Ana Sayfa > Site Yazarları

Halûk TARCAN - haluktarcan@haluktarcan.com
ÖN-TÜRKLER, ATLI ÇOBANLAR MIDIR?
31 Ocak 2014 - 2287 okunma


Saygın Doğu Perinçek Aydınlık gazetesinde 12 Aralık 2013 Perşembe tarihli köşesinde, bir İsveç lejand’ının Ön-Türklerden atlı çobanlar diye söz ettiklerini  nakletti. Sanırım atalarımızın bu şekilde İsveç Kültürü’nün kökeninde bulunan Ön-Türk Kültürü’nün İsveçliler tarafından bilinmediğini ortaya çıkardı.
Lejandlar  bir toplumun yaşayışını, her şeyin başında, mantık ve kültürünü ortaya koyduğundan çok önemlidirler. Fakat, öte yandan, bir lejand bir kişiyi büyük bir kahraman olarak tanıtmak , anlatmak gayesini de güder. Bu nedenle o kişinin daha da yücelmesi için bulunduğu ortamdaki değerleri önemsizleştirmeye dikkat ederler.
Ön-Atalarımızda atlı çobanlar fiilen mevcutturlar. Kışın kışlaklarda yazın otlaklarda hayvanları otlatırlar ve şehirlerde yaşayanların yiyecek ve giyeceklerini sağlarlar; otlattıkları her tür hayvanın etinden, boynuzundan, bağırsağından kürküne kadar her şeyinden istifade ederler.
Demek ki atlı çobanların hizmet verdiği kentler vardır.
Burada bilimsel gerçek bütün yönleriyle ortaya çıkar:
Ön-Türkler tarihe


·        yerleşik düzende
çıkmış olan ilk kavimdir
 ve bu kavim kentlerde
         ve inşa ettikleri evlerde
(çadırlarda değil)
yaşarlar (Saymalıtaş,
Servet Somuncuoğlu, AC y.)
 
 İşte kurdukları kentlerden birkaç örnek (K.Mirşan)  
·        İzginti Uquzın: Qazan… Ïdiz: Saratov… At-Oğı Bolıq: Saray… AntUruğ: Kuybişef… Ür-Apa: Orinburg…Yanga Qala: Nijni novgorod…Oq-Omığ: Buhara… Qapığ Qağan, Qapağan: Samarkant… Ata-Oğ: Turfan…Ëm-Ïs Bolıq: Miran…Omığı Qurgan: Omsk… At-Om Ësig: Tomsk  vb.)
·        …ve Mezopotamya’da, At-Ub Uçuğ: Asur  kenti…
Nehirlerin, dağların, göllerin adlarını geçiyoruz.
 
Atlı Çobanlar diye adlandıran Ön-Türkler tarihte ilk egemenlikleri, (BÏL) devletleri kurmuşlardır... (K.Mirşan)
·        Bir-Oy Bïl... M.Ö… 8500’ler…
 
 
 
Günümüzdeki   Zamostje şehrinde
büyük bir
bataklık vardır.


Rus kaynaklarına göre
8500/3300 arası
Burada bir devlet vardır;
karakteristiği olarak
 geometrik şekilli
seramiklerden
söz ederler,            
 
   Archéologia 311/1995 v.lozovki – D.Ramsyer..p.34
 
 
bu seramiklerden birinde ÖC, UÇ ve ËS damgaları görülür.
Bu damga bize Ön-Türk Kültürü’nün ve bu kültüre sahip bir Ön-Türk devletinin varlığını açığa çıkarır
                                               (Archéologia 311 - 1995 V.L-D.R.  p.41)
 
 
 
