ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ      ETKİNLİKLER      GÜNCEL HABERLER   
 
Ana Sayfa > Site Yazarları

Cihan Turgay ALTINIŞIK - cihanturgay@gmail.com
NEDEN CUMHURİYET? NE KADAR DEMOKRASİ?
06 Kasım 2017 - 123 okunma

NEDEN CUMHURİYET? NE KADAR DEMOKRASİ?

 

29 Ekim’de tüm engellemelere rağmen coşkuyla bayramını kutlamaya kararlı olduğumuz Cumhuriyet’i nasıl tanımlıyorsunuz? Türk Dil Kurumu’nun Türkçe sözlüğünde Cumhuriyet, şöyle ifade ediliyor: “Milletin egemenliğini kendi elinde tuttuğu ve bunu belirli süreler için seçtiği milletvekilleri aracılığıyla kullandığı yönetim biçimi” Yani kısaca milletin hakimiyetine, halkın iradesine dayanan bir yönetim biçimi.

Bir ülkenin yönetim biçimine Cumhuriyet demek için halkın yönetim gücüne hangi oranda katıldığı çok önemli değildir. Çünkü bu Cumhuriyet’in değil, demokrasinin problemidir. Bu sebepledir ki, farklı ideolojilerin hakim olduğu, adı Cumhuriyet olan ama halkın iradesini ve gücünü yönetime yansıtmayan bir çok ülke ile karşılaşmanız mümkündür. Ne yazık ki güzel ülkemiz de artık bu ülkeler arasında gösterilmektedir.

Cumhuriyetin üç temel ayağı olan yasama, yürütme ve yargı güçlerinin bağımsız ve tarafsız çalışması, güçlerini hiçbir kişi veya zümreye devretmemesi, halkın iradesini belirleyecek seçimlerin adil, tarafsız ve güven içinde yapılarak sonuçların yönetim gücüne yansıması ve yönetim sürecinde halkın kendilerini temsil eden insanları ve çalışmalarını demokratik kitle örgütleri vasıtasıyla takip ve gözetim altında tutarak gerektiğinde verdiği gücü geri alması; o ülkedeki demokrasinin seviyesini belirler.

Atatürk’ün dediği gibi “Türk Ulusu’nun yaratılışına ve bilgisine en uygun yönetim şekli Cumhuriyet yönetimidir” Çünkü onun kurduğu Cumhuriyet’te tam bağımsızlık ve özgürlük vardır. Çünkü Onun Cumhuriyetinde demokrasinin hakim olduğu laik, demokratik, çağdaş, tam bağımsız, üniter ve sosyal bir hukuk devleti hedefi vardır. Halkın yönetim gücüne olan etkisini yani demokrasinin derecesini, Kurtuluş Savaşında bile gücünü Millet Meclisinden alan bir lider olarak en yukardan başlatmış, eğitim seviyesi yükseldikçe çıtanın yükseleceğini bilerek hareket etmiştir.

Atatürk için ilerlemenin ölçüsü ilim ve fen, gelişmişliğin derecesi sanat ve kültürdür. “En doğru ve en hakiki tarikat medeniyet tarikatıdır.” diyen Büyük Önder, Cumhuriyetin fikri ve vicdanı hür insanlar istediğini her fırsatta vurgulamış, bunu sağlayacak eğitimin dini değil milli olması gerektiğini özellikle belirtmiştir.

Demokrasiyi seçimde sandıkta oy atmaktan ibaret olarak gören, Türküm demekten utanan, milli birliğe değil ümmet çokluğuna inanan, hukukun temel ilkelerini ve ülkede yaşayan insanların tümünü dikkate almadan kanun çıkartmayı adalet zanneden, farklı fikir ve yaşam tarzlarına katlanamayan çarpık bir zihniyetin hüküm sürdüğü günümüzde, içinde demokrasinin olmadığı bir Cumhuriyet var demektir. Yaklaşan tehlike, git gide medeniyetten uzaklaşmamıza, demokrasinin olmadığı, çağdışı ve bağnaz bir yönetimin hakim ve egemen olduğu karanlığına doğru hızlanarak yol almamıza sebep olmaktadır.

