ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ      ETKİNLİKLER      GÜNCEL HABERLER   
 
Ana Sayfa > Site Yazarları

Cihan Turgay ALTINIŞIK - cihanturgay@gmail.com
MAL SAHİBİ, MÜLK SAHİBİ, HANİ BUNUN İLK SAHİBİ !
23 Ekim 2015 - 1273 okunma

MAL SAHİBİ,  MÜLK SAHİBİ, HANİ BUNUN İLK SAHİBİ !
 
            Bütün milletin kafası karışık, ağzımızdan çıkanı kulağımız duymuyor.
-AKP’liyim. Geçen seçimlerde BBP’ye oy verdim. Bu seçimde oyum MHP’ye.
-CHP’liyim. Geçen seçimlerde MHP’ye oy verdim. Bu seçimde oyum Vatan Partisi’ne.
-MHP’liyim. Geçen seçimlerde AKP’ye oy verdim. Bu seçimde oyum CHP’ye.
-Vatan Parti’liyim. Geçen seçimlerde CHP’ye oy verdim. Bu seçimde oyum…
            Dünyanın neresinde böyle bir seçim, böyle bir demokrasi anlayışı ve böyle bir seçmen var?
Peki partilerimiz seçmenlerinden farklı mı? Bir söyledikleri diğerini tutuyor mu?
-Seçimden önce “Bizim kırmızı çizgilerimiz var” diyenler, seçimden sonra koalisyon için hepsini kaldırdık demedi mi?
-Seçimden önce biz gerçekçiyiz kaynağı belirsiz vaatlerde bulunmayız diyenler, bir sonraki seçimler için hazinenin kapısını sonuna kadar açmadı mı?
-Seçimden önce “Hedefimiz  iktidar” diyenler, seçimden sonra her alternatife hayır deyip “Benim amacım ana muhalefet partisi olmak” demedi mi?
-Seçimden önce “çözüm çözüm” diye ülkeyi terörün ve bölücülerin kucağına oturtanlar, seçimden sonra en keskin milliyetçi nutukları atmaya başlamadı mı?
-Seçimden önce “Barış” diyenler, ülkeyi kan gölüne çevirenlere sırtımızı dayadık demiyor mu?
            Dünyanın neresinde böylesine iki yüzlü siyaset, böyle sahte bir anlayış ve kaypak siyasetçiler var?
            İnsanların zaten karışık olan kafasını iyice karıştırmak ve zihinleri bulandırmak için ne gerekiyorsa yapıyorlar.
-“IŞID terörist değil” diyerek her türlü lojistik desteği sağlayanlar, şimdi terörist olduklarına inanmış gibi yapıp hamasi nutuklar atarken ellerindeki canlı bombaları göz göre göre kaçırıp, milyon tane ihmal nedeniyle onlarca kişinin ölmesine ve bunun sonuçlarından bile “Anketlerde yükseliyoruz” cümleleriyle sebeplenmeye çalışmıyorlar mı?
-Ana muhalefetin PKK’nın Suriye uzantısı PYD’ye “Bunlar terörist değil ülkeleri için savaşıyor” derken ABD’nin PYD’ye silah ve mühimmat yardımını PKK ile beraber kullanmasına acaba ne mazeret üreteceğini düşünüyorsunuz?
            Politikacılar gözünüzün içine baka baka yalan söylüyor ve Türk Milletinin aklıyla göstere göstere dalga geçiyorlar.
            Demokrasinin sözde vazgeçilmez unsurları olması gereken Demokratik Kitle Örgütleri’nin siyasi partilerden çok fazla farkı yok. Aynı fanatizm onların ruhuna da işlemiş durumda. Kendi içinde demokrasiye inanmayan ve demokratik teamüllere uymayan bu örgütlerin ülkeye demokrasiyi getirebileceğine inanmak çok ama çok zor olsa gerek.
            “Atatürkçüyüm, milli birlik ve beraberliğe inanıyorum, Atatürk ilke ve devrimlerinden vazgeçemiyoruz.” derken sağında bir Atatürk düşmanı, solunda bölücülerin avukatı oturuyorsa, elbette ki “Bizim Atatürk ilke ve devrimlerinden asla taviz verme lüksümüz olamaz” diyen bir sivil toplum kuruluşuna söz geçiremezsiniz.
            “Barış istiyoruz” derken “Bebek katillerine sırtımız dayadık” diyenlerle kolkola giremezsiniz. Muhalefet her geçen gün borç batağı içinde dışa bağımlılığı artan bir iktidara karşı güç birliği yapamıyorsa, ülkenin yarısından fazlasının istemediği bir partiyle koalisyon yapmayı bile en büyük çözüm olarak görüyorsa, hangi sivil toplum kuruluşunu arkanızdan sürükleyebilirsiniz?
            At izi it izine karışmış durumda…
            Ben genel yönetiminde olmasa da şubelerin yönetici kadrolarında farklı düşünceleri bir arada bulundurmayı becerebilen Atatürkçü Düşünce Derneği’nin bir neferiyim. Derneğimize kayıtlı CHP’li, DSP’li, Vatan Parti’li, HEPAR’lı, MHP’li dostlarımız var. Çoğu yıllardır aynı partide olmakla gösterdikleri vefanın esiri olmuşlar. Yeri geliyor hepsini yerden yere vuruyoruz. Çoğu zaman bize katılıyor ve hak veriyorlar. Ama partilerine gittiklerinde farklı davranıyor ve eleştiri yapmaktan çekiniyorlar, belki de korkuyorlar.