 
Bu devletin limanları; At-Oğı Bolıq,  Ür-Apa, Ïdiz kentleridir.
M.Ö. 1517’de yönetim değişmiş fakat Bir- Oy BïL ana devlet olarak kalmıştır. Yeni yönetimde devletin adı,
·        At-Oy  BïL olmuştur (K.Mirşan).  “Tanrı’ya atılma, Tanrı’ya erişme inancı egemenliği” anlamını taşımaktadır.
Türük kavramı bu dönemde  doğmuştur. Bunun için 1517’yi esas alabiliriz. Kısacası Türk adı, 3500 yıldan beri mevcuttur.
Yönetim yerinde değişir
·        M.Ö. 879’da TÜRÜK BÏL doğar. Bu egemenlik, Adriyatik’ten Çin’e kadar tarihteki en geniş alana yayılmıştır. M.S. 580’e kadar süregelir.
Asya’da, M.S. bizim tarihçilerimizin Gök Türk olarak adlandırdığı adıyla devam eder. Asyalı kardeşlerimiz, “biz bu isimde bir devlet bilmiyoruz” demelerine rağmen…
Türük BïL’in son Hükümdarı Kül-Tïgin 575’te( 732’de değil) ölür, yerine geçen Ök-Özidu (naip) 580’de hükümranlığını kaybeder. Bir Oy Bïl’le başlayan Ön-Türkler’in kurdukları egemenlikler sona ererler. Atlı Çobanların Öyküsü burada sona erer fakat onlar
·        M.Ö. 4binlere kadar Evresel Uygarlıklar’ın temelini oluşturan  İLK’leri söylemişledir: Yazının, tekerleğin icadı, tek Tanrı kavramının kuramsallaştırılması, Tanrı’dan geliş, ona varış, dolayısıyla, felsefeye ve Gökbilim’e ilk adım, at, geyik, köpek evcilleştirilmesi vb.
 
 Sayın Doğu Perinçek AİHM kararları başarısıyla adı tarihe geçecek muazzam bir iş yapmıştır ve fakat bunun yanında, belki kendisi de farkında olmadan, İsveç ve Norveç’te Ön-Atalarımız , öz kültürümüzün varlığına bu kaynakların verdiği açıklamalara inanmış bir kişi olarak eğilmiş, yarım yüzyıldan beri  anlatmak için çaba harcadığımız Ön-Türkler kavramı Sayın Perinçek’ten de duyulmakla dikkatler bir kere daha bu konuya çekilmiştir. Atlı çobanlar lejandı sayesinde halkımıza Ön-Türkleri yukarıda görüldüğü gibi, başka açıdan anlatmak imkânı ortaya çıkmıştır.
Sayın Perinçek’in dikkat ettiği bir husus daha vardır.
·        Benzeyen kelimeler arsında, “niagara ne yaygara  usûlüyle bağ kurmak…” pek çok örneğini gördüğümüz bu cins meraklar nedeniyle Ön-Türk Kültürü’nün değeri şüpheye düşmüştür.
Bir kelimenin anlamını ve Ön-Türkçe olup olmadığını tespit etmek için  ancak Kâzım Mirşan gibi çalışmak gereklidir…
1-    O, bir kelimeyi üç ayrı Türkçede arar ve üç ayrı Türkçede bulduğu kelimeyi
2-    gene üç ayrı cümlede  ve üç ayrı Türkçede tespit eder, ancak bundan sonra kelimenin Ön-Türkçe olduğuna ve anlamının ne olduğuna karar verir
Bunun için Orta Asya’da konuşulan 39 Türkçe’den  gerekli olabilecekleri bilmek gerekir. Eğer günümüze kadar Türkologlarımız Ön-Türk Kültürü’nü bulamamışlarsa ilk neden, Orta Asya Türkçelerini bilmemiş olmalarıdır ki bu da Millî Eğitim işidir. Okullarımızda yabancı dillerin yanında hattâ onlardan önce Orta Asya Türkçeleri – Batı’da Grekçe ve Lâtince öğretildiği gibi – öğretilmelidir.
39 Türkçe’nin ne muazzam bir bilgi kaynağı olduğu düşünülürse, bunun önemi daha çok artar, kendi kültürümüzü, kendimizi tanımış oluruz.
 
Oğuz kelimesi daima çok kişinin ilgisini çekmiştir.
Çok kereler gördüğümüz gibi, oğuz ve oğur kelimeleri arasındaki ses benzerliği esas alınarak eş anlamlar aranmaya çalışılmıştır.
 
