına tepki değil, sağduyulu tüm vatanseverlerin gerçek duygu ve düşünceleridir. Bir yıl önce yazdığım satırları şöyle bitirmişim:
 “Atatürk’ü ve Atatürkçülüğü özümsemiş insanlar, hangi etnik köken, din ve mezhepten, hangi grup ve partiden olursa olsun, demokrasiyi temsil eden ebru teknelerindeki renkli boya damlaları gibidir. Vatansever eller, isterlerse bir fırça darbesiyle o damlaları, laleye, kalbe ve aşka dönüştürür, istemezlerse kitre üzerinde birbirine bulaşmış çamur taneleri gibi bırakırlar.
Bizi birbirimize bağlayacak, bizi birbirimizle değil düşmanla mücadeleye zorlayacak tek duygu Atatürk sevgisi, tek ve gerçek akıl Atatürk’ün çizdiği bilim ve medeniyet yoludur.

Bu ülke bizimdir,  bizim bir araya gelemeyeceğimiz yegâne kişiler;  sadece bölücüler,  şeriatçılar, ırkçılar, Cumhuriyet ve Atatürk düşmanları olmalıdır. Gerisi boş laftır, dedikodudur, kuruntudur, abesle iştigaldir.”
Bu yazıyı Menemen’e gitmeden bir gün önce yazdım. Cumhurbaşkanı ve Başbakan’ın ne hikmetse aynı gün İzmir’e ve Menemen’in hemen yanındaki Aliağa’ya tesis açma bahanesi ile geleceğini biliyorum. Menemen’i gölgede bırakmak gibi bir art niyetleri olduğunu söylemek çok insafsızca mı olur desem de Yıldıztepe’ye, laik Cumhuriyet uğruna can vermiş devrim şehidimiz Asteğmen Mustafa Fehmi Kubilay’ı Anma Töreni’ne katılmayı akıllarınınköşesinden bile geçirmediklerine eminim.

Anayasa Komisyonunda toplantıya başlamadan önce şehitlerimiz için yapılması istenen bir dakikalık saygı duruşu teklifi  “zaman kaybı olur” gerekçesiyle iktidar partisi üyelerinin oylarıyla kabul edilmemiş. Bunları okurken yangından mal kaçırır gibi değiştirmeye çalıştıkları Başkanlık Anayasası ile birkaç ay sonra ülkeyi tamamen teslim almayı hedefledikleri bir dönemde ne isterdim biliyor musunuz?
23 Aralık’ta bütün muhalefet liderleri Menemen’de olsun. Sadece Yıldıztepe değil bütün meydan seni o alanlara almayan, mitingine izin vermeyen, basın açıklamalarına bile zorluk çıkartan, gazetecilerine akredite uygulayan diktacı bir zihniyetin gözleri önünde Türkiye’nin her yerinden gelecek on binlerce vatanseverle o liderleri burada birleştirsin. Verdikleri mesajlar ve dik duruşlarıyla öyle bir tavır sergilesinler ki,  iki ay sonrası için düşlerimiz bile değişsin. Bu ülke sahipsiz olmadığını anlayarak Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti ve onun değişmez ilkeleri için yeniden umutlansın. Çok mu zor dostlar? Memleketimin üzerinde kara bulutlar dolaşırken, bu korku, bu aymazlık, bu yılgınlık, bu bencillik niye değişmez? Menfaatlerin birleştirdiği bir güce ancak yürekleri birleştiren Atatürk ve Cumhuriyet sevgisiyle karşı koyabilirsiniz. Önce siz isteyecek ve size inananlara kulak vererek hareket edeceksiniz.  Ülkeyi karanlığa boğacak bir rejimin yaklaştığını göre göre bu birlikteliği sağlayamazsanız o karanlıkta önce siz kaybolacaksınız.
İktidar günlerdir halkı yastık altlarındaki dolarları çıkartmaya ve bozdurmaya çağırıyor. Ben de naçizane bu satırlardan bizim vurdumduymaz vatanseverlere ve muhalefet liderlerine sesleniyorum. “Yastık altlarına sakladığınız yüreklerinizi çıkartın ve hiçbir yere bozdurmadan meydanlara taşıyarak gücünüzü gösterin.” Belki de iki ay sonra başınızı koyacak bir yastık bile bulamayacaksınız.
Saygılarımla!

Turgay ALTINIŞIK
ADD Gaziemir Şb. Bşk.
 

Bu Yazıyı Paylaşın:


Yorumlar (0):

Yorum Ekle


Adınız Soyadınız*

E-posta Adresiniz*

(E-posta adresiniz sitede görünmez)

Yorumunuz*



(Yandaki güvenlik kodunu bu alana giriniz)
   
 


Cihan Turgay ALTINIŞIK Diğer Yazıları

28 Mart 2018 - ATATÜRK, ÇANAKKALE VE ŞEHİTLERİMİZ…
13 Şubat 2018 - ADD’NİN KURUCUSU AKSOY NİYE ÖLDÜRÜLMÜŞTÜ?
22 Ocak 2018 - BİR DE KIZIM VAR BENİM
06 Kasım 2017 - NEDEN CUMHURİYET? NE KADAR DEMOKRASİ?
07 Eylül 2017 - MİLLİ EĞİTİM VE ÇOCUKLARIMIZ
06 Eylül 2016 - KAFASI KARIŞIK VATANSEVERLER
31 Temmuz 2016 - ATATÜRK’ÜN ORDUSUNDA BİR DOLARLIK ASKERLER
23 Ekim 2015 - MAL SAHİBİ, MÜLK SAHİBİ, HANİ BUNUN İLK SAHİBİ !
21 Eylül 2015 - GÜNDÜZ KANDİLİNİ HAZIRLAMAYAN, GECE KARANLIĞA RAZI DEMEKTİR.
04 Eylül 2015 - DOĞRULUK MU? CESARET Mİ?
14 Temmuz 2015 - GERÇEK KATİLLER VE YIKILAN KÖPRÜLER
19 Mart 2015 - GÖNLÜMÜZDEN GEÇENLER, AKLIMIZDA KALANLAR
19 Mart 2015 - İZMİR BAROSU SALONUNDA İLK BULUŞMA “NEDEN ÇANAKKALE”
23 Şubat 2015 - VATANA iHANETTE SON NOKTA; SÜLEYMAN ŞAH TÜRBESİ
23 Şubat 2015 - PUL KOLEKSİYONUMU GÖSTEREYİM Mİ?
23 Şubat 2015 - VATANA iHANETTE SON NOKTA; SÜLEYMAN ŞAH TÜRBESİ
Anasayfa | İletişim | G.Başkanlarımız | Demokrasi Şehitleri | Tüzük | Atatürk | İlkeleri | Hakkında Söylenen | Kurduğu Kurumlar | Kurtuluş Savaşları | Kadın Kahramlar | Uğur Mumcu 24 Ocak 1993
CH