            Çünkü demokratik kitle örgütlerinin hiçbiri demokratik değil. Bunların içinde en katıları da, siyasi partiler. En ufacık eleştiriyi kabul etmiyor, eleştirenleri de sistemin dışına çıkartıyorlar. Ortalık partili küskünlerle dolu. Halbuki; partilerden ve derneklerimizden bağımsız düşünemezsek ne partiye, ne derneklerimize, ne de içinde yaşadığımız topluma bir faydamız olmayacağını bilmemiz gerekir.
            Tam bağımsızlık önce kendi beynimizin kıvrımlarında başlamalı. Şunu iyi bilmeliyiz ki, sorgulama kalkarsa biat başlar. Biat körlüğe ve dolayısıyla engelli bir demokrasiye sebep olur.
            Amacımız partili arkadaşları kırmak ve üzmek hiç değil. Ama üzüntülerinin kaynağı biz değiliz. Partiler olmadan başarıya ulaşmak mümkün değildir. Ama partiler ve yöneticileri de eleştirilemez değildir. Hele hele Atatürkçülükten sapma varsa bazen bu eleştiri tokat gibi olmalı ki kendilerine gelmeleri mümkün olabilsin. Kendi tüzüğünüze ve vizyonunuza uygun hareket etmezseniz tabiidir ki eleştirilirsiniz. Ama fanatiklik işte tam böyle bir şeydir.
            Atatürk ; “Sorgulamayan cahil, sorgulatmayan zalim” diyerek konuyu ne kadar da güzel özetlemiştir.
            Yıllar sonra affedilemez hatalar yaparak kurumlarına ve ülkeye büyük zararlar veren, yolsuzluklara karışan, güç sarhoşu  olan ve bir anda taraf değiştiren insanları her yerde görüyorsunuzdur. Hazımsız, fanatik, sorgulamayan, sorgulatmayan ideolojik anlamda kafası boş olan insanlardır. Çoğu gençliğinde partisinin ön saflarında elinde bayrakla mitinglerde koşturmuş, ama ADD’nin düzenlediği en küçük bir panele katılmayı bile gerekli görmemiştir.
            Atatürkçüyüm diyen ama Nutuk’tan tek bir sayfa okumamış olan gençlerimizin, insanlığı Mevlana’dan, Müslümanlığı Yunus’tan öğrendiğini hayal edebilir misiniz? Kur’an-ı Kerim’i okumadan size dinimizi öğretmeye kalkanlardan ne farkları kaldı? Bunları yöneten parti kadroları için sizce bunlar önemli mi? Koca bir “Hayır”
            Nasıl karışmasın insanların kafaları? Söyledikleri yaptıklarına benzemeyen insanların arkasından nasıl gitsin? Yolun neresinde kendisini bırakacağını nereden bilsin? Bu satırları yazarken televizyonda Maliye Bakanı vardı. Yoksulluk sınırının söylendiği gibi değil, günlük 3-5 küsür dolar olduğunu, bütün dünyada esas kabul edilen bu kritere göre de son beş yılda Türkiye’de %2’lik bir düşüş yaşandığını söyledi. Herhalde bütün dünyada insan zekasının bu kadar hafife alındığı bir başka ülke yoktur. Belki de bu yüzden asgari ücretle gecekondularında yaşamaya çalışanlar, sarayda altın varaklı koltuklarda oturanları alkışlıyorlardır.
            Sonuçta şunu söylemek isterim. Geçen seçimlerde “Mutlaka sandığa gidin ve  oyunuzu kullanın, attığınız oyun boşa gitmesine izin vermeyin” demiştik. Bu bence bütün muhalefet partilerine verilen en büyük kredi ve en son tavizdi. Birleşmeyi yada güç birliği yapmayı beceremediler. Ülkeleri için şahsi ihtiraslarından vazgeçmediler. İş birliği çabaları; göstermelik, sahte ve iki yüzlüydü. Oylarımızı hak etmediler.
            Bu ülkenin mal sahibi de, mülk sahibi de, ilk sahibi de Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK ve silah arkadaşlarıdır. Bizler o mirası bir sonraki kuşağa sağ salim devretmek için emanet almış kuşaklarız. O halde gönlünüz, yüreğiniz, aklınız ve beyniniz size kimi gösteriyorsa oylarınızı ona vermelisiniz.
            Hiç kimse bu ülkenin ve onun gerçek sahiplerinin üstünde değildir. Oy dağılımları bu ülkenin gerçek tercihlerini göstermeli, siyaset yapanlar kendi yapamadıklarını seçmenlerden beklememelidir. Türk Halkı bu mecliste kendisini kimin daha iyi temsil edeceğine ve en azından dürüst davranarak sözlerinin arkasında duracağına inanıyorsa, oyunu hiçbir etki altında kalmadan ona vermeli ve asla pişman olmamalıdır. Bu seçim sadece Türk Halkının değil, kendini Türk Halkının üstünde gören sahte siyasetçilerin de kaderini belirleyecek son seçimdir.
            Şimdiden hayırlı olsun! Saygılarımla…
 