Bu iki “kelime” Ön-Türkçedir. Ön-Türkçe damgaların  anlamlarına bakılarak dizilmesinden oluşmuştur ve doğal olarak yazı da bu yapıdadır... Şöyle ki(k.Mirşan)
·        Oğuz, Oq ve Uz damgalarından oluşur
         Oğ, kişi demektir
·        Uz ise transforme olma, şekil değiştirme ama, bu değişme “Tanrı’ya geçmek için değişim” anlamındadır. Bu takdirde OĞUZ , “öbür dünyaya geçmek için gerekli şartları gerçekleştirmiş kişi” demektir
 Görüldüğü gibi oğuz, bir kelime değil, iki damganın verdiği anlamlarla oluşmuş bir cümledir.
Oğur ise, Oğ ile Ur damgalarından oluşan bir cümledir.
Oğ, kişi demektir, ikinci anlamı ise, “kutsal”dır. 
Ur’un ise tam on üç anlamı vardır: Esas anlamı, vurma’dır.
Taşı, taşa vurma, Kent…Sümer’de, Ur. Ve Uruq(ur-uq) kent anlamına güzel bir örnektir…Fikri sonuca vurma, hüküm…Vb..
Çok ciddî bazı araştırmacılar Orta Asya Türkçelerini bilmemenin verdiği zafiyet ile oğuz’un kökeninde ÖKÜZ’ü bulmuşlardır.
Tarihçilerimiz, Aral denizine akan iki nehrin adını İnci ve Öküz olarak tespit etmişlerdir. Gerçek ise bambaşkadır:
Öküz’ün aslı, ÖG-İZ’dir; Ög ; İg, su, İz ise çoğulu gösterir
Ögiz, Sular, akarsu, su örtüsü anlamına  gelir.örneğin bizde “ig” damgası “ib” şekline dönüşmüş  “ig-rik” “ib-rik” olmuştur.
Demek ki aral dökülene
 Akarsu, nehir anlamın ÖG-İZ denmiştir.
İnci; aslına Transforme olma, şekil değiştirme ama , bu değişme “Tanrıya geçmek için değişim” anlamınadır. Bu takdirde OĞUZ , “öbür dünyaya geçmek için gerekli şartları gerçekleştirmiş kişi
 
 Bazı araştırmacılar Oğuz kelimesinin kökenine ÖKÜZ’ü yerleştirmişlerdir, Orta Asya Türkçelerini bilmemenin sonucu olarak ortaya çıkar.
 Aral gölüne iki nehir akar Bizim tarihçilere ya da dilcilere göre bu nehirler İNCİ ve ÖKÜZ adını alırlar.
Aslı şöyledir: (K.Mirşan)
·        Öküz; ÖG-İZ’dir. Ög, İg su, İz ise çoğulu gösterir. ÖG-İz, sular, nehirler, su örtüsü anlamını alır. Örneğin, bizim İBRİK dediğimiz, İG-rik’tir; Sukabı..
·        İNCİ ise; ÏYİNÇÜ ÖG-İZ, “Ziraate elverişli hâle getiren nehir”dir
Atalarmız boğaz içine Ög-İz demişler, Yunanlılar bunu Öküz sanarak boğaziçine Öküz geçidi adını da vermişlerdir.
 Atalarımız Ege denizine Ög-İz demişler, Yunanlılar onu AEGEUS şekline sokmuştur; hikâyeye göre, Aegeus  adlı önemli bir kişi bu denize düşmüş ve deniz adını bu kişiden almış..imiş!..
Bu tür yüzlerce örnek, Türk kültür araştırmaları hattâ Evrensel tarih ve kültür araştırmaları için Orta Asya Türkçelerini  ve Ön-Türkçeyi bilmenin ne kadar gerekli olduğunu kanıtlar. Örneğin, California’da bir Smitsionian Enstitüsü vardır, araştırmacıları Türkçe bilmedikleri için bizim “çadır”, Orta Asyalı kardeşlerimizin “Üv” dedikleri mekân’ı onlar, “Yurt” diye algılamışlardır ve değerli Profesör Sina Akşin, yurt’un Türkçeye girmesine neden olmuştur.  Oysa yurt, çadırın bulunduğu yer, toprak arazi anlamındadır.
Gene, Prof. S. Akşin’e, bu Enstitü’de, Atatürk’ün ileri sürdüğünün aksine, Orta Asya’da  bir iç denizin olmadığı öğretilmiştir. Araştırmacılar Türkçe bilmiş olsalar
bu büyük hâtâları yapmayacaklardır . Orta Asya’da 1 değil, 5 içdeniz ve bir de kuzeyde bataklık bölgesi vardır. Denizler kurumuşlar, bataklık ise tundralara dönüşmüştür.
Batı’dan Doğu’ya doğruLK.Mirşan)