Atatürk’ü ve vatanınızı sevmek yeterli değildir, Atatürkçülüğün ölçüsü bu değildir. Atatürk ilke ve devrimlerini özümseyebilmiş Atatürkçüler olarak elinizi taşın altına koyabiliyor, Cumhuriyete gönül vermenin değil emek vermenin onu kurtaracağına inanıyorsanız, her şeyden önce düşünmeyi ve sorgulamayı hedefleyen laik, bilimsel ve milli bir eğitim için ayağa kalkmalı, geleceğiniz için demokrasiye sahip çıkmalısınız. Milletin bizi birbirimize kırdırarak hak etmediği bir yaşam tarzına sürükleyen kötü yönetim biçiminden, tıpkı bu Cumhuriyetin kuruluşunda olduğu gibi yine onun azim ve kararı kurtaracaktır.


Ant Olsun ki, bizler de son nefesimize kadar bu mücadelenin bir neferi ve Mustafa Kemalin askerleri olmaya devam edeceğiz.
Sevgi ve saygılarımla…

Turgay ALTINIŞIK
ADD Gaziemir Şb.Bşk.
(05357035161)

 


Bu Yazıyı Paylaşın:


Yorumlar (0):

Yorum Ekle


Adınız Soyadınız*

E-posta Adresiniz*

(E-posta adresiniz sitede görünmez)

Yorumunuz*



(Yandaki güvenlik kodunu bu alana giriniz)
   
 


Cihan Turgay ALTINIŞIK Diğer Yazıları

07 Eylül 2017 - MİLLİ EĞİTİM VE ÇOCUKLARIMIZ
27 Aralık 2016 - KUBİLAY VE YASTIK ALTINDAKİ YÜREKLER
06 Eylül 2016 - KAFASI KARIŞIK VATANSEVERLER
31 Temmuz 2016 - ATATÜRK’ÜN ORDUSUNDA BİR DOLARLIK ASKERLER
23 Ekim 2015 - MAL SAHİBİ, MÜLK SAHİBİ, HANİ BUNUN İLK SAHİBİ !
21 Eylül 2015 - GÜNDÜZ KANDİLİNİ HAZIRLAMAYAN, GECE KARANLIĞA RAZI DEMEKTİR.
04 Eylül 2015 - DOĞRULUK MU? CESARET Mİ?
14 Temmuz 2015 - GERÇEK KATİLLER VE YIKILAN KÖPRÜLER
19 Mart 2015 - GÖNLÜMÜZDEN GEÇENLER, AKLIMIZDA KALANLAR
19 Mart 2015 - İZMİR BAROSU SALONUNDA İLK BULUŞMA “NEDEN ÇANAKKALE”
23 Şubat 2015 - VATANA iHANETTE SON NOKTA; SÜLEYMAN ŞAH TÜRBESİ
23 Şubat 2015 - PUL KOLEKSİYONUMU GÖSTEREYİM Mİ?
23 Şubat 2015 - VATANA iHANETTE SON NOKTA; SÜLEYMAN ŞAH TÜRBESİ
Üye Paneli
E-mail
Şifre
 
   
  Yeni Üye | Şifremi Unuttum
Radyo




TRT TÜRKÜ




T
TRT NAĞME

Atatürk Siteleri

İşte Atatürk.com



Atatürk İnkilaplari.com



Önerilen Siteler
Atatürk İzmir Kemalpaşa Resimleri
Atatürk
Takvim
Anasayfa | İletişim | G.Başkanlarımız | Demokrasi Şehitleri | Tüzük | Atatürk | İlkeleri | Hakkında Söylenen | Kurduğu Kurumlar | Kurtuluş Savaşları | Kadın Kahramlar | Video Galeri
CH