                                                                                                  C.Turgay ALTINIŞIK
                                                                                                 ADD Gaziemir Şb.Bşk.
                                                                                                      (05357035161)
 


Bu Yazıyı Paylaşın:


Yorumlar (0):

Yorum Ekle


Adınız Soyadınız*

E-posta Adresiniz*

(E-posta adresiniz sitede görünmez)

Yorumunuz*



(Yandaki güvenlik kodunu bu alana giriniz)
   
 


Cihan Turgay ALTINIŞIK Diğer Yazıları

28 Mart 2018 - ATATÜRK, ÇANAKKALE VE ŞEHİTLERİMİZ…
13 Şubat 2018 - ADD’NİN KURUCUSU AKSOY NİYE ÖLDÜRÜLMÜŞTÜ?
22 Ocak 2018 - BİR DE KIZIM VAR BENİM
06 Kasım 2017 - NEDEN CUMHURİYET? NE KADAR DEMOKRASİ?
07 Eylül 2017 - MİLLİ EĞİTİM VE ÇOCUKLARIMIZ
27 Aralık 2016 - KUBİLAY VE YASTIK ALTINDAKİ YÜREKLER
06 Eylül 2016 - KAFASI KARIŞIK VATANSEVERLER
31 Temmuz 2016 - ATATÜRK’ÜN ORDUSUNDA BİR DOLARLIK ASKERLER
21 Eylül 2015 - GÜNDÜZ KANDİLİNİ HAZIRLAMAYAN, GECE KARANLIĞA RAZI DEMEKTİR.
04 Eylül 2015 - DOĞRULUK MU? CESARET Mİ?
14 Temmuz 2015 - GERÇEK KATİLLER VE YIKILAN KÖPRÜLER
19 Mart 2015 - GÖNLÜMÜZDEN GEÇENLER, AKLIMIZDA KALANLAR
19 Mart 2015 - İZMİR BAROSU SALONUNDA İLK BULUŞMA “NEDEN ÇANAKKALE”
23 Şubat 2015 - VATANA iHANETTE SON NOKTA; SÜLEYMAN ŞAH TÜRBESİ
23 Şubat 2015 - PUL KOLEKSİYONUMU GÖSTEREYİM Mİ?
23 Şubat 2015 - VATANA iHANETTE SON NOKTA; SÜLEYMAN ŞAH TÜRBESİ
Anasayfa | İletişim | G.Başkanlarımız | Demokrasi Şehitleri | Tüzük | Atatürk | İlkeleri | Hakkında Söylenen | Kurduğu Kurumlar | Kurtuluş Savaşları | Kadın Kahramlar | Uğur Mumcu 24 Ocak 1993
CH