 
Taklamakan çölü haline dönüşmüş
 Beş içdenizden  UÇUĞUY KÖL
  (Aral’ın Sırları, Tahsin Parlak)
 
 
 
Oq-oz Ulıq Köl (Karadeniz)
1/Uçuğıltır Köl ( Hazar’ı içine alan, İran’dan Kuybişef’e kadar uzanan içdeniz)
2/Om-Oğ (Aral’ın kurumasından, Akkum, Kızılkum, Kara Kum Çölleri oluşmuştur)
3/ Obıl Uçu (kurumasından sonra Ak Kum, Sarışık Kum ve kuzeyde kalan derin kısmından, Baykal gölü  kalmıştır)
4/ Uçuğuy Köl ( Taklamakan çölü: Aslı, tek çıkış verdiği için,  “teklimekân”dır -Ahunbay,Uygur Türkü)
5/Uğ-Or ( Gobi çölünün batısıdır)
6/ Ob-Ol, tundralara dönüşmüştür
 
Tarih ve dilcilerimiz Orta  Asya Türkçelerini bilmediklerinden bazı yanlışlıklar yapmaktadırlar:
·        İlteris  Han’ın aslı “İl-Etiriş han”dır. Etiriş, burada, etmekte, ileri etmek, uygarlaştırmak anlamındadır, “Halkı kalkındıran Han” anlamı çıkar
·        Alpertunga değil, Alparungu Han’dır, vb...(K.Mirşan)
·        Tonyukuk değil ,Otung-Uquq’tur.
 
 
Sayın Doğu Perinçek’in 12 Aralık 2013 tarihli makalesi sayesinde Ön-Türk Kültürü’yle ilgili bazı önemli konulara değinmiş olduk. Teşekkürler.
 
Halûk Tarcan ( CNRS-Paris)
 


Bu Yazıyı Paylaşın:


Yorumlar (0):

Yorum Ekle


Adınız Soyadınız*

E-posta Adresiniz*

(E-posta adresiniz sitede görünmez)

Yorumunuz*



(Yandaki güvenlik kodunu bu alana giriniz)
   
 


Halûk TARCAN Diğer Yazıları

09 Mart 2016 - ŞU ZENBEREK TÜRKLER!
17 Şubat 2016 - ÖN-TÜRKLER VE ÖN-FİKİRLER - 1
11 Şubat 2016 - HALÛK TARCAN YALAN SÖYLÜYOR.. MUŞ?!..
31 Ağustos 2015 - ALEVÎLERİMİZ, ÖN-ATA KÜLTÜRÜ…
10 Temmuz 2015 - AYDINLARA BAYRAM HEDİYESİ
29 Haziran 2015 - KOALİSYONCULARA
10 Haziran 2015 - TÜRKLER UÇURUMUN KENARINDAN DÖNERLER
25 Mayıs 2015 - Mezopotamya'yı Yok Etmek
20 Mayıs 2015 - 19 MAYIS: DÜNYA KÜLTÜR VE TARİHİNİN DÖNÜM NOKTASI
20 Nisan 2015 - Etyen Mahçupyan ne demiş...
11 Nisan 2015 - MİLLÎ TARİH KURUMU
06 Nisan 2015 - OSMANLICA SORUNU ÜZERİNE…
20 Mart 2015 - Bilgi paylaştıkça güzeldir
22 Ocak 2015 - SAYMALITAŞTAN…… GÖBEKLİTEPEYE
15 Ocak 2015 - ETRÜSKÇEYİ TÜRKSÜZLEŞTİRME ÇABALARI…
21 Aralık 2014 - Avrupa’da fazla kaldık, İskandinavya’ya şöyle bir göz atalım:
21 Aralık 2014 - MUHTEŞEM TÜRK DİLİ
14 Kasım 2014 - Türklük Türk'ün yurdunda bile etnik bir kimlik imiş...
26 Ekim 2014 - TÜRKLERDE “AVRUPA AŞAĞILIK DUYGUSU”NUN OLUŞMASI
15 Ekim 2014 - Şer-i uygulamaların acısını babam çekmiştir
11 Ekim 2014 - Saymalıtaş vadisindeki kayaya işlenmiş plan
01 Ekim 2014 - ÜSTTEĞMEN HAKLIDIR
24 Eylül 2014 - 16BİN YILDANBERİ GÜNÜMÜZE KADAR KESİKSİZ KONUŞULAN TÜRKÇEMİZ HAKKINDA BİR ÖNERİ
06 Eylül 2014 - ÇORUM HİTİTOLOJİ KONGRESİNDEN ESİNTİLER
29 Ağustos 2014 - ÇORUH HİTİTOLOJİ KONGRESİ
17 Ağustos 2014 - SÜMELÂ’dan BİN YIL ÖNCESİ…
30 Mayıs 2014 - KIBRIS’I TANIYALIM
23 Mayıs 2014 - PARANOİD CEHALET İLE AVRUPA AŞAĞILIK DUYGUSU
12 Mayıs 2014 - KENDİKERİNİ KATİL TORUNU İLÂN ETMEYE ÇABA GÖSTERENLER
02 Mayıs 2014 - KÜRT YÖNETİCİLERİN DİKKATLERİNE
30 Nisan 2014 - Ermeni aydınlarının özür dilemeleri bekleniyor
05 Nisan 2014 - ADINA NEVRUZ DENEN BAYRAM
13 Aralık 2013 - Sayın vatanseverler ve vatanı tanımazlar,
25 Kasım 2013 - 1071 Tuzağı!!??
18 Ekim 2013 - EVET, SİİRT’İN ADI TİLLİO OLMALIDIR!..
11 Ekim 2013 - OSMANLI’DA BİR KÜRDİSTAN EYALETİ VARDI…
05 Haziran 2013 - UÇURUMUN KENARINDAN İLERİYE DÖNÜŞ!..
19 Mayıs 2013 - ŞİMDİ İSTANBUL KANAL İLE TÜRK MİLLETİNİN ELİNDEN TRAKYA ALINACAK. YABANCILARA 49 YILLIĞINA DEVREDİLECEK...
30 Nisan 2013 - ÖN-ATALAR’dan ATATÜRK’e
20 Nisan 2013 - GEÇMİŞTE ALDATILMIŞ, GÜNÜMÜZDE ALDATAN ERMENİLER
16 Nisan 2013 - BALÇIKLA SIVANAMAYAN GÜNEŞ!...
08 Nisan 2013 - TEKERLEKSİZ ARABA!
GENEL BAŞKAN
Atatürk Resimli Hediyelikler
Günün Kitabı
Üye Paneli
E-mail
Şifre
 
   
  Yeni Üye | Şifremi Unuttum
Radyo




TRT TÜRKÜ




T
TRT NAĞME

Atatürk Siteleri

İşte Atatürk.com



Atatürk İnkilaplari.com



Önerilen Siteler
Ana Sayfa | İletişim | G.Başkanlarımız | Demokrasi Şehitleri | Tüzük | Atatürk | İlkeleri | Hakkında Söylenen | Kurduğu Kurumlar | Kurtuluş Savaşları | Kadın Kahramlar | Uğur Mumcu 24 Ocak 1993
CH